Başbakan Nerde Hata Yaptı -2-
Kategori: Siyaset  |  Okunma: 1806  |  Puan: Henüz oy verilmedi  |  28 Şubat 2014
 
 
BAŞBAKAN NERDE HATA YAPTI  -2-

 

                Ak Parti hükumeti öncesi Ecevit-Bahçeli-Yılmaz Hükumeti, 1 milyar dolar borç için IMF önünde el pençe divan duruyor, ekonomi allak-bullak, borsa-dolar-faiz sarmalında ekonomi tamamen tıkanmıştı. Devletin de, seçmenin de  yeni gelecek hükumetin de gündemi ve beklentisi bellidir: İstikrarlı bir hükumetle ekonominin toparlanması. Çünkü kriz gerçekten ciddi boyuttadır ve herkes “Türkiye’de hâla insanların sokağa dökülüp yağma yapmaması ilginç” demeye başlamıştı.

Böyle bir ortamda iktidara gelen Ak Parti’nin Genel Başkanı ortada yoktur; siyasî yasağı sebebiyle, kendisine verilen oylar Abdullah Gül’ü Başbakan; Cemil Çiçek, Vecdi Gönül, Abdulkadir Aksu’ları Bakan yapmıştır. Oylar Tayyip Erdoğan’a; iktidar ise başkalarına teslim edilmişti.

Bu durum o kadar komik bir görüntü arz ediyordu ki buna bir çözüm bulmak gerekiyordu ve bunun için gerekli pazarlıklar yapıldı; bu pazarlığın içine Deniz Baykal da dahil edilerek seçmenin tercih ettiği Tayyip Erdoğan Başbakanlık koltuğuna oturdu.

Siyaseten önünde bu kadar engel olan birinin önündeki engellerin bir bir kaldırılmasının da bir bedeli vardı ve Başbakan Erdoğan’a kabineye dokunmaması şartı koşulmuştu. Erdoğan’a sadece yol-su-elektrik işleri konusunda Bakan belirleme yetkisi verilmişti; Millî Güvenliği ilgilendiren ve Türkiye’nin temel dinamiklerinin yoğunlaştığı hiçbir Bakanlığa istediği bakanı atayamıyordu Erdoğan.

Bu pazarlık öyle bir pazarlıktı ki, Erdoğan’ın Ahmet Necdet Sezer tarafından veto edilen Bakan adayları, Cumhurbaşkanı olduktan sonra da Abdullah Gül tarafından veto ediliyordu.

Beni yakından tanıyanlar bilirler, daha Ak Parti ilk kabinesini açıkladığında “Eğer İçişleri Bakanlığına İdris Naim Şahin atanmadıysa, bu kabineyi Tayyip Erdoğan yapmamıştır” dediğimi bilirler. Yaklaşık 22 yıl önce, İdris Naim Şahin İstanbul Büyükşehir Belediyesinde tasfiye edilmiş, kızak bir görevde ve küçücük bir odada iken Ak Parti henüz kurulmamıştı ve Tayyip Erdoğan başkanlığında yeni parti kurulacağı artık aleni olarak konuşulmaya başladığı dönemlerdi. O gün kendisi ile tanıştırıldığımda “İlk seçimde kurulacak hükumetin İçişleri Bakanı ile tanışıyorsun şu an” denilerek tanıştırılmıştım. Bunu da bir anekdot olarak ifade etmek istedim; konunun anlaşılması açısından.

Karşımızda yıllar geçmesine rağmen kabinesini özgürce belirleyemeyen bir Başbakan ile karşı karşıyaydık. İki dönem iktidarda kalmış bir Başbakan ile karşı karşıyaydık ancak bu Başbakan bir türlü ihale bakanlıkları dışında Bakan belirleyemiyordu! Kaldı ki zaten etrafında Millî Güvenlik konusunda yetkin, Devleti tanıyan bir arkadaşı da yoktu. İhale Bakanlıklarına ise bence yetkinliği olmayan, sıradan illerin İl Müdürlüğünü ancak yapabilecek insanları atıyordu. Çünkü bunlarla İstanbul Belediye başkanlığı döneminden aralarında amir-memur ilişkisi vardı ve hiçbiri sözünden çıkmayacaktı. Çünkü bu İhale Bakanları için Bakan olmak büyük bir lütuf ve ihsandı; kendi yetenekleri ile bu seviyelere gelmelerine imkân yoktu.

İki dönem iktidar olmuş, iki seçmenden birinin oyunu almış, hem ülkesinde hem de dünya üzerindeki 1 milyara ulaşan müslüman nüfus üzerinde büyük bir hayranlık uyandıran Başbakanla karşı karşıyaydık.

Hakikatte ise bir türlü ülkesinde muktedir olamayan bir Başbakan vardı! (devamı var)

                                                                                                              Av.Mustafa Özdemir

Bu Yazıyı Oylayın: 

Yorumlar

Henüz Yorum Yazılmamış


Yorum Yazın
İsim:


E-Posta:


Mesaj:
       
       
       
       
Kalın | İtalik
Altçizgili | Link