Yakın Tarihimizde İktidar Oyunları -4-
Kategori: Siyaset  |  Okunma: 2367  |  Puan: Henüz oy verilmedi  |  15 Kasım 2007
 
 
YAKIN TARİHİMİZDE İKTİDAR OYUNLARI -4-
 
Sabetaycılar romantik rüyalarından uyanmıştır. II. Dünya Savaşını ABD ve Musevi Lobisinin kazanacağını anlamışlardır. Dünyaya uyum sağlanacaktır ve ülkede roller yeniden dağıtılacaktır. Türkiye’yi yöneten dar kadro, yeni döneme telaşlı girer; çünkü yanlış ata oynanmıştır ve Hitler hayranı oldukları gün gibi açıktır.

 

Dünyada yeni bir düzen kurulmaktadır. Türkiye’ye de demokrasi yolu görünmüştür. İlk deneme 1946’da yapılır. Statüko demokrasiden önce “kazanmayı” öğrenmiştir, seçim yapılır, sonuç değişmez. Fakat halkın tepkisi artmaktadır. Yasal dayanağı olmayan bir hürriyet yaşanır. Basına anormal bir özgürlük verilir, bunun da yasal dayanağı yoktur. Milli Şef bu özgürlüğü çoğunlukla Mustafa Kemal aleyhine kullandırır. Çok geçmez, Milli Şef de payına düşeni alır.

 

İrtica azıtmıştır! Fakat gören yoktur. İnönü, ünlü medreseli ve ilahiyat profesörü Şemseddin Günaltay’ı Başbakan yapar. Cumhuriyet, tarihinin en özgür 1,5 yılını yaşar. İmam Hatip Okulları ve İlahiyat Fakültesi, “halkın ilgisi” gerekçe gösterilerek tekrar faal hale getirilir. Yetmez!

 

Demokrasinin geldiğini ispatlamak ve halkın isteklerinin olacağını kanıtlamak için başka adımlar da atılır. Hatta, Atatürk inkılaplarında bile iptallere gidilir: Örneğin, İnkılap kanunu ile kapatılan “türbeler”, 1949 yılında çıkarılan bir kanunda “halkın talepleri” gerekçe gösterilerek Milli Eğitim Bakanlığının yetkisi ve izni dahilinde açılmaya başlanır.

 

Eh, artık demokrasi gelmiştir. Bu dönemde gazete ve dergilerde yazılanlar yenilir yutulur cinsten değildir. Birçok kişi hatıralarını 1943’ten sonra yazar ve çoğu da 1948-1950 arasında bir bir yayımlar.

 

Koşullar değişmiştir, ideolojik sessizlik de bitecektir: 

 

-1943’e kadar ihmal edilen İslamcılar, Almanya’nın SSCB’ye yenilmesinden sonra aranır sorulur olurlar.. Önce Sırat-ı Müstakim, sonra Büyük Doğu, daha sonra da başka dergiler yayına başlar.. Yahudilerin tehlikeli ve baş düşman oldukları yönündeki yayınlar artık İslamcı yayın organlarının konusudur. Sabetaycı basın ise Yahudilere verilen zararların geri ödenmesini yazmaktadır!.. Çünkü; yanlış ata oynanmıştır. “Gelecekte neler yapılmalıdır”, sorusu yoğun bir şekilde tartışılır. Yahudi düşmanlığı, İslamcılara ihale edilir. Böylece İslamcılık, üstlendiği görev gereği sisteme uçlarda tutunur.

 

-Musevi Lobisi savaşı kazanacağına göre, olası İsrail Devleti kurulacaktır. Batı’nın bölgede ikinci bir karakolunun oluşması, Sabetaycıları dünya sisteminde ikinci plana itecektir. O zaman İsrail düşmanlığı yapılmalıdır. Kendileri tarafından resmen yapılamayacağına göre bu da İslamcılara havale edilir.

