Son yaşanan Hrant Dink olayı ile birlikte geldiğimiz noktayı bundan tam 3 yıl önce görerek "yeni bir ayrışmaya doğru" başlıklı 2 yazı yazmıştım. Bu yazıda:
"Türkiye'de millici, ulusalcı ve kuva-i milliyecilerin zuhurunun en belirgin 3 sebebi olmuştur: 1-İMF ile yapılan anlaşmalar ve Kemal Derviş'in ekonominin başına getirilmesi, 2-ABD'nin küresel politikaları ve Büyük Ortadoğu Projesine hükumetin destek olması, 3-AB'ye girme uğruna verilen tavizler ve girme noktasında kaydedilen ciddi aşama.
Yaşanan bu süreç içerisinde Türkiye'de ulusal bilincin tekrar nüksetmesi gayet normal karşılanmalıdır. Biraz geriye gidip, ABD'nin Irak'ı işgalden önce Türkiye topraklarından asker geçirme talebinin Meclis'e gelmeden önceki yaşananları bir hatırlayalım.
Devamı »
Yazar: Mustafa Özdemir |  Yorum: 3 |  Okunma: 1915 |  Puan: 8,7 |  29 Ocak 2007

Batılılaşma cereyanı, neredeyse iki yüzyılı geçecek, ülkemiz ile birlikte dünyanın orasında burasında etkinliği bazen zayıflayarak, bazen de güçlenerek devam edegelmekte. Bu modern faciadan nesillere intikal eden ya da ettirilen bilim ve düşünce birikimi ne kişi olarak insanı, ne de toplumları mutlu kılmaya yetmemiş, aksine insanın umutsuzluğuna, çaresizliğine ve savunmasızlığına köklü bir temel hazırlamıştır.
Devamı »
Yazar:  |  Yorum: 2 |  Okunma: 2082 |  Puan: 8,6 |  22 Ocak 2007

Hatırlayanlar mutlaka olacaktır "Türkiye turizmle mi yoksa sanayi ile mi kalkınır" sorusunu. Bu soru benim orta ve lise yıllarımın siyasette ve okullarda en çok konuşulan konularından biriydi.
Türkiye bu tür tartışmaları 1980'li yıllarda aştı. Özel sektör bu dönemde hem hızlı bir sanayileşmeye, hem de turizm yatırımlarına yöneldi. Bugün her iki sektörde de bir noktaya gelindi.

Devamı »
Yazar: Harun Özdemir |  Yorum: 0 |  Okunma: 1838 |  Puan: Puan verilmedi |  22 Ocak 2007

Uğur Mumcu, Bahriye Üçok, Ahmet Taner Kışlalı gibi suikastların hangi amaca yönelik olduğunu az-çok tahmin edebiliyorduk. Ancak son yıllarda meydana gelen Rahip Santoro, Danıştay'a yapılan saldırı ve en son Hrant Dink'in katledilmesi konusunda aynı rahatlıkta tahmin yapmanın zorluğunu yaşadığımı belirtmek isterim. Her ne kadar birçok tahmin yapılsa da bence hiçbiri sağlıklı analiz üzerine oturmuyor.
Devamı »
Yazar: Mustafa Özdemir |  Yorum: 4 |  Okunma: 2446 |  Puan: 5 |  22 Ocak 2007

Bugünkü yazımda, MİT'in kuruluş yıldönümü münasebetiyle yapmış olduğu basın açıklamasının ne anlama geldiğini daha doğrusu kendim bu açıklamadan ne anladığımı sizlerle paylaşmak istiyorum. Yapılan basın açıklamasını herkes kendince yorumlamaya kalkıştı. Ben de bu basın açıklamasından birkaç paragrafı sizlerle paylaşmak istedim.
Devamı »
Yazar: Mustafa Özdemir |  Yorum: 0 |  Okunma: 1836 |  Puan: Puan verilmedi |  17 Ocak 2007

