Terör -1-
Kategori: Siyaset  |  Okunma: 2096  |  Puan: Henüz oy verilmedi  |  26 Ekim 2007

TERÖR -1-

 

Savaş, bir devletin diğer bir devlete karşı belirlediği stratejisine  ulaşmak için başvurduğu silahlı yıldırma taktiğidir. Savaşın mazeretinin istinad ettiği strateji, savaşın haklılığının  ölçüsüdür. Savaşın mazeretinin tanımı ise uluslararası hukuk tarafından yapılmış ve hangi şartların savaş mazeretini haklı göstereceği tahdidi olarak sıralanmıştır. Savaş, uluslararası hukukça devlet olarak tanınmış en az iki organize kuvvet arasında cereyan eder; devlet olarak kabul görmemiş organize güçlerin çatışması savaş olarak tanımlanmamıştır.

            Özellikle 2.Dünya Savaşı’ndan sonra, uluslararası organizasyonların şekillenmesi ve hukukî zemine oturması neticesi, devletlerin savaş mazeretleri hukuk normları ile sınırlanmıştır. Artık uluslararası arenada, güvenliğini tehlikede gören veya birbaşka devletin mağduriyetinden menfaat uman devletler istedikleri gibi savaş ilan edemeyeceklerdir. Kendisi dışındaki devletler üzerinde hesabı olanlar bundan böyle uluslararası hukuk engeline takılmamanın hesaplarını yapıp; kendilerine savaş dışında yeni bir taktik üretmek zorunda kalmışlardır. Bu taktiğin adı terör’dür. Bu sebeple terör kavramı, ulaslararası bir kavram olarak incelenmelidir.

            Türkiye’de 12 Eylül 1980’den önceki silahlı hareketlerin tamamı anarşi olarak kavramlaştırılmış idi. Anarşi, felsefi altyapısı olan bir kavram olup; kendi yaşam tarzını engel tanımaksızın yaşamaya çalışma ve tabiatıyla kurulu düzene karşı direnmedir. Anarşizm de, kamusal alan özgürlüklerin önündeki en büyük engel olup; hayatın tüm alanlarını kendi inanç ve düşüncelerine göre tanzim etmek temel gayedir. Bir anarşist için “öteki” diye bir kavram kabul edilemez; “öteki”, kendi özgürlüğünü engelleyen bir güç olarak algılanır ve yok edilmesi gerekir. Anarşi’nin stratejisi ne olursa olsun, nihayi netice kargaşadır. Anarşizm, hayatı algılama biçimi olup, önce neş’et ettiği devleti daha sonra tüm insanlığı felakete sürükler. Bu sebeple, anarşizme karşı tüm ülkelerin ortak tavır alması gerekir. Bir savaş taktiği olan terörün arkasında, onu besleyen devlet veya devletler olduğundan dolayı, asla ve asla teröre karşı hiçbir zaman ortak tavır almak mümkün olmayacaktır. Her devletin kendine göre terörü tanımlaması farklı olacağından dolayı, bu konuda consensus sağlama çabaları da abesle iştigaldir.

            12 Eylül’den sonra ülkemizde başlayan PKK hareketine 10 yıl boyunca “şaki” tanımlaması yapılmıştır. Türkiye tarafından, PKK’nın hiçbir siyasi hedefi olmadığını vurgulamak için seçilen bu kavram, zamanla terör olarak ifade edilmeye başlanmıştır. Aslında uluslararası bir kaynağı olan bu hareketin adı terör olmasına rağmen, Türkiye Devleti bir taktik olarak mevcut silahlı hareketi şakilik olarak ifade etmiştir. Çünkü bu silahlı hareketi terör olarak tanımlar ise ileride uluslararası odakların siyasî baskısına maruz kalacağını bilmekte idi. Ancak gelinen noktada, bu hareketi terör olarak tanımlamak zorunda kaldığını inkâr edemeyiz. Çünkü, her terör hareketinin ardında, savaşla elde edilmek istenen strateji yatar. Türkiye üzerinde hedefleri olan devlet veya devletler, uluslararası hukuk engelini terör ile aşmak üzere ülke içindeki yarayı kaşıyarak; kendilerine meşru bir alan açmak niyetindedirler.

            Türkiye gerçeğinden hareketle, izaha çalıştığım benzer kavramları ifade ettikten sonra terörün tanımını yapmak artık daha kolaylaşmıştır. Terör, ulusların maşalarla yürüttüğü savaştır; savaşın amacına yönelik taktiktir. Savaşın mazereti var ise terörün de mazereti vardır. Çatışma şekli açısından savaştan tek farkı, fethe yönelmemiş ve cephesi olmayan bir çatışma türü olmasıdır.

 

                                                               Av.Mustafa Özdemir


Bu Yazıyı Oylayın: 

Yorumlar
egul34 [ 30 Ekim 2007 23:11:05 ]
Değerli kardeşim
Güzel yazının altındaki yorumada gözüm takılınca yaşadığım tatsızlığı anlatıyorum. BÖÖÖ??.

egul34 [ 30 Ekim 2007 23:04:56 ]
Sn. Özdemir''e
Res''en emekli (1985) eski J. şapkalısı (78/55) olarak strateji, taktik, savaş, terör konularında uluslararası hukuğun nasıl işlediğini veya işletildiğini kavradığımı söyleyemeyeceğim (devlet yönetimi içindeki sorumlu kadrolardan olamayışıma yoruyorum).
Hınzır bir bilgelikle ve bilinçle yazılmış harika yazınızı okuyunca; ulus devletlerin düşmansız veya hedefsiz yapamayacağını kabullendiğimden, Abdullah Öcalan''ın İmralı misafirhanesindeki ilk günlerinde yaşadığım (türk halkınında yaşadığı) eyvah şimdi ne olacak en büyük ''hain'' de yakalandı sersemleme ve denge bozulmasını bir kez daha anımsadım. Tebrikler kardeşim. [L&a#093; [:)&a#093;

Fikret ASLAN [ 30 Ekim 2007 07:52:24 ]
1980 öncesi halk hareketlerine özgürlük hareketi diyenler ve bu hareketlerin liderliğini yapan Yılmaz GÜNEY, Deniz GEZMİŞ, Mahir ÇAYAN ve daha bir çok lider tayfasının şimdiki borazanlığını yapıp, her yıl bu şahıslar için anma törenleri düzenleyenlere şunu hatırlatmak isterim:
        Bir kere bu şahısların hepsi Kürt Milliyetçiliği adı altında Ermeni Asala örgütünün tetikçiliğini yapmışlardır ve bu şahısların ne mal olduğunu anlamak istiyorsanız terörist örgüt PKK''ya yakın olan ve bu örgütün resmi sözcülüğünü yapan internet sitelerine bakmak gerekir.
Bu şerefsiz sitelerin içinde Apo İt''inin resimleri çoğunluktadır ama bunun yanında Yılmaz Güneyin ve Deniz Gezmişin resimleride bulunmaktadır ve bu siteler Lider olarak bu şahısları göklere çıkartmaktadırlar.
          Yani basının Kahraman olarak lanse etmek istediği şahısları iyi analiz etmek lazım.
          Bir de gariban askerlerimizi Teröristi yok etmek için Iraklara göndermeye gerek yoktur, asıl teröristler İstanbulun göbeğinde Apo İt''inin resimleri ile eylem yapanlardır, içimizdekileri yok ettikmiki Iraklara gidiyoruz.

Diğer Sayfalar: 1. 

Yorum Yazın
İsim:


E-Posta:


Mesaj:
       
       
       
       
Kalın | İtalik
Altçizgili | Link