Bir Koz Olarak Terör
Kategori: Güncel  |  Okunma: 8096  |  Puan: 6,2  |  15 Kasım 2006

        Türkiye'de yaşanan terör olaylarının arkasında sürekli dış güçlerin olduğu ifade edilir hem de en ciddi ağızlardan. Dünya siyaseti ve ülkelerin ülkeler üzerindeki talep ve beklentileri incelendiğinde bu tespitin hiç de haksız olmadığını görürüz.

        Türkiye de değişik dönemlerde değişik terör şekilleriyle karşılaştı. Her bir terör hareketinin amacı farklı da olsa aynı şeye hizmet ettiler. Türkiye, kendisine dayatılan bir talebi reddettiğinde veya yeni bir açılım yapmak istediğinde, dayatılanı karşılayan direnci kırmak veya açılımın önünü tıkamak için başına terör belası musallat edilerek şantaj yapıldı. Bu yöntemin sadece ülkemiz için kullanıldığını kabul etmek hata olur. Dünyanın tüm ülkeleri, Küresel Güçlerin aksi istikametinde hareket ettiklerinde mutlaka terörle sindirilmeye çalışılıyor.

        Savaş hukukî bir kavramdır; hareket alanı ve sınırları belirlidir. Savaşın mazereti ve hukukîliği alenidir. Şartları ve sebepleri ortaya çıktığında savaş meşrudur. Bir ülke ile aranda problem var ise ve savaş için makul, hukukî şartlar oluşmamış ise mücadele için tek yol kalıyor:Terör. Öyle ki, teröre başvurmak ambargoya başvurmaktan daha öncelik kazandı günümüzde. Diplomatik anlamda isteklerini bir ülkeye izah edersin ama karşılığında olumsuz cevap alınca tek bir yol kalıyor o da terör. 20.YY’de başlayıp, 21.YY’a sarkan bu gizli savaş yöntemi sadece ülkemizin değil tüm ülkelerin başının belası durumunda. Bu belaya sürekli Türkiye’nin muhatap olduğunu sanmak uluslar arası siyaseti anlamamak demektir. Terör sorununu çözememenin altında yatan en büyük neden de muhatap olunan terörün sebebini anlamamaktır. Terörün neden başımıza bela edildiğini anlamadığımız zaman sorunu çözme şansımız da zayıflıyor ve zaman alıyor.

        Fransa, ABD’nin-Küresel Güçlerin- Irak’ı işgaline vize vermedi ve uluslar arası platformlarda en çok karşı duran ve karşıtlığı ciddiye alınan ülkeydi. Fransa’nın bu duruşu İslam Dünyası’nın dikkatinden kaçmadı ve Fransa’ya karşı sempati ile karşılık buldu. Fransa da bu sempati ortamından faydalanarak, BOP sınırları içerisinde kendi stratejisi doğrultusunda çalışmalara başladı. ABD ve dolayısıyla küresel güçler Fransa’nın bu direncini kırmak için ve BOP sınırları içerisindeki sempatiyi sekteye uğratmak maksadıyla terör kozuna müracaat ettiler. Fransa topraklarında bir kıvılcım çaktılar önce ardından maşaları Fransa İç İşleri Bakanı Nicola Sarkozi tarafından bu kıvılcımın üzerine benzin döküldü. Bir anda Fransa ateşler içinde kaldı ve çoğu Müslüman sokaklara dökülerek üç hafta içerisinde 10.000 otomobili ateşe verdiler. Fransa bir anda neye uğradığını şaşırdı. Fransa, ABD ile uluslar arası arenada nüfuz mücadelesine girişmesinin bedelini kendi topraklarında göğüslemek zorunda kalmıştı artık. Fransa’daki bu göçmen ayaklanması ve İç İşleri Bakanı Nicola Sarkozi’nin sert açıklamaları neticesi Fransa, BOP topraklarındaki tüm sempatisini bir anda kaybetti.

        Hala ve ısrarla Fransa Küresel Güçlere direnmeye devam ederse, Fransa Hükumetindeki Küresel Güçlerin maşalarının da tahriki ile Fransa bir gecede kan gölüne dönebilir. Terör işte böyle bir şey. 1950’den beri ülkemizden eksik olmayan değişik terör olaylarının arkasında da Küresel Güçler ve onların ülke içerisindeki maşaları yer almaktadır. Onlar bir kıvılcım çakar; hainler de bu kıvılcımın üzerine benzin döker.

                                               Av.Mustafa Özdemir


Bu Yazıyı Oylayın: 

Yorumlar
tuncay tunç [ 15 Kasım 2006 10:15:06 ]
selam sevgili arkadaşım inşallah hatırlarsın D şubesinden 2440:))))) seni bayağı konuştuk ahmetle inşalllah görüşmekte nasip olur sevgi ve saygılarımla başarılar

ahmet eker [ 15 Kasım 2006 10:12:50 ]
selam dostum senin sayfanı inceledim allah emeklerini boşa vermesin seni seviyorum

Diğer Sayfalar: «« ] [ « ]  1.  2. 

Yorum Yazın
İsim:


E-Posta:


Mesaj:
       
       
       
       
Kalın | İtalik
Altçizgili | Link