Kur'an'ın vaat ettiklerine sınır çizemem, siz de aynı görüşte iseniz, sorun yok demektir. Çünkü Kur'an kendisinden yararlanmak isteyenlere her zaman açık bir kitaptır. Az önce okuduğumuz bir ayeti, biraz sonra tekrar ama yeni bir dikkatle okuma zahmetine katlanabilirsek, daha önce anladıklarınızdan çok daha fazlasını yeni okuyuşumuzda anlamaya başlarız. Anlamak için okuyanlar bilir ki Kur'an, her okunduğunda okuyucusuna hiç ummadığı yeni bir vaadini hatırlatır. O nedenle yeter ki Müslüman, anlama konusunda istekli olsun.
Devamı »
Yazar: Harun Özdemir |  Yorum: 0 |  Okunma: 1888 |  Puan: Puan verilmedi |  15 Ocak 2007

İnsanlar, tarih boyunca düşünürken iki zıt düşüncenin etkisi altında kalmışlardır:
Biri, tanrının varlığını ve öldükten sonra dirilmeyi kabul eden düşüncedir.
Diğeri ise, kâinatın kendiliğinden varolduğu ve insanların öldükten sonra artık yaşamayacağı düşüncesidir.
Zaman zaman inkârcılar daha baskın hâle gelmişlerse de, medeniyetler inananların çalışmaları ile kurulmuş ve onların omuzlarında yükselmiştir.
İnkârcılık, yıkıcılığın; inanç ise, yapıcılığın kaynağı olmuştur.
Çağımızda inkârcılık, suskunlukla desteklenmiştir.

Devamı »
Yazar: Süleyman Karagülle |  Yorum: 0 |  Okunma: 2188 |  Puan: Puan verilmedi |  10 Ocak 2007

Son yüzyıl Dünya sanatı, edebiyatı ve düşüncesi, "korku"yu o kadar işledi ki, neredeyse yaşadığımız zaman ve mekanların hamurunda, mayasında "korku"dan başka bir şey olmadığına inanacağız. Bu aldanışa kapıldığımız takdirde, insanoğlunu korkak bir yaratık, daha doğrusu, korkulardan teşekkül etmiş bir ucube gibi görmeye başlarız. Hiç şüphe yok ki, bu eğilim, insanı adeta insanlıktan çıkaran, ona bütün insanî niteliklerini kaybettiren savaşlar, saldırılar, işgaller ve bunların sonucu milyonlarca insanın ölümü ile kuvvet bulmaktadır.
Devamı »
Yazar:  |  Yorum: 0 |  Okunma: 2047 |  Puan: 8,3 |  10 Ocak 2007

İç ve dış borçlarımızın toplamı 500 milyar dolara vurdu. Devletin gelir, gider ve faiz ödemeleri rakamlarını önümüze koyduğumuz zaman; toplama ve çıkarma bilen herkes bu borçların ödenmesinin imkânsız olduğunu bilir. Aslında bu durum yeni değil; yaklaşık 10 yıldır ödenmesi imkânsız rakamlarla idare edip gidiyoruz. İdare edip gidiyoruz da nasıl idare ettiğimizi matematiksel olarak izah da edemiyoruz. Elâzığ'da bir delimiz vardı ve yanından geçen herkese "gidiyorsun ama nereye gidiyorsun, gidiyorsun ama nasıl gidiyorsun" derdi. Ben de bu ekonomik rakamları önüme koyduğumda aklım firar ediyor ve dönüp çevremdekilere "Yahu Türkiye ayakta duruyor ama nasıl duruyor, niye duruyor?" söyleyesim geliyor.
Devamı »
Yazar: Mustafa Özdemir |  Yorum: 0 |  Okunma: 1928 |  Puan: 9 |  08 Ocak 2007

Osmanlı Devleti'ni kurtarma çabasındaki düşünürlerin toplum analizleri ne kadar gerçekçiydi, bugünlerde bu görüşler üzerinde düşünenler var mı, bilmiyorum. Boş vakti olanlara öneririm, bu konuları merak ederlerse, hoş vakitler geçireceklerinden eminim.

Batı'da büyüyen uluslar arası ticaret ve arkasından doğan sanayi, şaşırtıcı gelişmelere sahne olurken Osmanlı Devleti, neleri ihmal ettiğini ve aradaki farkın büyüklüğünü, ancak ağır bir yenilgiden sonra anlayabildi.

Düşünüldü, bir şeyler yapılmalı dendi, işe devletin yenilenmesinden başlandı. Tabiî ki, o günlerde devlet demek, ordu demekti, o zaman işe ordudan başlanacaktı. Öyle de yapıldı, işe ordudan başlandı.

