Erdoğan'ı uyaracak bir şeyh arıyorum
Kategori: Siyaset  |  Okunma: 1703  |  Puan: Henüz oy verilmedi  |  22 Şubat 2017


ERDOĞAN’I UYARACAK BİR ŞEYH ARIYORUM

Önderimiz ve Diriliş’in mimarı Recep Tayyip Erdoğan’a akl-ı selimi, sabrı, adaleti ve merhameti telkin edecek bir Ulu Kişi, bir Şeyh bir Edebali  arıyorum! Bizim rüyamız, bizim merhemimiz, bizim duamız olan Erdoğan’a bir uyarıcı arıyorum! Merhamet ve Adalet prensi Hz.Muhammed’in ümmeti olduğunu hatırlatacak, telkin edecek; siyaseti elinin tersiyle itmiş bir Edebali arıyorum.

Genelevdeki kadınlardan biat almak için elini onlara uzatan birine nasihat değil hatırlatma dahi kâfi gelecekken, siyaset bataklığına bulaşmamış bir Şeyhin hatırlatmasını bekliyor Erdoğan. Sahabe gibi kılıcını Hz.Ömer’e çekip “Hak yoldan ayrılırsan seni kılıcımla yola getiririm” diyecek bir cesaret beklemiyorum ama en azından bir hatırlatma yapacak cesarette bir Edebali arıyorum.

Kolaydır; anasının ince yüreğini yakmamış, babasının bileğini bükmemiş, atası ile ocağı arasında köprüsünü eksik etmemiş birine merhamet hatırlatması yapmak. Kolaydır yüzü yerde, gönlü gökte; nereden geldiğini unutmamış birini merhamete çağırmak. Yüzü yerde, gönlü gökte, geldiği yeri unutmamış Önderimiz’e “merhamet” hatırlatması yapacak bir Şeyh arıyorum.

Her zaman vazifenin en ağırına talip olmuş, hizmette önde ücrette geride durmuş; okuduğu Kur’an’ı ilk kez vahiy almış heyecanı ile okuyan, büyük yolda yürümeye ve büyük ölmeye and içmiş birine “er kişinin yolunu” tavsiye edecek bir Edebali arıyorum; siyaset ve ikbâl kiri bembeyaz eteklerine bulaşmamış bir Şeyh arıyorum!

Tarihte bir çok sapık ve akıl hastası din adamı ve Devlet adamı çıkmış ve insanları arkasından sürüklemiş yıllarca; yüzyıllarca… 40 yıldır bir din adamının hezeyanlarını din ve ahlâk diye benimsemiş ve bu yolda yürümüş vatandaşlarına “merhametle yaklaş” diye hatırlatma yapacak bir Şeyh yok mu!

Yok mu Önderimiz’e:

“İyiliğe kötülük, şer kişinin kârı,
İyiliğe iyilik her kişinin kârı
Kötülüğe iyilik de, er kişinin kârıymış oğul.”

diyecek ve Önderimiz’e “Sen er kişisin oğul; sana da kötülüğe iyilikle mukabele yaraşır” diyecek bir Edebali yok mu!

Bir Şeyh arıyorum “Yiğit olan kördür, kötülüğü görmez; sağırdır, kem sözü işitmez; dilsizdir, her ağzına geleni demez. Bildiğini de her yerde ayaklar altına sermez. Yunus gibidir o; yüreği muhabbete, gönül ibresi Hakikate ayarlıdır” diye, bir sabah namazı sonrası Erdoğan’ın kulağına fısıldayacak.

Ve bir Edebali arıyorum, Yeniden Dirilişimizin önderi Erdoğan’a kaşlarını çatarak:

“Güçlü, kuvvetli, akıllı ve kelamlısın. Ama bunları nerede ve nasıl kullanacağını bilmezsen, sabah rüzgârlarında savrulur gidersin.  Öfken ve nefsin bir olup aklını mağlup eder. Bunun için daima sabırlı, sebatkâr ve iradene sahip olasın! Sabır, çok önemlidir. Bir Önder, sabretmesini bilmelidir.

