Hepimiz Ayrışıyoruz Farkında Olmadan
Kategori: Siyaset  |  Okunma: 2093  |  Puan: 8,7  |  29 Ocak 2007

HEPİMİZ AYRIŞIYORUZ FARKINDA OLMADAN

            Son yaşanan Hrant Dink olayı ile birlikte geldiğimiz noktayı bundan tam 3 yıl önce görerek “yeni bir ayrışmaya doğru” başlıklı 2 yazı yazmıştım. Bu yazıda:

            “Türkiye’de millici,ulusalcı ve kuva-i milliyecilerin zuhurunun en belirgin 3 sebebi olmuştur:1-İMF ile yapılan anlaşmalar ve Kemal Derviş’in ekonominin başına getirilmesi, 2-ABD’nin küresel politikaları ve Büyük Ortadoğu Projesine hükumetin destek olması, 3-AB’ye girme uğruna verilen tavizler ve girme noktasında kaydedilen ciddi aşama.

        Yaşanan bu süreç içerisinde Türkiye’de ulusal bilincin tekrar nüksetmesi gayet normal karşılanmalıdır. Biraz geriye gidip, ABD’nin Irak’ı işgalden önce Türkiye topraklarından asker geçirme talebinin Meclis’e gelmeden önceki yaşananları bir hatırlayalım. O dönemde tüm sivil toplum örgütleri ve vatandaşların bir çoğu tezkerenin Meclis’den geçmesine karşıydı. Tezkere Meclis’in önüne gelemeden önce halk sokaklara dökülmüş, tezkere Meclis’den geçmesin diye eylemler yapıyordu. Bu eylemler üzerine açıklama yapan Tayip Erdoğan “Eğer bu tezkere Meclis’den geçmez ise ABD ile ilişkilerimiz bozulur, yarın yeni bir ekonomik kriz kapımıza dayanır ve bugün tezkere karşıtı olarak sokağa dökülen memurlar, yarın maaşlarını alamaz duruma gelir ise o zaman nasıl bir tavır takınacaklar merak ediyorum” demişti. Bu açıklama muhalefeti yatıştırmaktan öte daha da tahrik etmiş; 3 -5 milyar dolara ABD emperyalizminin destekçisi olmayı gururlarına yediremeyenler daha bir rencide olmuş ve kuva-i milliye bilinci ivme kazanmıştır.      

        Ulus olarak gelinen noktada, pazarlık masalarında para karşılığı strateji üreten iktidara karşı her hassas vatandaş durumdan vazife çıkarmaya başlamış; hem bireysel hem de kitlesel muhalefet giderek artmıştır. Artık fotoğraf şudur: AB, ABD ve İMF karşıtı yeni bir mevzilenme sözkonusudur. Kendilerini kuva-i milliyeci olarak adlandıran kesim, AB, ABD ve IMF lehine yorum yapan herkesi gaflet, delalet veya ihanet içerisinde olan; işbirlikçi, mandacı ve gayri millîci olarak sıfatlandırmaktadır. Artık siyaset de halk da iki kutba ayrılmıştır; Milliciler karşı tarafı müstemlekeci ve mandacı olarak suçlarken diğer taraf da Millicileri gerici, dünyadan kopuk, dünyanın geldiği noktayı anlamayan ve ülkenin gelişmesi önünde engel olarak görmektedir.

        Bu ayrışma çok büyük bir dikkatle ele alınıp, bilimsel bir şekilde analiz edilmeli ve gelecekte bir çatışma ortamına sürüklenmemek için akl-ı selim davranılmalıdır. Bu ayrışmanın ciddi bir şekilde dikkate alınmasını arzulamamın sebebi, bu ayrışmanın köklerinin ulusumuzun kültüründe mevcudiyetinden ve 19.YY boyunca millî ve gayrî millî çatışmasının ulusumuz içerisinde yaşanmasından dolayıdır. Sınıfları olmayan bir toplumda yaratılan sağ ve sol gibi sun’i ayrışmaya binlerce vatandaşını feda eden bir toplumda; kökleri olan bir muhalefet hareketinde vereceğimiz ve ulus olarak kaybedeceklerimizi dikkatlerinize sunuyorum.

        Ulusal bilinç konusunda, hainler dışında ulusumuzun her bireyi hassastır ve ulusal onuru en büyük erdem sayarız. Ancak bu hassas ayrışma, ülkemiz üzerine hesabı olan dış odakların dikkatinden kaçmamaktadır. Gelinen noktayı kendi menfaatleri doğrultusunda manipüle etme çabaları başlamıştır bile. Bu ayrışmayı körüklemek ve tahrik etmek için çeşitli provakasyonlar ve taktiksel çıkışları iyi yakalamamız gerekmektedir.