Devamı »
Yazar: Harun Özdemir |  Yorum: 0 |  Okunma: 1912 |  Puan: Puan verilmedi |  05 Ocak 2007

İnsan madem ruh ve bedenin terkibinden oluşmaktadır, o halde bedeni ve ruhu ile birlikte özelliklerinin tespit edilerek tanınması gerekir.

İnsan dendiği zaman, yukarıdan beri anlatılmaya çalışılan çerçevede, şu sekiz özelliği tespit edilebilir.

a) Yok olabilen varlığı
b) Benzerleri olan tekliği
c) Muhtaç olan hayatı
d) Başkasının yaptığı bir bedeni
e) Eksik olan bilgileri
f) Başkasının oluşturduğu dili
g) Tercih mahiyetinde işleri ve
h) Hatalı da olsa hakkı bilmesi.

Devamı »
Yazar: Süleyman Karagülle |  Yorum: 0 |  Okunma: 2057 |  Puan: Puan verilmedi |  03 Ocak 2007

Ahmet Ertegün'ün ölümü ve vasiyeti üzerine, bir tekkenin bahçesine gömülmek istemesi son bir haftadır tekkeler ve tarikatleri gündeme taşıdı. Gündemi meşgul eden Özbek Tekkesi ile ilgili olarak çok şey söylendi; çok şey yazıldı. Ama kimse, "kul ile Allah arasındaki rabıtayı güçlendirmek maksatlı tarikatlerin" neden dünyevî işlerle bu kadar iç-dışlı olduğunu sorgulamadı; daha doğrusu bu konu üzerinde durmadı?
Devamı »
Yazar: Mustafa Özdemir |  Yorum: 3 |  Okunma: 2748 |  Puan: 4 |  25 Aralık 2006

İsrail veya Filistin denince çoğu insanın aklına taş atan çocuklar ve karşılığında İsrail'in son model silahlarla açtığı ateş gelir. Benimse 1980lerin ortasında, İsrailli 5 askerin, bir Filistinli'yi derdest edip, açık arazide taşlarla vurarak kolunu bacağını kırması ve sokak ortasında bir kovanın arkasında çocuğu ile sıkışıp kalmış bir baba ve çocuğun İsrail askerleri tarafından öldürülmesi geliyor. Bu iki sahneyi ömrüm boyu hiç unutmayacağım.
Devamı »
Yazar: Mustafa Özdemir |  Yorum: 1 |  Okunma: 1993 |  Puan: 8 |  21 Aralık 2006

1877-78 Osmanlı-Rus Savaşı'da Osmanlı Devleti ağır bir yenilgi alır. Abdülhamit, Yeşilköy'e kadar ilerleyen Ruslarla kötü koşullarda Ayestefanos Anlaşması'nı imzalamak zorunda kalır. Gelişmeleri yakından izleyen İngiltere devreye girer ve Padişaha yardım teklif eder. Rusya'yı durdurmanın karşılığında da geçici bir süre için Kıbrıs'ın yönetimini ister. Fırsat kollayan İngiltere amacına ulaşırken Osmanlı Devleti de Rusya'nın ağır baskısından kısmen kurtulur. Bu antlaşmaya göre;
Devamı »
Yazar: Harun Özdemir |  Yorum: 1 |  Okunma: 4298 |  Puan: Puan verilmedi |  14 Aralık 2006

Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin kuruluş sözleşmesi olan Lozan Antlaşması'nda "azınlık"ların, "Müslüman olmayan dini topluluklar" yani Hıristiyanlar ve Yahudiler olduğunu biliyoruz. Ama asli unsur "Türk"ün kim olduğunu bilmiyoruz. Oysa basit bir akıl yürütme ile azınlıklar İslam dışı dini topluluklar ise ve bunda da görüş ayrılığı yoksa aslî unsur kimdir, dinî midir yoksa ırkî midir? Azınlık dinî ise asli unsurun ırk olması akla ve mantığa uygun mudur?
Devamı »
Yazar: Harun Özdemir |  Yorum: 0 |  Okunma: 2074 |  Puan: Puan verilmedi |  07 Aralık 2006

17 Sayfada 242 haber kayıtlı.
«« ] [ « ]  1.  2.  3.  4.  5.  6.  7.  8.  9.  10.  11.  12.  13.  14.  15.  16.  17.  [ » ] [ »» ]