Yeni Felsefenin İlkeleri (II)
Kategori: Siyaset  |  Okunma: 2007  |  Puan: Henüz oy verilmedi  |  22 Kasım 2006

Yeni Felsefenin İlkeleri (II)

 
1- Geleceğin felsefesi şimdiki ilimlerin verilerine dayanacaktır. Bugünkü ilim kendisinin dayandığı felsefeyi tekzip etmektedir. Yeni felsefe ise bu ilme uygun olacaktır.  Yani felsefe kendisinden önceki ilme dayanır, ancak ilmin sonuçları dayandığı felsefeye uymayabilir. Çünkü felsefeyi biz kuruyoruz, ilim ise bizim dışımızdaki sonuçları ortaya koyuyor.

 

2- Geçmiş felsefe Tanrı’yı inkar etmiyordu ama varlığını da kabul etmiyordu. Oysa bugünkü ilim, Tanrı’nın varlığını ispatlamıştır veya ispatlama gücündedir. “Yok” olsaydı, yokluğunu da ispatlayabilecekti. Dolayısıyla geleceğin felsefesi artık Tanrı’nın varlığını kabul ederek, eğer yoksa aksini ispat ederek ve yokluğunu bilerek oluşacaktır. Ben “var” olduğunu ispat edemiyorum, o halde yoktur, demeyecektir. Varsa varlığını, yoksa yokluğunu ispat ederek ondan sonra felsefesini kuracaktır.

 

 3- Tarih boyunca peygamberler gelmiş ve Allah'tan kitaplar getirdiklerini iddia etmişlerdir. Bunlar yalancıdırlar, ya da doğrudurlar. Peşin olarak ne reddedilebilir, ne de kabul edilebilir. İlmen araştırmalı ve gerçekleri ortaya çıkarmalıyız. Geleceğin felsefesini buna göre kurmalıyız. Bu kitaplarla ilgilenmek ilim dışıdır gibi saçma gerekçelerle bir yere varılamaz. İlmin dışında kalan hiçbir şey yoktur, ama ilmimiz de her şeyi bilme gücünde değildir. Mesela ruhun mahiyetini bilemez. Ama bilemeyeceğini ilmen bilir. Niçin bilemeyeceğini açıklar. Din kitaplarının ilahi kitap olup olmadığını ilim “bilemem” demiyor ki.

 

4- Bugün tarihi gelişmelerin değerlendirilmesi sonucunda, topluluklarda onları yönlendiren sosyal kanunların bulunduğunu anlıyoruz. Bunlar felsefeleriyle izah edilmiyor. İlmi olmayan kriterlere göre, çoğunluğun kararıyla doğru ve yanlış kabul ediliyor. Oysa gelecekteki sosyal kanunlar felsefeleriyle ortaya konacaktır. Çoğunluk kararına dayanmayan fakat topluluğun tümünün katıldığı, ilmin verilerine ve uzlaşma esasına dayalı olarak oluşacaktır. Yani geleceğin felsefesi, hukuku oluşturan yeni sosyal kanunları izah edebilecektir.

 

İşte gelecek, yukarıda sözü edilen felsefeye dayalı olarak, ilmi araştırmalara ve yeni kanunların ortaya konmasına öncülük edecek, onları organize edecek, ilme dayalı bir medeniyet olacaktır. Bu görüşlerin yazılmasında kabul edilen ilkeler şunlardır:

 

I- Çağımız ilminin vardığı sonuçlar değerlendirilmiştir. Bunlar birlikte ele alınarak ona göre felsefe kurulmuştur. İlmin vardığı sonuçlara zıt hiçbir şey felsefede mesnet kabul edilmemiştir.

 

II- Allah'ın varlığı ilmen kanıtlanmış olarak görülmüş ve felsefe Allah'ın varlığına dayandırılmıştır. Tanrısız bir kainatın izahı mümkün değildir. Ateizm bugünkü ilmin verileri ile çelişmektedir.

 

III- Peygamberlerin ve onların getirdikleri kitapların doğruluğu da bizim ilmi araştırmalarımızla sabit olmuştur. Dolayısıyla onların haber verdikleri de doğru kabul edilmiştir. Bunların ilahi kelam olduğunun ispatı ileride verilecektir. Aksini iddia edenlerin ispatlarının da dinlenmesi esastır.

 

IV- Hukuk ve ahlak sisteminin felsefesi yapılmış, yeni hükümler ortaya konmuş ve hikmetleri de gösterilmiştir.

 

V- Bununla beraber, usul olarak felsefe yolu takip edilmiş, her şey akılla izah edilmiştir. Hiçbir şey peşinen doğru veya yanlış kabul edilmemiştir. Kur'an'ın ilahi söz olduğu akılla ispat edilmiş, içinde söylenenler de akıl ile teyit edilmek şartıyla alınmıştır. Yani bu felsefeyi okumak için başlangıçta herhangi bir şeyi kabul etme şartı yoktur. Tartışmak ve inanmak isteyenler için yazılmıştır.

 

Gelecekte, bu yazıda ele alınan konuların birlikte değerlendirilmesiyle yeni medeniyetin doğacağını ilmen biliyoruz. Kimlerin eliyle olacağını ise kendileri belirleyecektir.


Bu Yazıyı Oylayın: 

Yorumlar

Henüz Yorum Yazılmamış


Yorum Yazın
İsim:


E-Posta:


Mesaj:
       
       
       
       
Kalın | İtalik
Altçizgili | Link