Şüphe Ve İsyan Kültürü
Kategori: Güncel  |  Okunma: 2479  |  Puan: Henüz oy verilmedi  |  13 Mayıs 2015

 

ŞÜPHE VE İSYAN KÜLTÜRÜ

 

Tarihde Türkler için birçok benzetme ve sıfat kullanılmıştır. Yeniden bir sıfat ve benzetme yapılacak olsa “Türk, her şeyden şüphelenir ve her şeye isyan eder” denirdi. Şüphe, tekamülün ve bilmin-ilmin muharrikidir ama fazlası felâkettir. Şu son 10 yılda çok sık duyduğumuz “Bu devirde babana bile güvenmeyeceksin”  sözünün mutlak bir gerçeklik gibi dilden dile dolaşması, şüphecilikte ifradın geldiği noktayı gösteriyor ki böyle bir toplumda dünyanın en mükemmel kanunları bir barış ve huzur getirmez. Bizdeki bu şüphenin, öyle ilmi bir yanı ve Descartes’in şüpheciliği ile de  alakası yok. Descartes’in şüpheciliği bir yöntem-usul şüpheciliği;  Türk Şüpheciliği ise “babana bile güvenmeyeceksin şüpheciliği”. Bu şüphecilikden ilim-irfan çıkmayacağı gibi tam tersine insanı metafizik alanın en karalık ve en berbat kanalizasyonlarına sokar; akıldan ve 2x2=4’den bile şüphe ettirir. Bu kadar kaygı ve güvensizlik içinde olan bireylerden sağlıklı bir toplum ve gelecek beklemek de tabiatiyle mümkün değil.

Bir de bizim "isyanlarımız" var; her şeye ve hatta aldığımız borcun alacaklısına bile isyan eden asiliklerimiz var bizim artık. Şüphecilikle tahrik edilen, kanunlarla şımartılan, ahlâksızlığımızda yeşeren isyanlarımız. Artık şeriatın kestiği her parmak  canımızı acıtmakla kalmıyor sanki ciğerlerimizi doğruyor. Kural, töre, kanun, evrensel değerler ve din; hiç birinin bizim haksızlığımız karşısında 5 kuruş değeri kalmamış. İsyan almış başını gidiyor. Elektrik kullanıyoruz parasını ödemiyoruz, kredi kartı kullanıyoruz ödemiyoruz, telefon kullanıyoruz ödemiyoruz, borç alıyoruz ödemiyoruz, para kazanıyoruz vergisini ödemiyoruz; isteyince de isyan ediyoruz. Kişisel menfaatimize dokunan her iktidar gayrimeşru, aleyhimize verilen her karar zulüm telakki ediliyor artık. Ayaklanma ve Başkaldırının (kıyamın) bir yöntem-usulü vardır ve toplumları baskılardan özgürlüğe taşır. Ama bizdeki Başkaldırı ve Ayaklanma “Çarşı, her şeye karşı” isyanı. Bu isyan kültürünün kol gezdiği ülkemizde hakkı ve adaleti hak getire; gücü yeten yetene…

Ülkemiz çok ciddi bir bozulma ile karşı karşıya. Tüm değerlerimize şüphe ve isyan pisliği bulaşmış. Yeniden ahlâk ve maneviyat diye haykırmamız lazım. Ve “yalnızca gerçeklerin önünde eğileceğiz”, “Allah’ın adını boş yere ağzımıza almayacağız”, “Emeği sömürmeyeceğiz, mahiyetimizdekilere merhametle muamele edeceğiz”, “Babamıza-annemize saygıda kusur etmeceğiz; onlara öf bile demeyeceğiz”, “İnsan öldürmeyeceğiz”, “Namuslu olacağız, zinadan uzak duracağız”, “Hırsızlık yapmayacağız, borcumuza ve sözümüze sadık olacağız”, “Başkasında olup da sende olmayana göz dikmeyeceğiz”

Ve her sözümüzü “yeniden ahlâk ve maneviyat” diye bağlayacağız.

 

                                                                                  Av.Mustafa Özdemir


Bu Yazıyı Oylayın: 

Yorumlar

Henüz Yorum Yazılmamış


Yorum Yazın
İsim:


E-Posta:


Mesaj:
       
       
       
       
Kalın | İtalik
Altçizgili | Link