Sorun Millî Kimlikte mi?
Kategori: Siyaset  |  Okunma: 2084  |  Puan: 9  |  01 Eylül 2009
 
SORUN MİLLİ KİMLİKTE Mİ?

 

Türkiye Cumhuriyeti, Osmanlı Devleti’nin devamı olarak kuruldu. Lozan Antlaşması bunun en büyük kanıtıdır. Fakat bunu ülke içinde kabul etmek istemiyoruz.

 

Bilindiği gibi Lozan Antlaşması okullarımızda okutulan hiçbir dersin ünitesi değildir. 1923’ten 2009’a böyle geldik. Okunması ve öğrenilmesi ayıp sayıldı !

 

Lozan’ı öğrenmek ayıp olunca da devlet-millet; milletin bir kısmının diğer kısmı ile kavgası içinden çıkılmaz hal aldı.

 

Türkiye Cumhuriyeti Devleti uluslar arası toplumda ve ülke içinde var olacaksa, Lozansız hangi sorun çözülecek, ona değinen de yok.

 

Gelin şunu itiraf edelim:

 

Bizde hiçbir sorun kalıcı olarak çözülmez; sadece, kavga eden taraflar yorulur, ateşkes diye ilan edilen geçici durumlar ise çözüm olarak takdim edilir. 

 

Şimdi aynı yöntem ve inatla T.C.’nin en büyük siyasal krizi olan PKK sorununu çözmeye çalışıyoruz.

 

25 yıl sorunu paylaşmak istemeyenler, “BÖLÜNÜYORUZ !” diyerek Türkiye’de ikili bir iktidar yarattılar. Yarısını BEYAZ İSLAMSIZ TÜRKÇÜLER, kalanını da BEYAZ İSLAMSIZ KÜRTÇÜLER kontrol etti. Olan millete oldu.

 

Özünde Müslüman olan bu ülkenin binlerce çiçeği açmadan soldu, ailelere düşen ateşler hala dumanı üzerinde tütmekte ve dramları devam etmektedir.

 

Daha neler oldu, neler…

 

Şimdi gündemde çözüm var. Konuşanlara ve yazılanlara bakılırsa devir değişmek üzere… Ama aynı paylaşım savaşı bu kez de çözüm üzerinden yapılmakta.

 

Çözebileceğine inanan kesimler çözümü başkalarıyla paylaşmak istememekte, bunun rantından yararlanmayı düşünmekte; çözümden pay alamayanlar da çözümün aksayan yanlarına yatırım yapmaktalar.

 

AK Parti’nin tavrı birincisine, MHP ve CHP’nin tavrı ise ikincisine daha yatkı görünüyor.   

 

Lozan ister okunsun, isterse okunmasın, çözüm Lozan’da var. Sorun Lozan uygulanmadığı için çıkmıştır. 

 

Gerçek şu ki;

 

Osmanlı Devleti, din temelli milletler-cemaatler topluluğuna dayanıyordu. Türkiye Cumhuriyeti de bu modelle kuruldu.

 

Milli Mücadeleye Papa Eftim Cemaati ve maddi ve diplomatik olarak Yahudi Cemaati destek vermesine rağmen, Lozan’da bunlar dikkate alınmadı.

 

Papa Eftim Cemaati olan Anadolulu Rumlar Mübadele ile Yunanistan’a gönderildi.

 

Yahudiler de “Vatandaş Türkçe Konuş!” gibi kampanyalarla Türkiye’yi terke zorlandı.

 

Türkiye’ye Müslüman olmayan hiçbir topluluk “vatandaş” olarak alınmadı. Yurt dışından alınanların tamamı Müslümandır. Boşnaklar ve Pomaklar Türkçe bilmeseler de sadece Müslüman oldukları için Türkiye’ye yerleşmelerine ve vatandaş olmalarına izin verildi.

 

Kimlik Lozan’da Türk (Müslüman) – Gayrimüslim şeklinde tanımlanmıştır. “Türk”ün ırk, yani Türkmen anlamında kullanılmadığını Lozan’a imza atan 12 devlet de biliyor, aramızda yaşayan gayrimüslimler de, Balkanlar’dan gelen Türkmen olmayan ve Türkçe bilmeyen Boşnaklar ve Pomaklar da.

 

Şimdi biz Kürt Sorunu veya Açılımı dediğimiz bu tartışmadan neyi anlayacağız?

 

Neyi çözeceğiz?

 

Bize kim yardımcı olacak?

 

Tanrı aşkına, aklı başında bir kişi de mi çıkmayacak?

 

Ayıp da olsa, Lozan’ın bu yalın gerçeği gündeme gelmeyecek mi?

 

Müslüman olmayı suç veya ayıp sananlar, ırk çekişmeleri arasında gözyaşı silmeyi mi düşünüyorlar?  

 

Çözüm arayanlar neyin peşindeler?

 

Bence siz gidin, çözümü Allahınızdan bulun !

 

                                                                                              Harun Özdemir


Bu Yazıyı Oylayın: 

Yorumlar
Fatih Sayın [ 03 Eylül 2009 01:38:26 ]
TÜRK ve KÜRT kelimesini oluşturan harflere dikkat edelim.Biri çıkmış harflerin yerini değiştirmiş ve yıllardır bizi uğraştımış:) . Benim fikrim fazla açılmak iyi değil boğulma tehlikesi var. İnsan çok iyi yüzme bilse bile suyun ortasında ayağına kramp girer orada boğulur gider.

Diğer Sayfalar: 1. 

Yorum Yazın
İsim:


E-Posta:


Mesaj:
       
       
       
       
Kalın | İtalik
Altçizgili | Link