Papatya
Kategori: Kültür-Sanat  |  Okunma: 5194  |  Puan: 9  |  03 Mart 2008
 
 
PAPATYA

            Kelimeler eksik kalır seni anlatmaya, bu yüzden susarım papatya. Suskunluk bir paslı hançer, topraktan çekilip yüreğe saplanan.

            İlk çiçeğim sendin; aslında herkesindin. Toprağa eğilebilen herkesin. Kimi sevdalının elinde sevgi sorularıyla sarın beyazdan ayrılır. Gerçekte toprağa düşen ve toprağa hayat veren beyazındı papatya; bir nefes gibi toprağı kutsayan. Yanıbaşında açan gelincik çiçekleri tırnaklarındı her gece uykumu yırtan. Ulaşılabilecek her yerde sen vardın toprağın olduğu her yerde; Elazığ’da, İstanbul’da, kimi zaman altı yaşındaki bir kız çocuğunun saçlarında. Farkında değildin belki ama saçlarını sarartan papatyaydı çocuk.

            Sana sahip olmak imkânsız. Seni yok etmek için dünyanın üstüne beton dökmeli. Bu kez içimde açarsın sen papatya. Geldik ve dönüyoruz; yolculuk boyu papatya kokusu. Belki de papatya için Tanrı bizi yarattı. Belki de adalet, dürüstlük, cömertlik, cennet sensin papatya. Azın değerli olduğu kanununu yırtıp atan sensin; toprağın olduğu her yerde, toprağa eğilebilen herkesinsin; elmas seni kıskanır. Kimi zaman 6 yaşında bir kız çocuğunun yüreğine düşer tohumun kimi zaman 80 yaşındaki dedemin elinde demet olursun. Beyazın dedemin yüzüne nur katar. Senle buluşmak seni aramak için, kokunu hissetmek için eğilirim toprağa. Altından ırmaklar akan cennetin çiçeği de sen olmalısın.

            Aşk da sensin söz de sensin. Senin olduğun yerde kelimeye ne ihtiyaç. Sevgiliye seni uzatmak yetmez mi. Belki de toprak yağmurla senin için buluşur.

            Toprağı cansız bırakarak gitmek sana yakışır mı; hançer yürekte kalsın sen gitme papatya. Gidersen kıyamet kopacak. Bırak da Tanrı dürsün güneşi, yıldızları Tanrı söndürsün; Tanrı’nın emrini beklesin İsrafil.

            Hangi çocuğun yaptığı resimdeki güneşe baksam seni çağrıştırır. Zaten resim yapmaya başladığım çağlarda ilk kez aşık olmuştum. Papatya, bir güneş resmi çizdir çocuğa; sana benziyorsa, yüreğinde hançerini taşıyordur mutlaka. Artık ölünceye kadar her çizdiği resimde senin değişik şekillerin doğar. Bir kere toprağa eğilmeye görsün insan sana ulaşmak için; tutulur dili, silinir hafızadan kelimeler her şey sarı ve beyaza döner.

            Kokun kızıma kadar sinmiş; gitmenin anlamı yok bu yüzden. Kokunu ve yürekteki hançeri de alıp gidebiliyorsan durma. Seni poetik tevillerin kıskacına alamayan şairler çatlasın. Sen zaten şiir, sen meveddetin ta kendisisin. Aslında ne erkek ne de dişisin. Toprağa can, kesilmeyen umut,  Tanrı’nın emrettiği güzel işsin. Seninle meşgul olmayan kalplerin sürgüsü ardından kilitli. Ancak sen açabilirsin.

 

                                                                                  Av.Mustafa Özdemir

 


Bu Yazıyı Oylayın: 

Yorumlar
aslı [ 21 Mayıs 2008 10:20:02 ]
Sizden üstün analitik zekanızın ürünü siyasi yazılar değil, üstün duygusal zekanızın ürünü bu tür sembolik anlatımlı aşk yazıları bekliyoruz. Saygıyla, hoş ça.....

Bahar [ 11 Mayıs 2008 13:30:36 ]
Gerçekten mustafa bey, yazı ne oldu. Bir kez okuma hakkımız olduğunu bilseydik yazınızı kaydederdik. mümkünse tekrar girermisiniz?

Kemal [ 11 Mayıs 2008 13:26:42 ]
Editör, neden yazıyı kaldırdın?????

kardelen [ 05 Mayıs 2008 06:15:36 ]
ah mustafacım ben papatyalara bayılırım beni kalbimin en derininden vurdun bütün bunları kalbinden mi yazdın yüreğine sağlık canım...
ya mustafa saçmalamaz mısın lütfen artık böle sevgiler kalmadı papatyayı aşka benzeten aşkı papatyanın beyazı ve sarısı ile yaşayan herşey yalan olmuş sen biraz hayal alemindesin gibi geldi bana ne dersin???yoksa sen bu paptya aleminde oldugun içinmi sevgini papatya olarak anlatmaya çalıştın
ama eğer gerçekten böyle duygularla aşkı yaşıyorsan taktire değersin...
bakma sen bana devamı gelsin

turgay celik [ 10 Nisan 2008 12:43:25 ]
Mustafanın derinliğine inmek oldukça zor. Keşke dünyada herşey papatyanın beyazı ve sarısı kadar iç içe olsaydı. Latin atasözü gibi'Vidi cor meum'... Mustafaya her zaman olduğu gibi şapkamı çıkarıyorum...

gülhan ispirgil [ 10 Nisan 2008 07:00:08 ]
mustafa'cıgım her zaman oldugu gibi bu yazınıda okuyunca seninle gurur duydum.bir insan duygularını ve papatyaları ancak bu kadar güzel ifade edebilirdi. umarım senin papatyaların hıc solmaz.







muhammet çakmak [ 10 Nisan 2008 05:11:52 ]
Tanrının susuz yolcular için açmış olduğu kuyuları
ifritler gözlerimin içine baka baka taşlarla dolduruyorlardı

ozan kendir [ 01 Nisan 2008 15:50:51 ]
papatya güzel biii çiçek ama kıymetini anlayana değer vermesini bilene... güzel çiçek papatya soldumu açmaz biii daha anlamak lazım tanımak lazım işte o zaman tekrar yeşerir.
Zor bi daha bii papatya kadar güzel birini bulmak ama avuçlarımdan kaydı gitti tutamadım başaramadım korkum sevgimden büyük geldi.Benim papatyam açılmamak üzere soldu.

feryal [ 26 Mart 2008 18:17:59 ]
Böyle bir duyguya ancak yürek tusunamisi denir. O ana hangi kaburga dayanır! Gerçek aşk ancak bu kadar ifade edilebilir. Ne böyle bir aşk ne de böyle bir aşkı anlayabilen kaldı mı ki?

Büşra Özdemir [ 21 Mart 2008 12:52:52 ]
Tekrar tekrar okumaktan zevk aldığım harika bir eser olmuş. Siyaset yorumunda olduğu kadar ''''Edebiyat Parçalamak'''' konusunda da ne kadar başarılı olduğunuzu bariz bir şekilde ortaya koymuşsunuz [:D&a#093;
İçtenlikle tebrik eder, yazılarınızın devamını dilerim.

Diğer Sayfalar: 1.  2.  [ » ] [ »» ]

Yorum Yazın
İsim:


E-Posta:


Mesaj:
       
       
       
       
Kalın | İtalik
Altçizgili | Link