Avusturya Seçimleri Nedep İptal Edildi
Kategori: Siyaset  |  Okunma: 1472  |  Puan: Henüz oy verilmedi  |  21 Nisan 2017

AVUSTURYA SEÇİMLERİ NEDEN İPTAL EDİLDİ

Bakmayın siz milletin “Seçime hile karıştı, referandumu kabul etmiyoruz” yaygaraları koparmalarına. Bu yaygarayı koparanların büyük kısmının derdi sonucun aleyhlerine sonuçlanmış olmasıdır. Lehlerine sonuçlansa, zafer diye dibine kadar kutlayacaklar. Çünkü cahiliye toplumları netice; medenî topluluklar ise “hukuk” eksenlidir.

Cahil topluluklar için şeriatın (hukukun) kestiği parmak acır ama medenî topluluklar için hukukun (şeriatın) kestiği baş bile acımaz.

Medenî topluluklar ile cahil topluluklar arasında en ayırt edici özellik “hukuk” kaygısıdır. Medenî topluluklar için en büyük kaygı hukuka olan güvenin sarsılmasıdır. Cahil topluluklar için ise en büyük kaygı elindekini kaybetmedir. İnsanı kaygıları yönlendirir. İncil “hazineniz neredeyse yüreğiniz oradadır” der; ben ise kaygınız sizin  tasmanızdır, derim.

Hukukun ne kadar vaz geçilmez, ne kadar önemli olduğunu bilmeyen yoktur. Ben sadece kısa bir giriş olsun diye böyle başladım.

Hukukun insanlara “güven” verebilmesi, her şart ve ahvalde ihmal edilmemesi ile mümkündür. Hukuk bir şekilde ihmal edilmiş ve bu ihmalin neticesi de pek de güzel olmuşsa “aaa, ne güzel oldu!” diyemeyiz. Hiçbir güzellik hukuka uygun davranmaktan daha güzel değildir; olamaz da. Medenî topluluklar bunun idraki içindedirler ama cahil insanlar hukukun “güven” ilkesini, anlık güzelliğe tercih ederler ve onlar için yarın yoktur, gelecek yoktur.

Konu hukuka güven olunca, mevzuya girişi ne kadar kısa tutmaya çalışsam da uzuyor maalesef. Ben sadede geleyim iyisi mi!

Gazali’nin Kimyayı Saadet kitabını okuyanlar bilir. Gazali soyut tanımlama yapmaz; bir olay anlatır ve bu olay örneği üzerinden tanımlama yapar. Ben de önce size bir olay anlatacağım. Hem de çok taze, geçen yıl Avrupa’da yaşanan bir olay:

Avusturya’da 8 Nisan 2016 yılında Cumhurbaşkanlığı Seçimi yapıldı. Seçime hile karıştırıldığına dair itirazlar yapıldı. Avusturya Anayasa Mahkemesi, itirazları değerlendirdi ve seçime hile karıştırılmadığına karar verdi ancak seçimi iptal etti. Hile olmamasına rağmen seçimi iptal etme gerekçesi olarak da oy pusulalarının konulduğu zarflarda tespit edilen bir hatayı gösterdi. Bu hata üretim hatasından kaynaklanmıştı. Zarf, kenarlardan, alttan ve üstten yapıştırılmış fakat yapıştırıcı 20-25 dakika sonra etkisini yitiriyor. Dolayısıyla zarfı kolayca tekrar açıp kapatabilirsiniz.  “Bu da zarfın içindeki belgenin güvenliğini garanti etmemektedir.” Denilerek, hile yapıldığı ispat edilememiş olsa da zarfların bu durumunun istismara elverişli olduğu düşünülerek seçimlerin yenilenmesi kararı almıştır.

Hukukun kafalardaki istifhamı giderici, insanlara güven veren yanı işte böyle bir şey. Hile olduğu ispat edilememiş olsa da hile yapılabilir, istismara açık bir durum gerçekleştiği için; istismar edildiği ispat edilemese de kafalardaki istifhamın yok edilmesi her şeyden önemli olduğu için, hukukun güven sağlama fonksiyonunun kazanma ve kaybetmenin ve  her şeyin çok ötesinde olduğu için seçimlerin yenilenmesi kararı vermiştir Avusturya Anayasa Mahkemesi.

Bu karar, medenî bir toplum olmanın gereğidir; zorunluluğudur. Avusturya’nın, dış politikası konumuz değil; konumuz iç politikası olunca, ortada takdir edilesi medenî bir Avusturya Devleti olduğunu kabul etmeliyiz.

Bizdeki referandumda çok daha ileri düzeyde şüphe ve istifham var kafalarda. Hukukun bu konuya el atıp, insanlara güven vermesi gerekmektedir. 2010 yılında yürürlüğe girmiş bir kanun 17 yıl boyunca uygulanagelmiş ve referandum günü, oy verme işlemi devam ederken bu kural değiştiriliyor. Ve bu değişikliğin sonuç üzerinde etkisi de tespit edilemeyecek halde. Vakıa bu olunca, yapılması gereken kafalardaki şüphe ve istifhamı yok etmek, insanlara güvenilir, tedirgin olmayacakları bir yaşam alanı sunmaktır. Bunu yapacak olan da hukuktur.

Galatı meşru diye geçiştirilecek bir hata değil; ortada şuyuu vukuundan beter ithamlar söz konusudur. Hukukun tam devreye girme ve güven sorununu çözme zamanıdır. Bunun için yarın bile geç olabilir.

Peki neden referandum sonuçları tartışılırken işin siyaset boyutu, hakaret boyutu, itham boyutu, beka boyutu, vatan-millet-sakarya boyutu tartışılıyor da “hukuk kaygısı” gündeme getirilmiyor! Ya da neden bir tane muhalif akademisyen kalkıp da geçen yıl yapılan Avusturya Seçimi ve bu seçimin yenilenmesine karar veren Avusturya Anayasa Mahkemesi kararını anlatmıyor.

Muhalefetin kendisi sabıkalı “hukuk katili” ve bu konuda empati yeteneği körelmiş olunca;  “hukuk kaygısı” taşımak da yine bize düşüyor!

Şunu da söyleyeyim, medenî olmayan toplumlarda kaygısı hukuk olanın da başı beladan kurtulmaz

                                               Av.Mustafa Özdemir


Bu Yazıyı Oylayın: 

Yorumlar
Fikret ASLAN [ 22 Nisan 2017 22:02:34 ]
Muhteşem bir yazı. Bu ülkede yaşayanların yüzde 99 unun genlerinde hep bana hep bana düşüncesi var. Güzel bir hukuk sistemimiz olabilir ama bu hukuku uygulama konusunda sınıfta kalıyoruz. Millet olarak Gen'lerimizde bozukluk var. Bu bozukluk bizi yönetenlerde yani siyesete bulaşanlarda daha fazla.

Diğer Sayfalar: 1. 

Yorum Yazın
İsim:


E-Posta:


Mesaj:
       
       
       
       
Kalın | İtalik
Altçizgili | Link