Kim Kripto FETÖ'cü
Kategori: Siyaset  |  Okunma: 1309  |  Puan: Henüz oy verilmedi  |  28 Ekim 2016


KİM KRİPTO FET֒CÜ!

FETÖ soruşturmalarında geldiğimiz son nokta beni ciddi şekilde kaygılandırıyor. Şimdi tüm etkili ve yetkili ağızlar “FETÖ üyeliği için telefonunda bylock’un yüklü olması yeterli” demeye başladılar. Ben bu sözü şu şekilde okuyorum; hukukî açıdan “FET֒den bir kişiye ceza (hüküm) vermek için bylock’un yüklü olması yeterli”.

Peki böyle bir teknolojik veri üzerinden somut suç isnadında bulunmak ve bunu yeterli görmek ve bunu hükme esas almak ne kadar doğru! Yarın biri çıkıp da bylock’a hiç alakası olmayan 3 ismi de ekler ise ya da bylock’da güvenlik açığını ispat eder ise, bu husus bylock üzerinde bir ŞÜPHE oluşturmayacak mı!

Peki Ceza Hukukunun temel prensibi, bir kişiye ceza verirken, gerçekleşme şekli ŞÜPHELİ ve tam olarak aydınlatılamamış olay ve iddialar sanığın aleyhine yorumlanarak mahkûmiyet hükmü kurulamaz. Ceza mahkûmiyeti, yargılama sürecinde toplanan delillerin bir kısmına dayanılıp diğer bir kısmı gözardı edilerek ulaşılan varsayıma değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalıdır. Bu ispat, hiçbir şüphe  ve başka türlü oluşa imkân  vermeyecek açıklıkta olmalıdır. Yüksek de olsa bir ihtimale, olasılığa dayanılarak sanığı cezalandırmak, ceza yargılamasının en önemli amacı olan maddi gerçeğe ulaşmada varsayıma dayalı olarak hüküm kurmak anlamına gelir ki, bu durum da Ceza Yargılamasının en temel prensiplerinden biri olan “Şüpheden sanık yararlanır”  ilkesine açık bir aykırılık oluşturur. O halde ceza yargılamasında mahkûmiyet, büyük veya küçük bir ihtimallere değil, her türlü şüpheden uzak bir kesinliğe dayanmalıdır.

Ceza Hukukunun en temel prensiplerinden biri olan Şüpheden Sanığın Yararlanması (in dubio pro reo) hiçbir yargılamada göz ardı edilemeyecek bir ilke iken; güvenliği ve kesinliği her zaman sorgulanabilir teknolojik bir veri üzerinden suçun subuta erdiğini kabul ederek hüküm vermek FETÖ Davalarının sulandırılması ve tüm hüküm giyenlerin bir süre sonra tahliye olması, beraat etmesi anlamına gelmektedir.

Adalet, bir volkan gibidir; er veya geç infilak eder, ortaya çıkar. Bu yüzden, FETÖ soruşturmasını yapanlar, hukukun temel prensiplerini gözeterek ve çok ciddi soruşturma yaparak iddianame hazırlamalıdır. Aksi halde bugün Bursa’da Casusluk Skandalı davasında mahkum olup da sonradan beraat eden albayın aldığı 1 milyon manevî tazminat gibi onbinlerce “bir-iki milyon” tazminat ödemeye mahkum olabilir Devletimiz. Tabi bu mahkumiyetlerin bedelini Devletimiz itibar olarak ödemiş olacak; vatandaşımız da maddî olarak. Bu paralar dönüp dolaşıp senin-benim cebimden çıkıyor nihayetinde!

Ve ilginçtir, “FETÖ Soruşturması sulandırılmasın; Ceza Hukukunun temel prensipleri ihlâl edilmeden soruşturma ve kovuşturma yapılsın” diyenlere saldıranlar itibar görürken, bu uyarıyı yapan bizleri kimseler duymuyor!

Ben yıllar önce sosyal medya hesabımda “12 Eylül’ün gayrimeşru 2 çocuğu vardır; Fethullah Gülen ve Apo” derken, daha düne kadar Fetullah Gülen’e saygı ve hürmetten kambura dönmüş olanlar ve ona övgüler dizen na’t-gülar (naad yazanlar) şimdi kalkmış bizlerin sesini kısmaya çalışıyorlar ve bizi FET֒yü ciddiye almamakla itham ediyorlar. Asıl Ceza Hukukunun temel prensiplerini ihlâl ederek soruşturma ve kovuşturma yapanlar, bu davaları sulandıranlar  FET֒yü uzun vadede aklamaya çalışanlardır. Ve birileri “kripto FET֒cü kaldı mı?” diye sorduğunda ben “Bu davalarda Ceza Hukukunun temel prensiplerini ihlâl ederek soruşturma ve kovuşturma yapanlar kripto Fetö’cü olabilir” diyorum.

                                            Av.Mustafa Özdemir


Bu Yazıyı Oylayın: 

Yorumlar

Henüz Yorum Yazılmamış


Yorum Yazın
İsim:


E-Posta:


Mesaj:
       
       
       
       
Kalın | İtalik
Altçizgili | Link