Tuğlanın Binası veya Kumun Tuğlası
Kategori: Güncel  |  Okunma: 1639  |  Puan: Henüz oy verilmedi  |  27 Mayıs 2010
 
 
 
TU?LANIN BİNASI VEYA KUMUN TU?LASI

Toplum,ıslah oldurucularını hastalıklarından çıkarır. Bireyler ve tüm kurumlar ahlak enerjileriyle sağlıklarını sürdürür.

 
Bireylerin/toplumun bu enerjilerinin  çalışmayıp tıkanmasıyla; kendileriyle,  çevresiyle temas ve ilişkilerinden hastalıklar oluşur.

İlişki, diyalog gibi etkinlikler, fikirler “arabalarında”  enerjilerini de taşırlar.  Bu kavramlar özlerinden gelen taşıyıcılıklarından dolayı, virüs denen negatif denen karartıcılarla  karşılaşıp ilişki ve diyalogların olası bozulma/kırılma sürelerine gerekçe oluştururlar.

Ahlak denilen kavram,  Somut olarak, bir binanın duvarlarını oluşturan  tuğla;  tuğlanın ya da beton blokların oluşturucularından olan kum tanelerinin  aurasıdır.

 
Aktif toplum, her an kendisiyle, kendini oluşturan birimlerle ve çevresiyle  hesaplaşma içindedir. Hesaplaşma “virüs” taraması demektir. Böyle bir tarama sonucu tespit edilen virüsler, sebep ve illet( son sebep) yönünden irdelendiğinde, “aksaklıkların”,  ahlak enerjisinin parazit yaptığı ya da kesildiği yerlerde  oluştuğu görülecektir.
 
Ahlak kavramını oluşturan ilkeler topluca ahlakın sıfatlarıdır.
 
Topluluğun dayanışmasına, yardımlaşmasına, özverisine, diğerkamlığına; giderek diğeri için adanmasına yönelik  olgular, ahlak bütüncüllüğünü oluşturan ilkelerin tek tek ya da topluca ortaya çıkışıdır. Topluluğun ilişkisinde sağlıklığın göstergesi olan bu enerji; o topluluğu bağrında ve dışında taşıdığı ölümcüllüğe galebe çalmasını sağlar.
 
Evet , son tahlilde atomun parçalanmasıyla, varlığı bilinmeyen; fakat hep orda olan, bize yeni görülen; mikro kozmos, ahlak kavramı için de geçerlidir. Bu enerji,  yıkayıcı ve büyütücüdür: Temizler, arındırır ve büyütür; kahramanlık yaptırır, iyiliğe önder olur; kötülüğe katılmaz, kuvvete yaltaklanmaz, korkuyu bilmez…  
 
Türkiye’de bu gün, zihnin gizemli sularından ahlak aydınlığında açığa çıkanlar ile ahlak yokluğunda ortaya sönümlenenler arası rekabetin izdüşümünü yaşıyoruz.  Toplumun her alanındaki tıkanıklıkların  çürüttüğü hücreler ahlak pınarının sesiyle dahi toprağa dökülüyor. Yeni hücrelerin pempemsiliği orta yaşlarını aşmışlara yetişmiş ve tadını tadabileceklerine dair umut oluşturmuşsa da yeni nesile çok daha engin armağanlar sunacaktır.
 
                                                                Özer Ataç

Bu Yazıyı Oylayın: 

Yorumlar

Henüz Yorum Yazılmamış


Yorum Yazın
İsim:


E-Posta:


Mesaj:
       
       
       
       
Kalın | İtalik
Altçizgili | Link