 

-Ziya Paşa, Namık Kemal ve Ali Suavi’den beri İslamcılar laiklik, demokrasi, liberalizm, insan hakları, hukuk devleti, parlamenter sistem, eşitlik, adalet, hürriyet, kadın hakları… gibi Batı’nın yükselen değerlerini tartışmış ve İslam kaynaklarına göre kabul edilebilecek değerler olduğunu yazılı ve sözlü olarak dile getirmişlerdir. İslamcılar Yahudi, Mason ve İsrail Devleti düşmanlığı koşulu ile sistemin ucuna konuşlandırılırken, ileride güçlenip sistemin “merkezine” yerleşmesinler diye de “laiklik, demokrasi, liberalizm, insan hakları, hukuk devleti, parlamenter sistem, eşitlik, adalet, hürriyet, kadın hakları…” kavramlarına cahil önderlerin yazı ve konuşmaları ile muhalif hale getirilmişlerdir. Veya Batının yükselen kavramlara muhalefet edenler popüler yapılmışlardır.  

 

-Osmanlı’da yetişmiş, oldukça bilgili ve birikimli İslamcılar, yaşlılık yıllarında bu tür yönlendirmeye kapılmamışlar. Ama sistem, hiç de ehil olmayan kimi aktörleri üretmekte geç kalmamıştır. Kervan yürütülmüştür. 

 

***

 

Yeni dönemde Türkiye’nin dış politikası da değişir. Çünkü savaşın galipleri bunu istemektedir. Çok geçmez, 1947’de İsrail Devleti kurulur. Sabetaycılar, Türkiye’nin “Yeni Dünya Düzeni” içindeki yeni konumuna uygun bir Türkiye dizaynı yapmakta gecikmezler. Türkiye savaşın son günlerinde, “Savaş bitti!” dendiği günlerde, Almanya’ya savaş açar, ABD ile Eğitim ve Marshall Yardımı anlaşmaları yapar, İsrail Devleti’ni tanır, askerî yardımlar kabul edilir, NATO’ya başvurma… gibi ABD’nin ön koşulları 1945-1950 arası yapılır. 1950’ye gelindiğinde İslamcılar sistemin varoşlarına konuşlandırılmışlardır. Halk ise köyde sıkılmaya başlamıştır.

 

***

 

Komünizm Mustafa Kemal döneminde de zaman zaman gündeme gelir. İlk komünistlerin çoğu Sabetaycı, bir kısmı da yakın tarihlerde hidayete ermiş ailelerin çocukları ve torunlarıdır. Osmanlı Devleti’ne sığınan Yahudi kökenli Orta Avrupalılar, hidayete erer Müslüman olurlar ve hızla üst düzey görevlere getirilirler. Onların torunları ise Cumhuriyet’in ilk çeyreğinde İslam’a ve rejime muhalif solcu ve komünist olurlar. Böylece İslamiyet’ten arındırılmış “İslamsız Türkçülük”ten “İslamsız Batıcılık” yani “solculuk” akımı filiz verir.

 

Savaş sonrasında yeni gelişmeler devam eder.. Sabetaycı kadro dardır, her gelişmeye aktör yetiştiremez. Dolayısı ile Anadolu’dan İstanbul’a gelenler arasından sola adam devşirilir. Cefayı da adam akıllı bunlar çeker. Böylece İslam’dan arındırılmış batılılaşma, sol kimlik içerisinde “modernleşme”ye başlar.

                                                    Harun Özdemir


Bu Yazıyı Oylayın: 

Yorumlar
Fikret ASLAN [ 15 Kasım 2007 05:07:01 ]
Modernleşmenin ve çağdaşlığın yolu Solculuktan geçer gibi saçma sapan bir düşüncenin asıl sorumlularının Muhafazakarlar olduğunu düşünüyorum ve modernleşmeye-çaşdaşlığa uzak duran Muhafakar liderlerin (SÜLOŞ ve MESUT) bunu bilerek ve planlayarak yaptıklarını düşünüyorum... Hele İmam Hatiplerin açılması Müslümanlara yapılan en büyük kötülüktür ve bu kötülüğün sonuçlarını yıllar geçtikten sonra anladık çünkü oradan mezun olanlar fişleniyor ve hiç bir devlet kademesinde yöneticilik verilmiyordu.
Ancak bunu anlayan halkımız bu haksızlığa 22 temmuzda son vererek gerekli düzenlemeyi yapmıştır.
Harun Hocam bize ışık olan yazılarını okuyunca hafızamız açılıyor ve bizde bir şeyler karalıyoruz, Allah seni başımızdan eksik etmesin.

Diğer Sayfalar: 1. 

Yorum Yazın
İsim:


E-Posta:


Mesaj:
       
       
       
       
Kalın | İtalik
Altçizgili | Link