Türkiye'nin yakın tarihi incelendiğinde siyasî partiler konusunda dikkatimi çeken bir hususu sizlerle paylaşmak istiyorum. Ülkemizde muhalefeti ile iktidarı ile dizayn edilmiş bir siyasetin varlığı göze çarpıyor. Öyle ki yüzde sıfır nokta bilmem kaç alan tabela partilerinin dahi bu dizaynın içerisinde kendilerine biçilen rolü oynadığını sanıyorum. Bu düşüncemi, bir yazar olarak düşündüğümü ve algıladığımı kaleme alma sorumluluğum gereği sizlerle paylaşmak zorunda hissediyorum. Bu açıklamamın amacı, dizayn edilmiş siyasetin şeytanî bir düzen olduğunu ifade etmek için değildir. Ortada gerçek gibi duran bir olgu vardır ve oy verirken de ileride sukut-u hayale uğramamak için bazı gerçeklerin farkında olmamız gerektiğini vurgulamak istiyorum.
Devamı »
Yazar: Mustafa Özdemir |  Yorum: 4 |  Okunma: 1980 |  Puan: 9 |  04 Aralık 2006

İnsan bedeninde baş, gövde ile kol ve bacaklar ana kısımlardır. Başın üzerinde iki göz, iki kulak, iki delikli burun ve içinde 32 diş ve bir dil bulunan iki çeneli ağız yer alır. Gözlerin üst tarafında kaşlar ve üzerinde de kirpikleri olan göz kapakları vardır. Başın üst ve arka tarafları saçlarla örtülüdür. Baş, kol ve bacaklar gibi gövdeye bağlıdır. Baş, bir küre biçimindedir. Gövde kalınlığı baş çapı kadar, eni ise bunun iki katı kadar olan bir yumurta kesitli silindir şeklindedir. Gövdenin boyu üç baş yarıçapı kadardır. Baş, üstten boyun ile bağlıdır. Boynun kalınlığı baş yarıçapı kadardır. Bacaklar alttan, kollar üst yanlardan bağlıdır.
Devamı »
Yazar: Süleyman Karagülle |  Yorum: 0 |  Okunma: 2629 |  Puan: Puan verilmedi |  02 Aralık 2006

Tarih boyunca insanları iki bilge grubu aydınlatmıştır. Bunlardan biri peygamberler, diğeri de filozoflardır. Peygamberler ilahi mesaj getirmiş ve milyarlarca insan onları takip etmiştir. Filozoflar da insanın aklına hitap ederek zamanla ilmin oluşmasına katkıda bulunmuşlardır.

Muhammet'ten sonra peygamber gelmemiş, Avrupa'daki ilmi gelişmelerden sonra yeni filozoflar ortaya çıkmamıştır. Bunun sonucu insanlık çağımıza uygun bir dünya görüşünü ortaya koyamamıştır. Bugünkü teknik gelişme eski hızın devamı olup duraklama dönemine girilmiştir. "Yeni dünya"yı elbette "yeni dünya görüşü" kuracaktır. Bunu ne yeni gelecek peygamberler, ne de ilme dayanamayan felsefe yapacaktır. Bunu, çağımızın vardığı ilmi sonuçlara göre ilahi kitapların yeniden yorumlanarak anlaşılmasıyla kurulacak "yeni felsefe" başaracaktır.

Devamı »
Yazar: Süleyman Karagülle |  Yorum: 0 |  Okunma: 1983 |  Puan: Puan verilmedi |  27 Kasım 2006

Türk medyası İran'ın nükleer güce ulaşma çabasına neden sessiz? İran'ın yaklaşık otuz yıldır, merkez medyamızda nasıl ele alındığını biliyoruz. Olur olmaz her türlü aşağılık olayın ve rejimi tehdit eden her girişimin arkasındaki tek devlet İran değil midir?! Medyamızın büyük çoğunluğunun yaklaşımı böyle olmadı mı? Medyamız bu bakış açısıyla yaklaşık otuz yıldır gerçekleri(!) halkımıza gizlemeden anlatmadı mı, halkımız da okuyup aydınlanmadı mı?!
Devamı »
Yazar: Harun Özdemir |  Yorum: 0 |  Okunma: 2094 |  Puan: Puan verilmedi |  27 Kasım 2006

1- Geleceğin felsefesi şimdiki ilimlerin verilerine dayanacaktır. Bugünkü ilim kendisinin dayandığı felsefeyi tekzip etmektedir. Yeni felsefe ise bu ilme uygun olacaktır. Yani felsefe kendisinden önceki ilme dayanır, ancak ilmin sonuçları dayandığı felsefeye uymayabilir. Çünkü felsefeyi biz kuruyoruz, ilim ise bizim dışımızdaki sonuçları ortaya koyuyor.

