İhanet Bunun Neresinde
Kategori: Siyaset  |  Okunma: 1163  |  Puan: Henüz oy verilmedi  |  04 Ekim 2017

İHANET BU SORUNUN NERESİNDE!

Cumhurbaşkanımız, AK Parti’yi kurarken yanında kamuoyunun bildiği o gün için önemli isimler vardı. Bunlar Millî Görüş geleneğinden gelen yol arkadaşı Abdullah Gül, Bülent Arınç, Abdullahtif Şener, Beşir Atalay ve kurucu olmamasına rağmen ilk Ak Parti hükumetinde Başbakan Başdanışmanı olan Ahmet Davutoğlu ve genç yıldız Ali Babacan; ANAP döneminden muhafzakârlığı tescilli ve sınanmış Nevzat Yalçıntaş, Ali Coşkun, Cemil Çicek, Abdulkadir Aksu, Vecdi Gönül gibi isimlerdi.

AK Parti’nin birçok kurucusu var kâğıt üstünde ancak Hayati Yazıcı, Binali Yıldırım, İdris Naim Şahin, Kemal Unakıtan, Faruk Çelik gibi sonradan şöhret olmuş kişiler, o dönem AK Parti’nin kurucuları olmaktan öte kare tamamlama ve dolgu malzemesi olarak kurucular arasında yer almıştı ve zaten hiç birinin kamuoyu nezdinde bir karşılığı yoktu zaten kimse de tanımıyordu bu kişileri.

AK Parti’nin dolgu malzemesi değil de gerçek kurucularından yani kamuoyunca tanınan ve karşılığı olan kurucularından geriye Cumhurbaşkanımızdan gayrı kim kaldı! Bu kişilerin bir çoğu hâla genç ve faydalanılabilecek yaşta, enerjide. Bunların Cumhurbaşkanının yanında olmaması değil sorun; sorun birlikte yola çıktığı tüm arkadaşlarının “hain” muamelesi görmeleri.

2004 yılında Cumhurbaşkanımız Erdoğan bir uçak kazasında ölmüş olsaydı, seçmen nezdinde Ak Parti ne kaybederdi ya da seçmenlerinin gözünde Ak Partinin geleceği ne kadar endişe uyandırırdı? Bir de bugün aynı şeyin olduğunu düşünelim!

2004’lü yıllarda seçmenler “Abdullatif Şener var ya da Abdullah Gül var ya da Bülent Arınç var hatta ve hatta Ali Babacan var” diyerek hem Ak Parti’nin geleceğinden, hem hükumetin geleceğinden, Devletin geleceğinden kaygılanmıyordu.

Ya şimdi!

Kim 2004’lü yıllarda Abdullah Gül’e güvendiği kadar Binali Yıldırım’a güveniyor ya da Faruk Çelik’e ya da Hayati Yazıcı’ya, ya da Süleyman Soylu’ya…

Kim 2004’lü yıllarda Abdullatif Şener’e, Bülent Arınç’a, Vecdi Gönül’e, Cemil Çiçek’e, Ali Babacan’a güvendiği kadar Süleyman Soylu’ya, Abdulhamit Gül’e, Mehdi Eker’e, Faruk Çelik’e, Hayati Yazıcı’ya … güveniyor!

Cumhurbaşkanımızın yol arkadaşlarının bir bir tasfiye edilerek hain ilan edilmesi ve nihayetinde Cumhurbaşkanımızın yola çıktıkları ile değil, yolda karşılaştıkları ile yoluna devam etmesi sizi kaygılandırmıyor mu! Ya da bir Ak Partili olarak bu durum sizi düşündürmüyor mu!

Ya da ben bu kaygıyı taşıdığım için “HAİN” miyim!

Allah ömrüne ömür katsın, bir an için düşünelim ki Cumhurbaşkanımız hakkında hak vaki oldu ve vefat etti. Yerini kim dolduracak. Yerini doldurduğunu düşündüğünüz kişi Erdoğan’ın aldığı oyun yarısını alabilecek mi! 2004-2005’lerde Başbakan olan Erdoğan vefat etmiş olsaydı, yerine seçilen kişi ile hemen seçim yapılsaydı Ak Parti ne kadar oy kaybederdi şimdi aynı şey olsa, yerine seçilecek kişi ile seçime gidilirse ne kadar oy kaybeder!

Korkmayın, bu sorularıma cevap aramanız sizi hain yapmaz; korkmayın, düşünün!

Birileri Abdulhamid gazı ve paranoyası pompalayarak Erdoğan’ı yalnızlaştırıyor. Artık biricik kızı Sümeyye bile yanında görülmüyor! Ve bu yalnızlaştırmanın sonu hayra alamet değil! Ne Ak Parti için hayra alamet, ne iktidar için hayra alamet ne de ülke için hayra alamet!

Korkmayın, düşünün! Düşünmek ve bu sorularıma cevap aramanız sizi hain yapmaz!

                  Av.Mustafa Özdemir                                 


Bu Yazıyı Oylayın: 

Yorumlar

Henüz Yorum Yazılmamış


Yorum Yazın
İsim:


E-Posta:


Mesaj:
       
       
       
       
Kalın | İtalik
Altçizgili | Link