Papatya
Kategori: Kültür-Sanat  |  Okunma: 7028  |  Puan: 9  |  03 Mart 2008
 
 
PAPATYA

            Kelimeler eksik kalır seni anlatmaya, bu yüzden susarım papatya. Suskunluk bir paslı hançer, topraktan çekilip yüreğe saplanan.

            İlk çiçeğim sendin; aslında herkesindin. Toprağa eğilebilen herkesin. Kimi sevdalının elinde sevgi sorularıyla sarın beyazdan ayrılır. Gerçekte toprağa düşen ve toprağa hayat veren beyazındı papatya; bir nefes gibi toprağı kutsayan. Yanıbaşında açan gelincik çiçekleri tırnaklarındı her gece uykumu yırtan. Ulaşılabilecek her yerde sen vardın toprağın olduğu her yerde; Elazığ’da, İstanbul’da, kimi zaman altı yaşındaki bir kız çocuğunun saçlarında. Farkında değildin belki ama saçlarını sarartan papatyaydı çocuk.

            Sana sahip olmak imkânsız. Seni yok etmek için dünyanın üstüne beton dökmeli. Bu kez içimde açarsın sen papatya. Geldik ve dönüyoruz; yolculuk boyu papatya kokusu. Belki de papatya için Tanrı bizi yarattı. Belki de adalet, dürüstlük, cömertlik, cennet sensin papatya. Azın değerli olduğu kanununu yırtıp atan sensin; toprağın olduğu her yerde, toprağa eğilebilen herkesinsin; elmas seni kıskanır. Kimi zaman 6 yaşında bir kız çocuğunun yüreğine düşer tohumun kimi zaman 80 yaşındaki dedemin elinde demet olursun. Beyazın dedemin yüzüne nur katar. Senle buluşmak seni aramak için, kokunu hissetmek için eğilirim toprağa. Altından ırmaklar akan cennetin çiçeği de sen olmalısın.

            Aşk da sensin söz de sensin. Senin olduğun yerde kelimeye ne ihtiyaç. Sevgiliye seni uzatmak yetmez mi. Belki de toprak yağmurla senin için buluşur.

            Toprağı cansız bırakarak gitmek sana yakışır mı; hançer yürekte kalsın sen gitme papatya. Gidersen kıyamet kopacak. Bırak da Tanrı dürsün güneşi, yıldızları Tanrı söndürsün; Tanrı’nın emrini beklesin İsrafil.

            Hangi çocuğun yaptığı resimdeki güneşe baksam seni çağrıştırır. Zaten resim yapmaya başladığım çağlarda ilk kez aşık olmuştum. Papatya, bir güneş resmi çizdir çocuğa; sana benziyorsa, yüreğinde hançerini taşıyordur mutlaka. Artık ölünceye kadar her çizdiği resimde senin değişik şekillerin doğar. Bir kere toprağa eğilmeye görsün insan sana ulaşmak için; tutulur dili, silinir hafızadan kelimeler her şey sarı ve beyaza döner.

            Kokun kızıma kadar sinmiş; gitmenin anlamı yok bu yüzden. Kokunu ve yürekteki hançeri de alıp gidebiliyorsan durma. Seni poetik tevillerin kıskacına alamayan şairler çatlasın. Sen zaten şiir, sen meveddetin ta kendisisin. Aslında ne erkek ne de dişisin. Toprağa can, kesilmeyen umut,  Tanrı’nın emrettiği güzel işsin. Seninle meşgul olmayan kalplerin sürgüsü ardından kilitli. Ancak sen açabilirsin.

 

                                                                                  Av.Mustafa Özdemir

 


Bu Yazıyı Oylayın: 

Yorumlar
Sude Nur Haylazca [ 14 Mart 2008 19:38:34 ]


iyi de papatyalarda artik eski papatya degil

civisi cikmis dünyanin

papatyalar bile kurtaramaz bizi:)

yoksa sen bilmiyor muydun sevgili Mustafa


sevgiyle

dostlukla

sicacik kal papatya:)

sudece;)

cemil vefagil [ 13 Mart 2008 10:58:14 ]
yaprakları birer birer kopar bakalım, boşanmış mı gelecek bağlanmış mı?..
bizi bizden alıp teraziye koyma. kategorize etme. (((seviyk, seviiiyyyk da...]]]

gölge [ 07 Mart 2008 11:37:06 ]
Yüreğinize sağlık [=D>&a#093;

Fikret ASLAN [ 03 Mart 2008 04:14:07 ]
Üstadım bizleri sosyal içerikli siyaset arenasının derin mevzulu yazılarınla şad''ederken şimdide Edebi mevzularlamı boğuşturacaksın, yazık değilmi bize...

Diğer Sayfalar: «« ] [ « ]  1.  2. 

Yorum Yazın
İsim:


E-Posta:


Mesaj:
       
       
       
       
Kalın | İtalik
Altçizgili | Link