Filmin Sonu Muhteşem Bitecek
Kategori: Siyaset  |  Okunma: 4206  |  Puan: Henüz oy verilmedi  |  21 Aralık 2009
 
 
FİLMİN SONU MUHTEŞEM BİTECEK

 

            Malum hava puslu ama hiçbir zaman bu havaları nimet bilip ava çıkmadım. Yaklaşık 2 yıldır bu puslu havaya, kendi yazılarım ve yorumlarımla katkı yapmak istemedim. Zaten zihinler yeterince bulanık ve bazı zihinler her gün saat 19:00’da iğfal edildikçe ediliyor. Hiçbir zaman kendimi ‘yazar’ sınıfına koymadım; “aman şu konuda da mutlaka fikrimi kaleme alayım” diye bir kaygım ise hiç olmadı. İnsan sınıfından olmadığımı da kimse iddia edemeyeceğine göre; insanî zaafiyetime yenilerek son 2 yıllık suskunluğumu bu yazı ile akamete uğratmaya karar verdim.

            İçinden geçtiğimiz sürecin en önemli aktörleri 19:00 anahaber bültenleri diyebilirim. Çok ciddi ve kalın çizgilerle 2’ye bölünmüş olan 19:00 haberleri taktiksel anlamda müthiş işler başarıyor; sürece katkısı ise takdire şayan…

            Son 2 yıldır izlediğimiz ancak henüz filmin ilk çeyreğinde olduğumuz bu dönemin 3 ana karakteri var:1-Ulusalcılar-darbeciler, 2-Tayyip Erdoğan-Fethullah Gülen ve 3-PKK-DTP. Bu karakterlerin her biri bir diğeri ile çatışmakta, vuruşmakta ve biribirlerinde ciddi/onarılmaz yaralar açmaktalar.

            Senaryonun henüz ilk çeyreğindeyiz. Bu ilk çeyrekte Tayyip Erdoğan-Fethullah Gülen karakterleri galip görünüyor. Mağluplar ise Ulasalcı-Darbeciler ve PKK-DTP. Senaryoyu yazanlar, izleyicilerin henüz filmin daha başında, filmin sonunu görmüş gibi tepki vermelerini de gülerek izliyorlardır mutlaka. Yenilenler üzüntülü, yenenler sevinçten havalarda… Filmin başrol oyuncusu ise henüz meçhul, daha kendini belli etmiş değil.

            Filmin daha ilk çeyreğinde birileri sevinip, birileri üzülürken bana da filmin sonunu “tahmin etmek” düşüyor. Senaryonun özeti şu:Yeni bir düzen kurulacaktır ama eski düzenin önemli piyonları kurulacak yeni düzene karşı direnmeye başlamışlardır. Yeni düzenin kurucuları, direnenleri tasfiye etmekte ancak bu tasfiyeyi yaparken kendisini de çok iyi kamufle etmekte ve direnenleri, eski düzende hiçbir gücü olmayan, yeni düzende de kendilerine yer verilmeyecek olanlara yaptırmakta. Kazananlar da yeni düzende kendilerine yer bulamayacaklar. Kaybedenler kaybetti ama yeni düzende kendisine yer verilmeyecek olanların durumunu herkes gibi (pardon çok az kişi gibi) ben de merak ediyorum.

            Yani alta düştüm diye üzülmemek, üste çıktım diye sevinmemek lazım. Hele ki filmin ilk çeyreğini izleyip de zafer sarhoşu olanlar çok daha büyük bir hata yaptıklarını anlayacaklar. Bu devlet hiçbir grup, zümre, ideoloji, cemaat, örgütün kontrolüne girmeyecek kadar büyük, güçlü ve çelik bir yapıdır.

            Yeni kurulacak düzen 300 yıldır bizi kuşatan kabuğun kırılmasıdır. Bu kabuk kırılırken biribirimizi kırmamaya, mahkum olanlar yargılayanlara ve siyasete kin tutmadan; yargılayanlar ve siyasetini yürütenler de mahkum olanlara daha insanî davranarak bu süreci geçirmelidir. Aksi halde devletimiz yeni ve büyük bir düzen kurarken, sokaklarında biribirine kinle ve nefretle bakabilecek tüm kişi ve grupları tasfiye edecektir. Hani Mustafa Kemal Atatürk bir vesile ile TBMM’de konuşurken “Belki bir takım kelleler gidecektir ama bu yoldan asla dönülmeyecektir” demişti ya, işte böyle bir gündeyiz. Yeni ve büyük Türkiye sahne alacak ama hiçbirimizin canı yanmadan ve bir takım kelleler gitmeden bu düzen kurulsun istiyorum. Altta kalan kin gütmesin, üste çıkan zafer narası atmasın ki kimsenin canı yanmadan bu süreci geçirelim. Bu sürecin sonunda, içinde kin tohumları barındıran herkes tasfiye edilecektir.

             Bu düzen kurulurken bir çoğumuzun hatta belki benim de canım yanacak ama çocuklarımızı muhteşem bir geleceğin beklediğine inanıyorum. Filmin sonu muhteşem bitecek; belki bir takım kelleler gidecek ama çocuklarımızın barış içerisinde, kimsenin kimseye kin gütmediği güçlü bir Türkiye’de yaşayacağına inancım sonsuz.

 

                                                                                    Mustafa Özdemir


Bu Yazıyı Oylayın: 

Yorumlar
elif önder [ 21 Temmuz 2010 12:45:26 ]
ben sizin gibi iyimser bakamıyorum ülkemizin geleceğine.ankara da herkes biribirine küs durumda değillermi?siyasi parti başkanları biribirine küs,muhalefetdekiler ikdidardakilerle küs,genelkurmay başkanı,irtica eylem palnını gazeteye polis sızdırdıdedi polise küs,tsk yı eleştirenlere Türk kanı taşımayanlardiye ağır bir hakaret etti,gazecilerle küs,Kamer Genç akp lilere küs,bdp mhp ile küs.tsk da pkk lı subaylar olduğu ortaya çıkıyor ve onları sorgulatıp cezalarını kesmeleri gerekenler olayı sümen altı ediyor,bunlarada biz halk küsüz.kime inanacağız,k,ime güveneceğiz şaşırmış durumdayız.bu durumda kaderede küstük.yanii.filmin sonu maalesef muhteşem olmayacak mustafa bey.

ERSOY AKİF [ 25 Aralık 2009 11:40:13 ]
filmin sonunda sevenlerin kavuşacağına ve bizim bu sahneyi mutluluk gözyaşları içinde seyredeceğimize olan umut ve inançtır bizi ayakta tutan.varsın kimileri dalga geçsin,kimileri savaş bitti zannıyla ganimet derdine düşsün;ayağına dolanan çalılıklara, batan dikenlere aldırma.dün senin yürüdüğün yolda yürüyenler kazandı bugünde inşallah sen kazanacaksın!!ZATEN SEN BU YOLA ÇIKMAK VE YÜRÜMEKLE KAZANMADIN MI?????

Diğer Sayfalar: 1. 

Yorum Yazın
İsim:


E-Posta:


Mesaj:
       
       
       
       
Kalın | İtalik
Altçizgili | Link