Sırada Kim Var
Kategori: Siyaset  |  Okunma: 2613  |  Puan: 5  |  22 Ocak 2007

SIRADA KİM VAR

 

        Uğur Mumcu, Bahriye Üçok, Ahmet Taner Kışlalı gibi suikastların hangi amaca yönelik olduğunu az-çok tahmin edebiliyorduk. Ancak son yıllarda meydana gelen Rahip Santoro, Danıştay’a yapılan saldırı ve en son Hrant Dink’in katledilmesi konusunda aynı rahatlıkta tahmin yapmanın zorluğunu yaşadığımı belirtmek isterim. Her ne kadar birçok tahmin yapılsa da bence hiçbiri sağlıklı analiz üzerine oturmuyor.

        Cinayeti yorumlayanlar arasında baskın görüş “Türkiye Cumhuriyeti’ni Ermeni mes’elesi konusunda mahkum etmek için hazırlanmış bir cinayet” olarak ifade ediliyor. Bence Dünya Kamuoyu, Türkiye’yi mahkum etmek ve uluslar arası arenada zor durumda bırakmak istiyorsa ellerinde yeterince malzeme var. Bir Güneydoğu, bir Kıbrıs ve bir Kuzey Irak mes’elesi gibi provakasyon altyapısı hazır ve ciddi çatışma alanı dururken, Ermeni sorununu dünya gündemine taşımak pek de inandırıcı gelmedi bana. Kaldı ki öldürülen kişi bir Türkiye Cumhuriyeti sevdalısı ve Ermeni Soykırımı iddialarının en yılmaz muhalifi. Hrant Dink’i öldürmek yerine Trabzon’da 3-5 Ermeni vatandaşın evi yakılsaydı, bu durum Ermeni mes’elesi yönünden Türkiye’yi uluslar arası platformlarda daha fazla sıkıntıya sürüklerdi ve Ermeni Diasporası için daha iyi bir propaganda malzemesi olurdu.

        Hrant bu ülkenin yıllardır ekmeğini yemiş, kendisine gazete kurması izni verilmiş, Ermeni Soykırımı’na karşı en kayda değer muhalefeti yapmış biri olarak Ermenilerden çok bizim yani Türkiye Cumhuriyeti’nin adamıdır. Eğer Ermeni Soykırım iddialarına son bir destek için katledildiyse de bence yanlış bir isim seçildi. Hrant, Millet-i Sadıka geleneğinin son temsilcisiydi. Resmi ağızlar da bunun farkında olarak “Hrant’a sıkılmış kurşun Türkiye Cumhuriyeti’ne sıkılmıştır” demektedirler. Eski MİT Müsteşarı Sönmez Köksal’ın değerlendirmesi ise daha dikkat çekiciydi “Hrant bir vatanseverdi”.

        Türkiye’de silahı sıkanın yakalanması üzerine kurgulanmış 4 ciddi olay yaşadık. Akın Birdal suikasti, Rahip Santoro, Danıştay Üyeleri ve Hrant Dink cinayeti. Bu dört olayın failleri de öyle izler bırktılar ki arkalarında; yakalanmamalarına imkân yoktu. Bu izler öyle izlerdi ki bir nevi alınlarına “Katil Benim” diye yazmışlardı. Bu suikastların tetikçileri, işleniş tarzı, seçilen hedefler biribirine çok benziyor. Bu delilleri bir hukukçu olarak masama serdiğimde, bu dört cinayetin de aynı odaktan azmettirildiğine dair kuvvetli şüpheler olduğunu düşünüyorum.

        Bu ülkede Katolikler, Ermeniler, Atatürkçüler(laikler), insan hakları savunucuları güvende değil” anlamındaki cinayetlerin ardından korkum o ki “İslamcılar da güvende değil” tarzında yeni bir cinayetle televizyon başına kilitlenelim saatlerce.

        Bu iğrenç suikastların son bulması için tek yapmamız gereken Hrant Dink’in cenazesine sahip çıkmak ve her zamankinden daha fazla Ermeni Yurttaşlarımıza muhabbetle yaklaşmak. Aksi halde bir İslamcı, bir Alevi Dedesi cinayeti ve arkası gelen cinayetlerle yüzleşmemiz kaçınılmaz diye düşünüyorum.

        Daha dizisi başlamadan bir korkumu daha sizlerle paylaşmak istiyorum. Kurtlar Vadisi Terör dizisini izleyen gençlerin her birinin, kendisini gayrî resmi terörle mücadele elemanı gibi görmelerinden kaygı duyuyorum. Terörle mücadele resmî görevlilerin dışında sivillerin de ilgi alanına girerse o zaman Türkiye tam bir çatışma ortamına sürüklenebilir.

        Vatanseverlik hırsızlıktan, gasptan, uyuşturucudan sabıkalı; okul bitirmekten aciz insanların tekelinden kurtulmadıkça, karanlık odakların Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşı tetikçi bulması hiç de zor olmayacaktır.                                                                               Av.Mustafa Özdemir


Bu Yazıyı Oylayın: 

Yorumlar
engin güllü [ 31 Ekim 2007 02:33:35 ]
Değerli kardeşim
Tarihimizin ermeni rengini bilinçsiz türk çocuklarının ellerine silah tutuşturup yoketmek çabası içinde olan insanlık düşmanlarının neler düşüneceğini Allah bilir.
Hiç güzel kafanı bu canilerin nasıl düşündüklerine yorupta moralini bozma bu güzel vatanın güzel insanları kırmakla bitmez. Bir ölür bin geliriz.
Esenlikler dilerim. Hoş kal.

Fikret ASLAN [ 05 Şubat 2007 04:57:33 ]
Hırantın taziyesine gitmiş biri olarak önce şunu haykırmak istiyorum. "Hepimiz Hırantız... ama asla ermeni değiliz. Ne Mutlu Türküm diyene" Sn. Avukatım yazılarını çok büyük bir saygıyla okuyor ve çok değer veriyorum. Bu konuyla ilgili olarak ermeni dostum Todor amcanın bir sözünü herkesle paylaşmak istiyorum. Hırant bir ermeniydi ama o ülkücü geçinenlerden daha fazla ülkücüydü... Valla ben demiyorum Todor Amca diyor... saygılarımla

ERBİL YÜKRÜK [ 01 Şubat 2007 04:07:13 ]
Yazılarınızı okudum elazığ-malatya maçında açılan pankart hakındaki görüşünüz nedir? bence hrant dink hakında bilemedigimiz ve basına aksetmeyen yazı ve konuşmaları da olmuş olabilir. bu olayı tasvip etmeyen biri olarak ülkemiz için yanlış yapılmıştır.saygılarımla

metin kurşun [ 24 Ocak 2007 07:33:59 ]
Yazınızı çok beğendim ancak son iki parağrafta ki tesbitiniz çok daha önemli. Bu durumu sorumluluk sahibi herkesin anlaması ve önlem alması gerekmektedir.

Diğer Sayfalar: 1. 

Yorum Yazın
İsim:


E-Posta:


Mesaj:
       
       
       
       
Kalın | İtalik
Altçizgili | Link