        Bu ulusun değerleriyle yıllardır alay edenler ve bunu aydın olmanın gereği sayanlar bugün çıkmış “din elden gidiyor” diye çığlık atmaktadırlar. Düne kadar solcu olmayan her kesimi faşistlikle suçlayan ve başında millî olan her şeye karşı çıkan Marksistler, Maocular, kendilerine Kemalist diyenler, bir kısım İslamcılar bugün en büyük Turancı olmuş ve milliyetçiliğin önderliğine soyunmuşlardır.”

            Bu ayrışmayı tahrik eden psikolojik operasyonlar da ardı sıra gelmeye başladı. Kurtlar Vadisi dizi ve filmi, Metal Fırtına ve Çılgın Türkler kitabı gibi psiklojik operasyon malzemeleri de halk nezdinde arzu edilen yeri buldu.

            Ben ısrarla Hrant Dink olayını da aynı operasyonun bir parçası olarak analiz ettim. Ölüm olayı ardından birileri halis niyetle “hepimiz Ermeniyiz” diye slogan atınca ayrışmayı tahrik edenler için büyük bir koz daha elde edilmiş oldu.

            Dünyadaki ABD karşıtlığını CIA tezgahlamaktadır. Dünya halkları nezdindeki ABD düşmanlığını tahrik eden her olayın arkasında CIA’nın parmağı vardır. CIA, sızdırdığı haber ve belgelerle ABD karşıtlığını fokur fokur kaynatmaktadır. ABD’nin içerisinde yaşanan bu çatışmadan tüm ülkeler de nasibini almaktadır.

            Hrant Dink’in öldürülmesi asla ve asla Ermeni Mes’elesi ile alakalı değildir. Hrant’ın öldürülmesi, ülkemizde oynanan ayrıştırma hareketinin bir devamıdır. Bu ölüm olayı ile birlikte zaten ayrışmış olan iki grup kılıçlarını da çekmiştir artık. Hrant’a üzülenler gayrî millî, işbirlikçi, müstemlekeci, delalet ve ihanet içerisindedir. Hrant’ın ölümüne sevinenler ise ülkeyi kabuğuna sıkıştırıp; dünyadan soyutlamaya çalışan ve aslında gerçek vatan haini olanlardır. Her iki kesim de çok keskin ve uzlaşmaz ifadelerle biribirine saldırmaktadır. Neticede ayrışma her geçen gün daha bir katmerlenmekte malesef.

                                                                                                 Av.Mustafa Özdemir


Bu Yazıyı Oylayın: 

Yorumlar
Mert Torun [ 07 Şubat 2007 04:59:47 ]
Türkiyedeki Fikirler arasındaki ayrımı bir insan bu kadar iyi tespit edebilir ve okuyucuyla buluşturabilir. Bence Bu ayrışma en hızlı biçimde devam edecek taaki herkezi etrafında toplayabilecek özü-sözü bir Başbakan gelinceye kadar. Çünkü milletin ne savundugunu değil nasıl çıkar sağladıgını düşündüğü devirdeyiz. Kimse masum değil
Teşekkürler

Fikret ASLAN [ 05 Şubat 2007 09:27:12 ]
Ben gerçekten Mustafa hocamın yazılarını büyük bir hayranlıkla takıp etmekteyim ama yukarıdaki yorumcu arkadaşım Erbil beyin for vayvır güç ve zeka yarışması lafından heç bişe anlamadım. Kusuruma bakmayın heç bişe anlamadım. Anlayan varsa biri bana anlatsın. Valla ben heç bişe anlamadım. beni mazur görün... kusuruma da bakmayın... gerçekten anlasaydım yazmazdım... Türkçe filan yazılsaydı belki anlardım ve sizi meşgul etmezdim. saygılarımla

ERBİL YÜKRÜK [ 02 Şubat 2007 09:15:23 ]
yazını okudım düşünülmesi gereken çok önemli noktaları vurgulamısın içtenlikle katılıyorum. katılmadığım tek nokta yazının son bölümündeki ölümüne sevinenler bölümü nedeni o tip insanlar bu olayın mahiyetini idrak edemeyen bazı güçler tarafından kışkırtılmış yönlendirilmiş ve kendi ayakları üzerinde duramayan başkaları tarafından idame edilen insanlardır.bir kısmı ise oalyın arkasını göremeyen tek bir hedefe kilitlenmiş insanlardır.bir kısım insanlar ise telev. programında yayınlanan Türkiye Yunanistan for vayvır güç ve zeka yarışması bence insanlara tepki olarak yansımıştır.saygılar sunuyorum.

Diğer Sayfalar: 1. 

Yorum Yazın
İsim:


E-Posta:


Mesaj:
       
       
       
       
Kalın | İtalik
Altçizgili | Link