Yalnız Yürüyen Adam
Kategori: Siyaset  |  Okunma: 3229  |  Puan: 8  |  20 Şubat 2009

YALNIZ YÜRÜYEN ADAM

 

 

            Recep Tayyip Erdoğan tek başına AKP’dir, tek başına Hükumettir, tek başına miting meydanlarını dolduran liderdir. Edirne’nin herhangi bir belde belediyesini, Artvin’in herhangi bir ilçe belediyesini, Muğla’nın, Hakkari’nin belediye başkanlığını kazanan tek başına Recep Tayyip Erdoğan’dır gerçekte. “Kardeşim”, “yol arkadaşım”, “dava arkadaşım” dediği kişilerin hiçbiri ne kardeş, ne yol ne de dava arkadaşıdır Erdoğan’ın. Hiçbir özelliği olmayan, sıradan ve hatta vasat altı bu kişilere kardeşim, yol ve dava arkadaşım diyerek rütbe ve asalet katmaktadır; lütufta bulunmaktadır ve hatta şefaat etmektedir.

            Başabakan Recep Tayyip Erdoğan’dan bahsediyorum. 1994 yerel seçimleri öncesi tanıdı tüm Türkiye onu. Millî Görüş hareketinin hemen her kademesinde görev alarak, didinerek, mücadele ederek, hakkı yenildiğinde de küsmeden daha bir azimle çalışarak 1994 yerel seçimlerine kadar meşakkatli ve çileli bir yolculuktan sonra İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı gösterildi. Aday adaylığı sürecinde de, aday gösterilme konusunda o kadar hakkı yenilemez duruma gelmişti ki Genel Başkanı Erbakan da kerhen aday göstermek zorunda kalmıştı. 12 Eylül öncesi gençlik teşkilatlarında başlayan çalışması İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na kadar gelip dayanmıştı.

            Refah Partisi’nden aday olduğu dönemde, tüm gözler ve partisinin üst kademesi Ankara Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Melih Gökçek üzerinde yoğunlaşmıştı. Tayyip Erdoğan ise İstanbul’da yalnız başına büyük mücadele veriyor, tüm büyük gazete ve televizyonlarla çatışa çatışa, vuruşa vuruşa halkın dikkatini kendi üzerinde odaklıyordu. Zaten partisinin İstanbul teşkilatı demek Tayyip Erdoğan demekti. Seçim çalışmalarında yanında gezenleriyle, ideolojik olmayan ama sert üslubuyla, ağzında lafı eveleyip gevelemeyen tavrıyla partisinin diğer adaylarından da oldukça farklıydı. Partisi Türkiye’nin her yerinde oyunu arttırıyordu ama bu artışta tüm pay parti lideri Erbakan’a aitti. İstanbul için aynı şeyi söylemek imkânsızdı. İstanbul’da da Refah Partisi’nin oyu artmıştı ama Recep Tayyip Erdoğan’ın kişisel popülaritesi, teşkilatçılığı ve oy oranı partisinin en az    8-10 puan üzerindeydi. Yani Recep Tayyip Erdoğan ne partisinin ne de liderinin sırtına binip de yan gelip yatmadı; kendi ağırlığını partisine bir değer olarak katarak yürüdü. Büyük bir liderlik tevazusu göstererek “Beraber yürüdük bu yollarda, beraber ıslandık yağan yağmurda” söylese de aslında çoğu zaman yalnız yürüdü pusu atılmış yollarda, yağmurda ve mapus damlarında. Tüm büyük liderler gibi yalnız yürüdü Recep Tayyip Erdoğan.

            Ülkemizin %80’i mutlaka onda sevecek bir şeyler bulmuştu zaman zaman. Yürüyüşü ile bıçkın mahalle delikanlılarının, gecekondularda iftar sofralarına oturması ile varoşların, ülkede hiç dokunulmamış kişilere dokunarak liberallerin ve demokratların; siyasî rakibi Mehmet Ağar’ın kızının tabutuna dolu gözlerle omuz vermesi ile ortak payda arzulayanların, ABD Başkanı Bush’un karşısında ayak ayak üstüne atmasıyla dış politikada onur arayanların, Perez’i tüm dünyanın gözü önünde azarlayarak da tüm İslam aleminin ve ezilen tüm milletlerin sevgisini kazanmıştır. Onu seven diliyle değil yüreği ile sevmiştir hep.

