DYP-ANAP Yakınlaşması
Kategori: Siyaset  |  Okunma: 2002  |  Puan: Henüz oy verilmedi  |  16 Nisan 2007
 
DYP-ANAP YAKINLAŞMASI

 

            Seçimlerle ilgili net tahminlerde bulunmak için Cumhurbaşkanı seçimlerini beklemek gerektiğinin farkındayım. Bizler dışarıdan gelişmeleri izlerken siyasî partilerde arayışlar hız kazandı. Bu arayışların merkezindeki parti ise Doğru Yol Partisi.

            Genel Başkan Sayın Ağar’ın yapıcı muhalefet anlayışı, nezaketi ve AKP karşısında sağdaki tek alternatif olması; tüm siyasî partileri ittifak için öncelikle Doğru Yol Partisi’ne yöneltmekte. Daha önce Saadet Partisi ile DYP arasında yapılan ittifak görüşmesi sonuçlanmamıştı ancak şu anda ANAP ile DYP arasında yapılan görüşmelerde epey yol katedilmiş vaziyette. Öyle ki bazı konularda prensip anlaşmaları yapıldığını biliyorum.

            Peki bu ittifak veya seçimde işbirliği nasıl netice verir? Bu soruyu cevaplamak için öncelikle siyasetin genel ilkelerinden bahsetmek gerekecektir. Tüm ilimlerde matematikden faydalanabiliriz sadece siyaset dışında. Siyasette her zaman 2+2=4 etmez. Zaman zaman 2+2=7 zaman zaman da 2+2=1 çıkabilir. Mesela geçen seçimde DYP %9 oy almıştı, ANAP ise %5,13. Bu iki partinin ittifak etmesi ile ortaya çıkacak oy matematiksel olarak %14,13 olması gerekir. Ama siyaset bilimi ile değerlendirdiğimiz zaman ittifaktan çıkacak netice %18 de olabilir %9’da da kalabilir. Her ittifak beklenen sonucu vermediği gibi beklentinin üzerinde neticeler de ortaya çıkartabilir.

            Siyaset bilimi açısından DYP-ANAP işbirliğini değerlendirdiğimiz zaman her tür şartı göz önünde bulundurmamız gerekiyor. Öncelikle bu ittifak kime yarar sorusunu cevaplandıralım. Tüm anketler ve geçtiğimiz seçim sonuçları ve bu güne kadar geçen süredeki performansları dikkate alındığında ANAP’ın baraj altında kalacağı kesine yakın görünmektedir. Yani öncelikle bu işbirliğinden en büyük umudu ANAP beslemekte ve bunda da haklıdır. Buna mukabil DYP ise geçen seçimde aldığı oy, şu anda yapılan anketler ve Sayın Ağar’ın muhalefette gösterdiği performans ile DYP’yi barajın üzerine çıkartacak seviyeye getirmiştir. Bu işbirliği sadece DYP’nin milletvekili sayısını arttırmaya yönelik bir işbirliği olacaktır; DYP açısından. Benim bu tahmin analizimde de matematik ve performansı göz önünde bulundurduğumu fark etmişsinizdir.

            Bu işbirliğinin netice vermesi için performans ve matematik de yeterli değildir. Bu iki faktöre üçüncü ve en önemli ayağı eklemek durumundayız. Bu üçüncü ve en önemli ayak da adayların kişiliği olacaktır. Demirel’in her seçimde yeniden iktidarın bir ucundan tutmasının hikmeti aday belirlemede gösterdiği ustalık olmuştur. Milletvekili adayları belli olmadan önce yapılan seçim tahminlerinde Demirel’in hezimete uğrayacağı düşünülmüştür hep. Ama Demirel, bölgesinde oy potansiyeli olan insanları, küskünlüğü, dargınlığı bir tarafa bırakarak aday göstermiş ve tüm tahminleri altüst ederek tekrar iktidara uzanmıştır. İnsanlar adaylara oy vererek, farkında olmadan Demirel’i iktidara taşımıştır. Adayların kişiliği, siyasette matematikten daha dikkate alınması gereken bir faktördür. Tansu Çiller bu geleneği ihlal edip de, iki ilde doğru aday belirlese idi DYP geçen seçimde barajı aşmış olacaktı. Bu iki ilden biri de bildiğiniz gibi Elazığ idi.

            Buradan Sayın Ağar’a şu öneriyi yapıyorum: “ANAP ile seçim ittifakı yapmak yerine, bölgelerinde güçlü ve saygın; oy potansiyeli olan kişileri aday göstermek DYP için daha akılcı olacaktır. DYP’nin geleneğinde bu hassasiyet ve maharet mevcuttur. Tüm illerde bu potansiyele sahip adaylar vardır. Bu adayların kimi küskün kimi de siyasetten uzaklaşmıştır. ANAP ile işibirliği yerine bu insanları tekrar kazanmaya yönelik çaba sarf etmek ve kazanmayı başarmak ANAP ile seçim işbirliğinden daha sağlıklı netice verecektir”.

            Tükenmiş bir ANAP’ı sırtına alarak Meclis’e taşımaktansa, partinin oyunu arttıracak eski dostlarlarla bir araya gelmenin yolları aranmalıdır.

                                                                                                Av.Mustafa Özdemir


Bu Yazıyı Oylayın: 

Yorumlar
Fikret ASLAN [ 24 Nisan 2007 06:36:36 ]
Yukarıda yazılan her cümlenin altına imza atıyor ve özellikle şunun altını çizmek istiyorum. ANAP'ın başındaki Sn. Mumcu bu ülkedeki siyasi kirliliğin mimarlarından biridir ve her transfer döneminin baş aktörüdür... Transfer olduğu partide bakanlık sözünü almadan transfer yapmayan ve Bakan olduktan sonra çevresine yeterince ihale alamadığı için AKP'yi yarı yolda bırakan Sn. Mumcu'nun bu yönünü dikkate almakta yarar vardı. Türkiye'deki siyaset kirliliğinin en önemli partisi olan ANAP'ın ittifak kurduğu hiç bir parti yüzünü güvenle geleceğe çeviremez ve yok olup gitmeye mahkumdur. Sn. Mehmet A?AR partisini yok etmek istiyorsa ANAP'la ittifak kurar ve bu sefer Elazığ bile Sn. A?AR'ı kurtaramaz... Saygı ve selamlarımla...

Diğer Sayfalar: 1. 

Yorum Yazın
İsim:


E-Posta:


Mesaj:
       
       
       
       
Kalın | İtalik
Altçizgili | Link