Ak Parti'yi Bekleyen Tehlike
Kategori: Siyaset  |  Okunma: 2287  |  Puan: Henüz oy verilmedi  |  31 Mart 2009
 
 
 
 
AK PARTİ’Yİ BEKLEYEN TEHLİKE

 

            Aslında başlığı yanlış attığımın farkındayım. Başlık şöyle olmalıydı “Tayyip Erdoğan’ı Bekleyen Tehlike”. Çünkü Ak Parti diye bir örgüt ve kadro yok sadece Tayyip Erdoğan’dan nemalanma örgüt ve kadroları var. Tayyip Erdoğan tek başına bir siyasî hareket olduğu gibi bu hareketin tüm yükünü omuzlarında taşıyan da yine kendisi. Ak Parti’nin aldığı oyların tamamında Tayyip Erdoğan’ın emeği ve katkısı vardır. Sayın Erdoğan’ın dışında, Ak Parti’ye 1 oy dahi getirmiş, katkı sağlamış kimse yoktur Ak Parti içerisinde. Bu cümleyi tersten de okuyabiliriz; Ak Parti’nin kaybettiği 1 oyda dahi Tayyip Erdoğan’ın değil gösterdiği adayların ve teşkilatının sorumluluğu vardır. Yani Tayyip Erdoğan’a teşkilat ve adayların hiçbir getirisi olmamıştır ancak kaybedilen her bir oyda teşkilat ve adayın sorumluluğu vardır.

            Bu seçimin kazananı yine Tayyip Erdoğan’dır ama bu seçimde seçmen Tayyip Erdoğan’a bazı mesajlar vermenin zamanı geldiğine inanmıştır. Peki seçmen bu seçimde ne tür mesajlar vermiştir:

            -MSP, RP ve Fazilet Partisi içerisindeki Ak Sakallılar’dan nasıl rahatsızlık vardı ise şimdi de Tayyip Erdoğan’ın çevresinde kümelenmiş ve onun adına konuşan, karar veren, dert dinleyen, iş takip eden, kadro oluşturan, aday belirleyen insanlardan rahatsızlığını dile getirmiştir.

            -ANAP’ın efsane günlerinde elinde puro ile kendini ekonomi dehası gören Güneş Taner gibi antipatik ve ANAP’ı aşındıran adamların benzerlerinin Ak Parti içerisinde de zuhur etmeye başlaması; Kemal Unakıntan gibi. Kemal Unakıtan ve eşini yadırgamayan, semaptik ve sevecen bulan bir tane insana rastlamadığımız gibi bir tane Ak Partiliye de rastlamadım. Her geçen gün de Ak Parti içerisinde bu tip antipatik insanların sayısı artmaktadır. Öyle ki, memleketi Elazığ’da dahi Ak Parti’ye oy verenlerin büyük çoğunluğu Necati Çetinkaya’yı antipatik bulurken ve hatta Necati Çetinkaya doğup büyüdüğü ilçede dahi seçimi kaybederken Tayyip Erdoğan kendisini Türkiye’deki Ak Parti Teşkilatlarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı yapıyor. Böyle bir teşkilat sorumlusu ile sağlıklı teşkilat kurmak mümkün müdür?

            -Seçmenleri nezdinde hiçbir sempatisi olmayan ve devlet tecrübesi ve adabından uzak kişilere bakanlık ve yöneticilik vermesi. Mesela Hayati Yazıcı, Mehmet Ali Şahin, Kürşat Tüzmen …. ilk akla gelen isimler.

            -Davaya ve halka hizmete aşık kişilere kodrolarında ve aday belirlemede yer vermeyen Tayyip Erdoğan’ın, iktidardan nemalanmak isteyen kişi, grup ve cemaatlere yer vermesi. Mesela memleketim olması hasebiyle Elazığ Belediye Başkanı Süleyman Selmanoğlu’nun aday yapılması, seçimi kazanmasına rağmen Elazığ’da Ak Parti’ye en az %25 oy kaybettirmiştir. Selmanoğlu, başkanlğı sürecinde hiçbir önemli hizmete imza atmamasına rağmen ve hiçbir seçmen tabanı olmamasına rağmen ve asla bir dava adamı olmamasına rağmen aday gösterilerek Ak Parti seçmen ve tabanına zulüm edilmiştir. Bu öyle bir zulüm ki, “Süleyman’a oy vermezsek Tayyib’in oyu düşer” diyerek sevmedikleri bir adaya oy vermek zorunda bırakılmak ne demektir bunu bilen bilir.

            -Sayın Erdoğan sonuçların açıklandığı gece “En çok Antalya’ya üzüldüm; o kadar hizmet etmemize rağmen seçimi kaybettik” diyerek, hizmetin mutlaka oya dönüşeceği yanılgısına düştüğünü itiraf etmiştir. Sayın Erdoğan şunu en iyi bilendir “Namerdin, kibirli insanın hazırladığı Halil İbrahim Sofrasına oturmaktansa açlıktan ölmeyi tercih eder” bizim insanımız. Hizmetten daha önemli olan şey insanların gönüllerini fethetmektir; gönülleri yeşertmek ve imar etmektir.

            -Sayın Erdoğan, gurbetçilerin sorunları ile ilgilenmeyen diplomatı gurbetçilerin önünde fırçalarken halk nezdinde ne kadar değer ve oy kazandıysa Kültür Bakanı Ertuğrul Günay da sadece kendisini karşılamaya bizzat vali katılmadı diye vali muavinini fırçalarken halk nezdinde Ak Parti o kadar değer ve oy kaybetti. Sayın Erdoğan bürokratı halka hizmet etmediği için fırçalarken ne kadar değerli idiyse Ertuğurul Günay da kişisel egosunu tatmin için vali muavinini fırçalarken o kadar değersizdi.

            Bunlar Sayın Erdoğan’a, kendisini sevmesine rağmen oy vermeyen insanların gerekçeleri olarak ilk çırpıda sıralayabildiklerimizdir.

            Bu seçimde Ak Parti sadece 2 yerde önemli bir seçim yenilgisi yaşamıştır: Diyarbakır ve İzmir. Bu iki il ile ilgili değerlendirmemi bir sonraki yazımda ele alacağım.

                                                                           Av.Mustafa Özdemir


Bu Yazıyı Oylayın: 

Yorumlar

Henüz Yorum Yazılmamış


Yorum Yazın
İsim:


E-Posta:


Mesaj:
       
       
       
       
Kalın | İtalik
Altçizgili | Link