Sevgi, davanın esâsı olmalıdır. Sevmek ise, sessizliktedir. Bağırarak sevilmez. Görünerek de sevilmez! Öfke ateş, öfke afet, öfke şeytandır oğul. İnsanoğlu dağları devirir; ama öfkesine mağlup olabilir. Öfkenle savaşını daima taze tutmak gerektir.

Savaşı sevmezsin. Kan akıtmaktan da hoşlanmazsın. Yine de bilirim ki kılıç kalkıp inmelidir. Fakat bu kalkıp-iniş, yaşatmak için olmalıdır” diyecek; cesur ve âlim bir Şeyh arıyorum, gerekirse darağacını göze alacak!

Ve sonra, az önce dediğim gibi; Fethullah Gülen gibi hezeyanlarını din ve ahlâk diye bu millete anlatıp onların bir kısmını arkasından sürükleyen insanların düştüğü hatayı hatırlatıp, bir Diriliş Önderi olarak ona edeplice haykıracak bir Şeyh arıyorum:

“Ey Oğul,

Artık Önderimizsin! Bundan sonra öfke bize; uysallık sana… Kırılmak bize; gönül almak sana.. Suçlamak bize; katlanmak sana…  Acizlik, hata ve kusur  bize; hoş görmek sana… Huysuzluklar, çatışmalar, uyumsuzluklar, anlaşmazlıklar bize; adâlet sana…  Kötü göz, gıybet, dedikodu,  haksız yorum bize; bağışlama sana… Bundan sonra bölmek bize; bütünlemek sana… İhmal ve üşengeçlik bize; uyarmak, gayretlendirmek, şekillendirmek sana düşer” diyecek ve şimdi nedamet gösteren, her tür hata-kusur işlemiş insanımızı affetmesini telkin edecek; adaletten daha erdemli olanın merhamet olduğunu hatırlatacak bir Edebali arıyorum!

Yeniden Dirilişimizin merhamet ayağı eksik kalmasın; Önderimizin öfkesi ve adaleti merhametine galebe çalmasın diye ona bu hatırlatmaları yapacak bir âlim arıyorum!

Yüzü yerde, gönlü gökte, geldiği yeri unutmamış Önderimiz’e “merhamet” hatırlatması yapacak bir Şeyh arıyorum; yeniden Dirilişimizin merhamet ayağı eksik kalmasın diye!

Adaletli olmak kolaydır; zor olan merhametli olmaktır. Sen ananın ve anaların duasıyla zırhlanmış koca yürekli Önderimizsin. Ancak sende bu güç var, ancak sen “merhamet” diye haykırabilirsin. Ve Necip Fazıl’ın dediği gibi, suçlardan ve günahlardan daha büyük olan merhameti ancak sen gösterebilirsin.

Allah bize “Adalet”in  yanında “İhsan”ı da emrediyor. İhsan yüce bir erdemdir. İhsan, hakkını bağışlamak; karşılıksız iyilik etmektir.  Ve bil ki Önderimizin şanına ihsan yakışır.

Ey Dirilişimizin Önderi,

Ben ki hiçbir suça buluşmamış ve senin iyi bir mümin olduğuna Allah katında şahitlik edecek olan biri olarak; suça bulaşmış insanlarımızın yerine, Necip Fazıl’ın lisanıyla ben sesleniyorum sana:

“Merhamet, suçumdan aşkın merhamet!”*

                                                                                                                                                                                          Av.Mustafa Özdemir

 

*Necip Fazıl Kısaküreğin Aynalar şiirinden


Bu Yazıyı Oylayın: 

Yorumlar

Henüz Yorum Yazılmamış


Yorum Yazın
İsim:


E-Posta:


Mesaj:
       
       
       
       
Kalın | İtalik
Altçizgili | Link