            Hiçbir lidere nasip olmayacak kadar; kıskanılacak kadar liderdir ve seveni çoktur ama yalnızdır Recep Tayyip Erdoğan. Belediye Başkanı olmuştur ama yalnızdır; Başbakan olmuştur yine yalnızdır, tüm İslam Alemi’nin gözü üzerinde sevgisi ise kalplerdedir ama maalesef hala yalnızdır.

           

            Yine yalnız yürüyor meşakkatli yollarda ve yine sadece kendisi ıslanıyor yağan yağmurda.

 

            Bir seçim sürecindeyiz yine ve koskoca hükumetin partisi ve adayları ve tüm teşkilatlar hiçbir şey yapmadan, yapamadan yine yalnız başına yürütüyorlar Recep Tayyip Erdoğan’ı; yağmurlu ve hatta karlı yollarda. Partilerine en ufak bir değer katan, yeni bir şey söyleyen, tek başına inisiyatif alıp Genel Başkan’ı Recep Tayyip Erdoğan’ın yükünü azaltan tek bir insan yok koca AKP’de. Tüm adaylar, kendilerine lütufta bulunup aday yapan Erdoğan’dan ikinci bir lütuf yapıp partinin oy oranını arttırmasını bekliyor; kendileri hiçbir şey yapmadan.

            Bu ülkede birçok güçlü siyasî parti lideri gelip geçti ama hiçbiri Tayyip Erdoğan kadar yalnız değildi. İsmet İnönü de liderdi ama yanında birçok Cumhuriyetin kurucu kadrosu vardı ve bu kadroların her biri başlıbaşına bir şahsiyetti. Menderes de öyleydi; Celal Bayar gibi bir büyük partneri ve Cumhuriyetin kurucu kadrosunda yer almış birçok kişiyle yürümüştü. Demirel ise daha bir farklıydı. Seçime girilirken kimse Demirel’in seçimi kazanacağını tahmin etmezdi ama o, her ilde potansıyeli olan kişileri aday gösterir ve seçmenler o adaylara oy verirken Demirel de Başbakan olmuş olurdu. Demirel de bir liderdi ama onu sırtında teşkilatları ve kadrosu taşırdı; Demirel’in yürüyeceği yolları o kadrolar temizler, kırmızı halı döşerdi. Demirel de yürür giderdi. Turgut Özal ise Demirel’e göre daha yalnızdı. Mehmet Keçeciler ayrı bir değer, Tınaz Titiz ayrı bir değer, Mesut Yılmaz ayrı bir değer ve hatta birçok insan kızmasına rağmen Semra Özal ayrı bir değer katardı. En az on-onbeş kişiyle yürürdü; beraber ıslanırdı Özal.

            Dedim ya, en şanssız, en sevileni ve en yalnızı Recep Tayyip Erdoğan. Recep Tayyip Erdoğan “kardeşim”, “yol arkadaşım”, “dava arkadaşım” demeseydi vasat ve hatta vasatın altında hayat sürecek ve değer görecek insanlar şimdi çok önemli yerlerde hayatın tadını çıkarıyor ve bulundukları yerin sarhoşluğu içerisinde mest olmuşlar.

            Her sabah uyandıklarında “Bizim bir şey yapmamıza gerek yok; Recep Tayyip bir şey yapar ve oyumuz artar; biz de makamlarımızı muhafaza ederiz” sarhoşluğunu üzerinden atmış kimse ile karşılaşmadım hala.

            CHP yıllarca nasıl Mustafa Kemal Atatürk üzerinden siyaset yaparak oy topladıysa, nasıl Atatürkçülüğü istismar ettiyse şimdi de AKP teşkilatı ve adayları Recep Tayyip Erdoğan’ı istismar ederek makamlarını muhafaza ediyorlar.

            Tayyip Erdoğan’ın bu yalnız yürüyüşü daha da devam edecek gibi….

 

                                                                                      Av.Mustafa Özdemir


Bu Yazıyı Oylayın: 

Yorumlar

Henüz Yorum Yazılmamış


Yorum Yazın
İsim:


E-Posta:


Mesaj:
       
       
       
       
Kalın | İtalik
Altçizgili | Link