İhanet mi İhtilaf mı; Küfür mü Rahmet mi
Kategori: Siyaset  |  Okunma: 1614  |  Puan: Henüz oy verilmedi  |  25 Şubat 2017


İHANET Mİ İHTİLAF MI; KÜFÜR MÜ RAHMET Mİ


Referandumda evetciler ve hayırcılar biribirini istediği şekilde ve en ağırından itham ededursun; kendim bir mümin olarak bu sert tartışmadan uzak duracağım ve farklı fikirlerin kendini rahatlıkla ve güven içerisinde ifade edebilmesi için ömrümün sonuna kadar gayret edeceğim.

Rahmet Peygamberinin ümmeti olarak, farklı fikirlerin ihanet değil rahmet olduğunun bilinciyle hareket etmeye çalıştım ömrüm boyunca. Bundan sonra da aynı şekilde  yaşamaya gayret edeceğim.

Referandumda “evet” diyeceğim ama “hayır” diyenlerin de bir rahmet vesilesi olduğunun bilincindeyim. Çünkü ben, Rahmet Peygamberi Hz Muhammed’in “İhtilafta rahmet vardır” sözünü, Allah Rasulü’nün en büyük sünneti olarak içselleştirmiş ve iman etmişim.

İhtilafta güzellik olduğuna iman etmek inancım gereği olduğu gibi aklım da bana ihtilafın tekamülü tahrik ettiğini ve insanlığın tüm muhteşem çıkışlarını ihtilaf platolarında sergilediğini işaret etmektedir. İhtilafın olmadığı, farklı fikirlerin olmadığı, zıddımızın olmadığı yerde kendimizi tanımlama imkânımız da yoktur.

Yüce Kitabımız’da Allah “farklılığınız benim eserimdir ki biribirinizi tanıyın diye” insanlara farklılığın bir tanışma, kaynaşma, bir noktada buluşma noktası bulmak konusunda gayret vesilesi olduğunu ifade etmiştir. Yani Allah diyor ki “Sizi farklı yapan benim ki tanışın diye” ama İslam Dünyası ve bugün yaşadığımız ortamda bu ayetin aslı “Sizi farklı yapan benim ki biribirinizi kırın, dökün, öldürün, susturun” muş gibi anlaşılmış olacak ki kimsenin farklı düşünceye tahammülü kalmamış.

Farklı fikirlere tahammül ya da farklı fikirleri rahmet vesilesi sayma açısından İslamcılar daha sıkıntılı bir süreçteler son 5-10 yıldır. Daha önceden farklı fikirleri “küfür” diye bastırmaya çalışırken şimdi bir kısım İslamcılar, Devlette iktidar olunca, siyasî konulardaki ihtilaflara da “dini konulardaki ihtilaf” muamelesi yapmaya başladılar ve dinen farklı fikirleri küfür ile itham edenler; siyaseten farklı söylemde bulunanları da “ihanet” ile itham etmeye başladılar.

Bizim İslamcılar, Mark-Engels gibi düşünürleri “özgür insanın düşmanı” fikirlerin babası olarak görürler. Halbu ki Engels bile tekamülün ancak ve ancak farklıların varlığı ile gerçekleşeceğini söyler “İçtimai tekamülün muharriki sınıflar arası çatışmalardır” diyerek, farklılıkların var olduğu ortamlarda insanlığın gelişeceğini söyler.

Farlılıkların insanın tekamülü üzerine etkilerini siyasal düşünceler tarihi bağlamında, felsefî olarak izah etmek maksadıyla yazıya başladım ancak, hafta sonu olmasının ruhumda yarattığı sükundan mıdır bilmem, konuyu siyasetin dışında izah etmek niyetine büründüm ve salt insan üzerinden anlatmayı tercih edeceğim.

Farklı fikirlere tahammül bir ahlâk kuralıdır; hukuktan, siyasetten, dinden aşkın bir kavramdır ahlâk. Tahammülsüz bir ahlâk, kendisi gibi düşünmeyen, davranmayan, yaşamayan, konuşmayan her şeye düşman olur; düşman beller.

Yunus gibi, Mevlana gibi gönül erlerinin yaşantısına özenmeyen yoktur. Bunlar tasavvuf ehli örnek şahsiyetlerdir. Yunus ve Mevlana ekseninde irdelendiğinde tasavvufa tüm insanlık bir kıymet atfeder. Özellikle Müslümanlar bilmeli ki tasavvufa “tahammül” kapısından girilir. Farlı fikirlere, inançlara, sözlere, yaşam tarzlarına tahammülü olmayanlar bu kapıdan mümkün değil geçemezler. Tasavvuf bir gönüldür aynı zamanda; gönüllere tahammül kapısından girilir ancak.

***

Referandumda “evet” diyeceğim ama “hayır” diyenlerin de bir rahmet vesilesi olduğunun bilincindeyim.

                                                    Av.Mustafa Özdemir


Bu Yazıyı Oylayın: 

Yorumlar
Fikret ASLAN [ 25 Şubat 2017 15:31:03 ]
49 yaşımdayım, hayatımın en kötü dönemini Ak Parti döneminde yaşadım. Bürokratların ve milletvekillerinin kendini Allahtan daha büyük gördüğü bir dönem yaşıyoruz. Eğitim sistemi paramparça. Çalıştığım resmi kurum rezil durumda. Bürokratlar Alabildiğince Karadenizli. Valisinden tutun müsteşarlar, genel müdürler ve daire başkanlarının hemen hemen hepsi karadenizli. Bu kadar eleştiri bile Ak Parti düşmanı olmama vesile olabilir ama gelin görün ki CHP denen terör yanlısı bir parti hayır dediği için mecburen ben de evet diycem. İçim kan ağlasa da evet.

Diğer Sayfalar: 1. 

Yorum Yazın
İsim:


E-Posta:


Mesaj:
       
       
       
       
Kalın | İtalik
Altçizgili | Link