Aceleden Yapılmış Analizler
Kategori: Siyaset  |  Okunma: 2099  |  Puan: 9  |  19 Şubat 2007

ACELEDEN YAPILMIŞ ANALİZLER

 

            Eski mitçi Prof. Mahir Kaynak’ın, suikastlerle ilgili yapılacak analizlerde, suçluya ulaşmak için izlenecek en önemli ipucunun “Cinayet kimin işine yaramış ise azmettirenler de onlardır” yöntemini artık sokaktaki insanlar dahi bilmektedir. Gerçekten de önemli suikastlerin çözümü ile ilgili çok mühim bir formül sunulmuştur bu yöntemle.

            Hrant Dink suikastiyle ilgili olarak, halkımız da dahil olmak üzere, eli kalem tutan herkes bu formülle azmettirene ulaşmak istedi. Suikastin vuku bulduğu günlerde Ermeni Soykırım Yasası bir çok ülkenin meclisine gelmek üzereydi. Herkes ilk anda bu suikastin Ermeni Soykırım Yasası ile ilgili olduğunu ve bu suikastın ardından Türkiye’nin uluslar arası arenada Soykırım Yasası ile ilgili direncinin kırılmak istendiğini ve dolayısıyla bu suikasti azmettirenin de Soykırım Yasasını meclislerde geçirtmek amacıyla tezgâhlandığını ifade etti. Çok aceleden yapılmış bu analizle, herkes bir hata yaptığının farkına varamadı. Önemli cinayetleri azmettiren güç odakları, kendilerine ulaşılmaması için de önlem alırlardı. Evet, bir cinayet kimin işine yarıyorsa azmettiren de o odaktı ama bu cinayeti planlayanlar zamanlamayı o kadar iyi yaptılar ki Mahir Kaynak’ın formülünü uygulayanlar, yanlış yola girmiş oluyordu. Önemli suikastler taammüden adam öldürmek kadar basit değildir. Taammüden adam öldüren kişinin en önemli amacı öldürmek için plan yapmaktır; öldürdükten sonra yakalanmamak için değil. Suikastlerle, taammüden adam öldürme arasındaki en önemli fark budur. Suikastçinin en birinci amacı ve en önemli amacı kendisine ulaşılmaması için gerekli planlamayı yapmak. Hedefin öldürülüp öldürülmemesi ikinci derecededir. Kaldı ki zaten en kolay olan öldürmektir. Hergün dünyada binlerce insan öldürülmektedir; insan öldürmek kolaydır. Zor olan ve suikastleri normal cinayetlerden ayıran en önemli unsur azmettirene ulaşılmaması için çok iyi planlanmış olmasıdır. Plan, strateji ve taktiklerde en birinci unsur zaman ayarlamasıdır. Zamanlamayı iyi yapmadığınız zaman elinizdeki plan, taktik ve strateji sizi asla neticeye götürmez. Öyle zamanda, öyle bir suikast yaparsınız ki, sizin gizlenmenize gerek kalmadan, mevcut konjoktör sizi gizler zaten. Hrant Dink suikasti de bence bu şekilde planlanmıştı.

            Cinayet sonrası “aman Türkiye uluslar arası masalarda zor durumda kalmasın” samimiyeti ve çaresizliği saf vatandaşları sokağa döktü ve “Hepimiz Ermeniyiz” diye tek ses slogan atarlarken vatandaşlarımız, ben “İşte, azmettirenin istediği oldu” diye düşündüm. Suikast kimin işine yarıyor ise azmettiren de oydu ancak azmettirenin zamanlaması herkesin gözünden fena kaçtı. Çünkü konjonktür azmettireni gizlemeye o kadar müsaitti ki gizlenmek için hiç de çaba sarfetmesine gerek yoktu. Eli kalem tutan herkes, aceleden yaptıkları analizlerle aslında azmettireni gizliyordu zaten, farkında olmadan.

            O gün herkes azmettireni yakaladığını düşünürken ben “Hepimiz Ermeniyiz” sloganını kim attırdı ise onun peşindeydim. Çünkü ertesi gün “Hepimiz Türküz” sloganı ile azmettiren amacına ulaşmıştı aslında. Kavga da burada başlamadı mı ve hala devam etmiyor mu zaten.

                                                          

                                                                                              Av.Mustafa Özdemir


Bu Yazıyı Oylayın: 

Yorumlar
Fikret ASLAN [ 27 Şubat 2007 09:51:47 ]
Bugün günlerden şubatın 27''''si... ve ben gazetelerde bir haber okudum, haberde bir emekli albayın eşi apartman yöneticisi yahudi bir vatandaşa burası Türkiye, burada Türklerin kanunu geçer demiş... Buraya kadar herşey normal, bakın bundan sonra neler olmuş, Kadıköy Savcılığı burası Türkiye, burada Türklerin kanunları geçer diyen hanımefendiyi halklar arasında ayrımcılık ve aşağıcılık yaptığı gerekçesiyle 3 yıla kadar hapis istemiyle yargılamaya başlamış... Bir anda bu kararı veren İsrail Mahkemelerimi diye şaşırdım kaldım ama dikkatle tekrar tekrar okudum ama bu kararı vererek dava açan mahkeme Türkiyemizin İstanbulunun Kadıköy Savcılığı... Evet yanlış okumadınız, bu ülkede burası Türkiye diyen bir vatandaşa üç yıla kadar dava açılıyormuş... Avukatlarımıza gün doğdu... artık Türküm demek suç, burası Türkiye demek suç, yani osuruktan bir ülke olma yolunda ilerliyoruz... Osuruktan bir Ülkede osurmakta suç olurmu acaba...?

ERBİL YÜKRÜK [ 19 Şubat 2007 12:53:49 ]
yazılarını okuyorum analizlerini doğruluğuna inanan insanlardanım.bizi yazılarınızla bilinçlerdiginiz için minettarız.yeni yazılarınızı merakla bekliyoruz.kendinize iyi bakın selamlar.

fatih [ 19 Şubat 2007 05:52:58 ]
Öncelikle yazınızı hayranlıkla okudum çok iyi yorumlamışsınız.ama benim kafama takılan şu oldu gerçekten bu güçlerin arkasında ne var?saygılar

Diğer Sayfalar: 1. 

Yorum Yazın
İsim:


E-Posta:


Mesaj:
       
       
       
       
Kalın | İtalik
Altçizgili | Link