HEYKEL
Kategori: Siyaset  |  Okunma: 3436  |  Puan: 9  |  04 Mart 2011

Heykel.

 

Yığılmış sorunlar, sayfa sayfa suçlar.

Ne kötü, ürkütücü.

Sembol kadın;

Çözüp göz bağını, fırlatıp teraziyi.

Ağırlığından yere yasladığı kılıcının ucunu,

Kabzasından kavrayıp, sıkıca kaldırıp, havaya.

Yüzünü çevirip, muhatabını değiştirip,

Kürsüye yönelip, kaşlarını çatarak;

“Neler oluyor, ne dolaplar dönüyor buralarda?!

Neye hizmet diye,

İnsancayı yitirtip,

Dönüştürdü suç yumağına?! “

deyip;

Hışımla andı yasa(cı)ları…

“Suçlu mu imal ediyorsunuz bunlarla;

derdiniz adalet mi sahiden ?!.”

avazıyla;

sonra,

vınlatarak, havada koca kılıcı.

İndi,   mahzen dolu raflara.

Tozlar kalktı, yıkıldı dolaplar, raflar..

El arabalarında yığılı dosyalar.

“Yukarıdan” duyuldu

Bu geliş.

Telaş, rahatlık, iğdiş.

“Şükür” diyen, ile kızaran;

“Bu canlı mıydı” diye şaşıran.

“Kim üfledi buna?” diyen;

sonunda olacağı buydu:

Taş dahi irkildi,

 insana yüklenenden.

Heykel, içindeki atomların kodunu bozup,kımıldadı.

Taşlıktan çıkıp canlandı;

“yeter artık !!” diyerek indi sabitinden.

İnsan;

İlk diktiğinde  bu “yüklerin” sembolünü,

Haksızlığı, bir daha uğratmamak için yaşamına.

Mülkle, egoyla, vicdan körelmesiyle,

Hak, taşlaştı sonradan.

Cüppeler,

Neyi saklıyorlar boyunca bedenlerde?

Giyotin ağzı yüksek yakalar.

Boyunca siyah rengi;

Yıldız dahi  yok gecisind; tam karanlık.

Işığın daha çok aranması için.

Belki de,

kaymış pervazlara.

Filistinli çocuğa özenip,

Sapana girip yollanmış.

Tek bir ışık dahi kalmamış,

Hiç biri yok siyahlıkta.

Yakalar yüksek, boynu geçkin,

Kırmızı giyotin ağzı,

Altın sırma yollu;

Hükümler ve ambiyans.

Suç!?

Bedenlerde  zula.

İşbirlikçi “yasalar”.

Her solukta

Kışkırtıyor firara.

Suç,

Yanlışlar çölünde,

 “aali menfaat” yelpazesi.

Arsız, doymaz iştahına,

“Rutin dışı” kreması.

Suç;

bahçevanları oligarşi,

özenle yetiştiriyor.

Suç mavalları, onca mevzuat, yasa,itekleme;

Olmazlara ödevli   millet.

Oysa;

Yalın, yanlızlık; ince mil olmuş  mevzuat.

Işık,

Yalınayak, ıslak kum,

Rüzgar telkinde,

taşlar mil oldu,

özgür bireyler hedefli.

Çığ gibi “evraka!.”.

Yasarlar, tasmalı işsizlik,

boyunduruk;

Gordiyonu aratır yumak yumak.

Onca hurufat, onca mevzuat.

Beklenirken, Koca İskender;

Mağra ağzında kıtmir,

Melekler hep seslenir:

uyan!   Uyan!

Değerler,sikkeler,mevzuat..

Hakikatten uryan.

Çık bak ışığa,

Hepsi sahte hepsi pul.

 

Özer Ataç

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 


Bu Yazıyı Oylayın: 

Yorumlar
ARZI ER [ 16 Mayıs 2011 10:15:24 ]

Diğer Sayfalar: 1. 

Yorum Yazın
İsim:


E-Posta:


Mesaj:
       
       
       
       
Kalın | İtalik
Altçizgili | Link