Dilimizin Ucuna Geldi
Kategori: Siyaset  |  Okunma: 2528  |  Puan: Henüz oy verilmedi  |  28 Temmuz 2010
 
 
DİLİMİZİN UCUNA GELDİ

Yıllardır olup bitenin üstündeki  “yassak!” perdesi ,  küresel siyasetin oluşturduğu kararlı rüzgarla biraz kalktığında, gördüğümüz şey gerçekten de vahim: kimin eli kimin cebinde anlaşılmıyor.

Sanık olmuş yüksek dereceli tutunmuşlar/bürokratlar, mahkemeleri hafife alıyor.Oysa, aynı mahkemelerin temsil ettiği devlet organlarının maaş ödemeleri “itirazsız” kabulleniliyor.  Genel Kurmay, gerçekten temizliğe kararlı olduğunu net olarak göstermiyor. Milyarlarca dolara ve insan hayatına  mal olan  hafif yoğunluklu savaşın buralara gelmesi aklı olanın göreceği bir vahamet: kontrolsüz güç beladır!..

Özgür toplumlarda ordular milletindir; ilkelerin değil!. Değişmez ilkeler batıl dinlerde olur;

yaşamın suprizlerine ilkeler işlemez; işletilmeye kalkışılması akılın sefaletidir. Kurtuluş savaşında efeler milli mücadeleye katılırdı; ama başlarına buyruktular, meclisten çıkan kararları savsaklatıyorlar, “yerellik” bahanesiyle yasa tanımıyorlardı. Bu ve benzeri olaylar yakın tarihimizde ne kadar çok yaşandı.

Meclisin denetiminde olması gereken ordu, yılarca meclisçe denetlenip, sevk ettiri-lemedi. Bunun sebepleri de malum: Ergenekon cambazlıkları:   yoğun komplo, cinayet, çete imali,  her türlü düzen güvensizliği …askeri kurtarmacı darbeler!.

Tavşana kaç tazıya tut! Bu deyimi uygulayanlar, genellikle elinde en çok kart bulunan “oyuncular” oldu hep. Bu yüzden devlet organizasyonunda; tutunmuşları  “kart” oyunlarına meylettirecek yetkileri; hiçbir zaman, ama hiçbir zaman; ve hiçbir şekilde, kimseye; hiç kimseye verilmemeli…Bu kocaman kulak küpesini metafor olarak  çok iyi heykeltıraşlar gurubuna yaptırıp meclisin önüne açılacak meydana  diktirmeliyiz.

Hani Bektaşi fıkrası: Allah ne öyledir ne böyle, diye sıralar hoca..

Bektaşi  bakar sıralamanın sonu yok, tutunacak madde de kalmamış.

Der: Hoca , inkar edeceksin ama dilin varmıyor…

Şimdi;

25 yıldır   çapulcu diye sıfatlanan pkk veya bilmem ne öngütüyle 750 bin kişilik bölge ordusu savaşacak; Milletlin vergisini  her türlü denetim muaf harcayacak, ihaleler ihtiyaçlar anında yerine gelecek. Yine vergisini veren devletin tamamını besleyen milletin can gülü evlatları yitip gidecek. Sert adımlar ve selamlarla ölümler diğer görevlilerce incelenemeyecek !?… 

İnsanın aklından, gözünden, kulağından,  süzülüp netleşerek  dilinin ucuna geliyor:

“Aslında yok birbirimizden farkımız, ama biz Osmanlı bankasıyız.”

                                                                          OZER ATAC


Bu Yazıyı Oylayın: 

Yorumlar

Henüz Yorum Yazılmamış