Kurumsal Neronlar Sergisi
Kategori: Siyaset  |  Okunma: 1563  |  Puan: Henüz oy verilmedi  |  25 Ocak 2010
 
KURUMSAL NERONLAR SERGİSİ :
 
Andıçların Lafonten öyküleri kadar  silikleştiği belgeler ortaya çıkmakta. Kozmik  çeyizlerde  daha etkili olanları da mevcuttur. Her açığa çıkana yapılan karşı küçümseme içerikli yalanlamalar, daha tesirlisini, şaşırtıcısını açığa çıkarmak için gerekçe olmakta.
 
Milletin maaşıyla oluşturulan millete karşı balyoz planlarının içeriği: yok artık..” la başlayan şaşkınlık  terimlerine sebep olmakta. Saygınlığın mahremiyetinde bunlar da mı varmış diye düşünenler o kadar çoğunlukta ki.. İnkar direnmeden, açığa çıkarmalar da bitmeyecek gibi.
 
YETKİNİN BÖYLESİ:
 
Eline silah verilenlerin kendilerini besleyen milletlerine 250 yıllık kumpas dürtüsünün psiklojik temelleri çok önemli olmalı.
 
Holigamlık falan değil bu. Bu ilkel menfaatçiliğin en uç noktası olmalı bu.1980 öncesi İzmir Tariş Fabrkasında  emekleri için “direnen” iççilerin pamuk fabrikasındaki makinaları tahrip etmesi ruh halinin süreğen karakteri.
 
GÜVENCİL ADELETİN İNANDIRICILI?I: HOMOJEN ADALET.
 
Ellerindeki mecburiyet yasalarını suistimal eden bir kurumun suçlusu o kurum değildir. O yasaların sahibi olan millettir. Yetki veya güç oluşturulmadan devredilmeden denetim / yaptırım / elden alma / yetkisizleştirme güçleri oluşturulmalıdır.
 
Adaletin iki tür tanımlama esası vardır: Birincisi, Uygulayıcılarını da kapsaması, ikincisi,  uygulamada enüst yetkililere ya da kurumlara birey kadar kolay ve sorunsuz tatbiki.
 
BUNLAR  YENİ Mİ :
 
Tabii ki hayır, güncellenen gizli  küresel konseptlere direnen eski biçim “çalışmaların” İfşa ile aforoz etkinliği. Şimdi de bu şiddette fakat farklı konsepte plan ve programlar yapılmaktadır, küremizin çeşitli coğrafyalarında. Eskinin acı ve direnmesinin şiddeti o kadar yakın ki yenilerin frenkansı ve acıtması hissedilemiyor daha.
 
VARLIKTA TEK GÜÇ RİSKİNİN GETİRDİKLERİ
 
Yaşamda ve canlılarda güç paylaştırılmalı. Güçlerin tek elden toplanması çok başlılık değildir.Güç tek baştan fakat birkaç  elde tutulmalı. Orduların Kara deniz hava ayrımındaki gibi. Adaletin Yargıtay, Danıştay vb olması gibi. Kademeler ödev farkılılığının yanında güç istismarını da önlemek için var edilmiştir. Kuvvetler ayrımının siyasal sistemlerde uygulanamamasının sebebi,  kuvvetlerin ayrılmasından değil, kuvvetlerin karşılıklılıkla dengelenmemesindendir.
 
Polisin ağır silah sendromu diye tartışılan soruna bu manada baktığımızda direncin sebeplerini görebiliriz. Gerek silah gerek kalem güç ve yetkiler tek elde kurumda toplandığında ve yetkilerden önce denetim, yetkisizleştirme yetkinliği kurulmadığında böyle “şeyler” kaçınılmazdır.
 
Kısaca kurumlar “sonsuza kadar ilelebet” değildir; onlar ülkenin insanlığına hizmet ettikleri kadar varadır, ve o insanların hizmet alımlarında memnuniyetsizlikle değiştirilebilir; hem ödevlileri ve hem de  dayanaklarıyla; asıl olan insanlığın özgürlüğü  ve keşfi ve mutluluğudur.
 
DİRENME DEVAM EDERSE :
 
Şayet bu restleşme sürer ve inkar devam ederse,  korkarım ki inkar toplantıları dahi  halka açıklanacaktır. Yol yakınken değişmezlerin;  barış,  ayrımsız adalet,  zenginlik ve mutluluk için esnek hale getirilmesinin  ittifakı yapalım.

 


Bu Yazıyı Oylayın: 

Yorumlar

Henüz Yorum Yazılmamış


Yorum Yazın
İsim:


E-Posta:


Mesaj:
       
       
       
       
Kalın | İtalik
Altçizgili | Link