2- Geçmiş felsefe Tanrı'yı inkar etmiyordu ama varlığını da kabul etmiyordu.
Devamı »
Yazar: Süleyman Karagülle |  Yorum: 0 |  Okunma: 1939 |  Puan: Puan verilmedi |  22 Kasım 2006

Bir bina yaptırmak isteyen önce mimara gider, ona nasıl bir yapı istediğini anlatır, mimar da onun dile getirdiği istekleriyle, dile getirmediği isteklerini bir araya getirerek mimari proje çizer. Ev yaptıracak, merdivenden ve pencereden bahsetmez, mutfağın, banyonun büyüklüğünü söylemez ama bu hususta eski yapılardan elde edilmiş deneyimleri bilen mimar bunları da değerlendirerek yapının projesini çizer.
Devamı »
Yazar: Süleyman Karagülle |  Yorum: 0 |  Okunma: 2129 |  Puan: 8,7 |  16 Kasım 2006

Sabahın ilk ışıklarını teslim aldım ufuklardan. Hayâller, gölgelerin peşisıra düştü düşecek. Tabiattaki kımıldanışları izledim biraz geceden kalma çiçekte, yeni uyanmış kuşlarda, sabah yıldızında ve insan yüzlerinde… Ruh okyanusunun sükûn vaktine ve dalgalarla kabaran haline dair anlamlar hep insan simâsındadır sanki, bu tezahürler insan oluşumuzun en muamma tarafı olsa gerek. Okudukça yeni yazılar çıkar karşımıza, çözdükçe yeniden muammalaşır… Evrende ‘yüz’den daha çok insan merakını celbedecek başka bir şey var mı acaba?
Devamı »
Yazar:  |  Yorum: 9 |  Okunma: 3038 |  Puan: 8,8 |  09 Ekim 2006

Kur'an, yeryüzünde bir tek Müslüman kalsa dahi şerefinden hiçbir şey kaybetmeyeceği gibi yeryüzünde herkes Kur'an'a inandığında da O’nun şanında bir değişiklik olmayacaktır.
Devamı »
Yazar: Mustafa Özdemir |  Yorum: 0 |  Okunma: 2846 |  Puan: Puan verilmedi |  06 Ocak 2015

İnsanların çoğu sanıyor ki, politik gündem "Bakalım bugün ne olacak!" hayreti ile yaşanıyor. Oysa politika, doğal afetler hariç, önceden düşünülmüş ve kararlaştırılmış bir gündemler serisine göre icra ediliyor.

Madem politika bu kadar statik planlar halinde çok önceden hazırlanıyor, günü geldiğinde de bir plan çerçevesinde yaşanıyor, o zaman referandumdan amaç nedir, gelişmeler nasıl bir sonuca doğru hızla akmaktadır?

Devamı »
Yazar: Harun Özdemir |  Yorum: 0 |  Okunma: 1214 |  Puan: Puan verilmedi |  12 Ağustos 2010

Fikret Aslan'dan Lig A fikstürü
Devamı »
Yazar: Editör |  Yorum: 3 |  Okunma: 1608 |  Puan: 6 |  24 Temmuz 2007

Yeni Ufuk:Kendinizi kısaca tanıtır mısınız?
Mustafa Özdemir:1968 Palu doğumluyum. İlk, ort ve lise öğrenimimi Elazığ'da ikmal ettim. Daha sonra İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ni bitirdim. Bir süre spor ürünleri ithalatı ve turizm işiyle uğraştım. Yaklaşık 15 yıldır özel avukatlık yapıyorum ve halen İstanbul'da ikamet etmekteyim. İran'ın yakın tarihi ile strateji üzerine özel bir ilgim var.
Dünyanın geldiği teknolojik noktada artık hiçbir şey gizli kalmıyor. Eskiden istihbarat çalışmaları çok farklı yöntemlerle yapılıyordu ve bilgi toplamak özel bir çaba ve maharet istiyordu. Şimdi ise çoğu şeyi hemen hemen hiçbir şeyi gizli tutmak mümkün değil ve bir yerlerde muhakkak karşınıza çıkabiliyor. Bu yüzden tüm ülke istihbarat örgütleri kendilerini yeni dünyaya göre dizayn ettiler
Devamı »
Yazar: Editör |  Yorum: 2 |  Okunma: 2770 |  Puan: Puan verilmedi |  13 Şubat 2007

"Müslümanlar neden geri kaldı" sorusuna yanıt arayanlar, bu kadar büyük bir olayı, nedense bireysel faktörlerle açıklamaya çalışıyorlar. Tarihin her döneminde yaşanan oluşma, gelişme, duraklama ve çöküş süreçleri, tekerrür eden kaçınılmaz sonlardır. Bunu bir-iki tarihi şahsiyetle açıklamak zihin tembelliğinden başka bir şey değildir. Örneğin; Gazalî bir risale yazdı, felsefeyi eleştirdi, Müslümanlar da onu zaman kaybetmeden okudular ve Gazalî'ye hak verdiler. Dolayısıyla Müslümanlar geri kaldı... gibi. Tarihe böyle yaklaşanlara göre Gazalî olmasaydı veya farklı görüşte olsaydı, her şey çok farklı olacaktı...
Devamı »
Yazar: Harun Özdemir |  Yorum: 7 |  Okunma: 4248 |  Puan: Puan verilmedi |  15 Kasım 2006

Türkiye'de yaşanan terör olaylarının arkasında sürekli dış güçlerin olduğu ifade edilir hem de en ciddi ağızlardan. Dünya siyaseti ve ülkelerin ülkeler üzerindeki talep ve beklentileri incelendiğinde bu tespitin hiç de haksız olmadığını görürüz.
Türkiye de değişik dönemlerde değişik terör şekilleriyle karşılaştı. Her bir terör hareketinin amacı farklı da olsa aynı şeye hizmet ettiler. Türkiye, kendisine dayatılan bir talebi reddettiğinde veya yeni bir açılım yapmak istediğinde, dayatılanı karşılayan direnci kırmak veya açılımın önünü tıkamak için başına terör belası musallat edilerek şantaj yapıldı. Bu yöntemin sadece ülkemiz için kullanıldığını kabul etmek hata olur. Dünyanın tüm ülkeleri, Küresel Güçlerin aksi istikametinde hareket ettiklerinde mutlaka terörle sindirilmeye çalışılıyor.

Devamı »
Yazar: Mustafa Özdemir |  Yorum: 12 |  Okunma: 7603 |  Puan: 6,2 |  15 Kasım 2006

Bütün vatandaşlara açık olacak ve yetişkinlerin internete erişimi sağlayacak olan “Kamu İnternet Erişim Merkezleri” geliyor.

Gelecek yıl başlatılması ve 9 aylık sürede bitirilmesi planlanan projenin maliyeti ise yaklaşık 66 milyon avro olacak. Kamu İnternet Erişim Merkezleri, yetişkinlerin bilgisayar kullanımı ve internet bağlantısı ihtiyaçlarını karşılayacak, yetişkinlere bilgi iletişim teknolojisi eğitimi verilebilecek ortamı sağlayacak. Yetişkinlerin e-devlet, e-eğitim, e-bankacılık, e-alışveriş gibi alanları etkin kullanım için yönlendirilmesini de imkan tanıyacak. Bir Merkez aynı anda 20 yetişkin bilgisayar ve internet bağlantısı imkanına sahip olacak. Bu çerçevede haftada yaklaşık 560 yetişkin ihtiyacına göre bilgisayar kullanabilecek.
Devamı »
Yazar: Fatih Çamcı |  Yorum: 1 |  Okunma: 5098 |  Puan: 7 |  09 Kasım 2006

ABD'nin varlığı veya yokluğu CIA için önemli değildir. CIA'nın dünyanın her yanına yayılmış kolonileri vardır; devleti yoktur. CIA bugün ABD'nin içinde odaklanmıştır yarın Çin'de veya Rusya'da da odaklanabilir.
Devamı »
Yazar: Mustafa Özdemir |  Yorum: 0 |  Okunma: 2242 |  Puan: 8,1 |  09 Kasım 2006

17 Sayfada 242 haber kayıtlı.
«« ] [ « ]  1.  2.  3.  4.  5.  6.  7.  8.  9.  10.  11.  12.  13.  14.  15.  16.  17.  [ » ] [ »» ]