Olmadı Sayın Ağar
Kategori: Siyaset  |  Okunma: 2081  |  Puan: Henüz oy verilmedi  |  30 Nisan 2007
 
 
OLMADI SAYIN A?AR

 

            Elazığ ve tüm Türkiye’de Mehmet Ağar denince ilk akla gelen “Verilen Devlet görevini ölümden korkmadan ve gözünü kırpmadan; hiçbir menfaat beklemeden yerine getiren adam”. Bürokraside görev yaptığı dönemde, şehirlere inmiş olan PKK’ya karşı verdiği etkili mücadele ile Apo’nun da itiraf etmek zorunda kaldığı büyük başarının altında Ağar’ın imzası vardır. Emniyet Teşkilatı’nın zihniyet ve teknoloji açısından köhnemiş yapısını değiştirdi; Emniyet Teşkilatı’nı modern ve operasyonel kıldı.

            Bu saydığım başarılar tüm ülkemiz insanları açısından takdir ve taltif edilmiştir. Sayın Ağar’ın bir de Elazığla ilişkili tarafını irdelememiz gerekmektedir. Bürokraside yer aldığı dönemde; İstanbul Emniyet Müdürlüğü görevi ile başlayan yıllardan beri yanına gitmiş tüm Elazığlının yarasına merhem olmaya çalışmış, binlerce Elazığlıyı emniyet kadrolarında istihdam etmiş, mecut emniyet kadrolarındaki Elazığlıları da hep korumuştur. Bir nevi Elazığlıların kimsesi olmuştur Sayın Ağar. Ne zamana kadar derseniz; ta ki siyasete atılıncaya dek.

            Siyasete adım atan Sayın Ağar, daha meclise girdiğinin ilk döneminde, dönemin Başbakanı Erbakan’ın Libya gezisi kararnamesini imzalamayarak iyi giden Refah-Yol Hükumeti surlarında ilk deliği açmıştır. O günden sonra ardı arkası gelmeyen provakasyonlar 28 Şubat ile nihayete ermiştir. 28 Şubat’a giden süreci başlatan siyasî olarak zihinlere kazınan Sayın Ağar’ın ilk siyasî hatasını sonrakiler izleyecekti.

            Elazığ’dan bağımsız milletvekili seçilerek Meclis’e girmesinin ardından DYP Genel Başkanlığı’nı ele geçirmek için atağa kalktı. Ankara Hipodumu’nda Genel Başkanlığa Yürüyüş adlı bir miting tertip ederek DYP Genel Başkanlığı’na soyundu. Yine bir siyasî hata yaparak; mitingi tertip ettiği gün ve saati Merve Kavakçı’nın yemin törenine denk getirdi. O gün tüm Türkiye Meclis’de Merve Kavakçı türbanla yemin edebilecek mi diye televizyonları başına kilitlenmişken Sayın Ağar, Hipodrum’da DYP Genel Başkanlığı üzerine konuşma yapıyordu. Hiç ses getirmeyen; zamansız yapılmış bu miting Sayın Ağar’ın DYP Genel Başkanı olmasını uzun bir süre ertelemiştir. Siyaseten yapılan bu ikinci hata, Sayın Ağar gibi birine asla yakışmamıştır.

            DYP Genel Başkanı olduktan sonra Sayın Ağar, AKP’ye karşı 4 yıl boyunca çok mantıklı ve stratejik bir muhalefet yaptı. İnsancıl ve emek isteyen bu muhalefet sayesinde AKP’den kaçacak tüm oyların adresi DYP olacak iken Sayın Ağar siyaseten en büyük ve üçüncü hatasını yaptı. Dört yıl boyunca muhalefette çizdiği yol bir anda kördüğüm oldu. Dört yıllık emek ancak bu kadar israf edilebilirdi. Sürekli Demokrat Parti geleneğinden ve misyonundan bahseden Sayın Ağar, Cumhurbaşkanlığı seçimindeki davranışı ile inandırıcılığını yitirmiş ve kendisine inananları aldatmıştır. Geçen gün Meclis’de yaptığı konuşmada, sözünü dinlemeyerek oylama için Meclis’e giren Ümmet Kandoğan’ı kastederek “Hayatımda hiç aldatan olmadım” dedi. Peki Sayın Ağar, CHP’nin arkasına takılarak, Demokrat Parti misyonuna ihanet ederek, muhtıraya sebep olarak beni ve size oy veren, güvenen seçmenlerinizi aldatmadınız mı? Yoksa siz bizi aldatmadınız da biz mi kendimizi aldatılmış hissediyoruz! Madem bu halkın karşısına CHP ile birlik olarak çıktınız; sandıkta da halk sizi CHP ile aynı kefeye koyacaktır. Eğer AKP’ye muhalfet ederek iktidara yürümek niyetinde iseniz yanlış bir yol arkadaşı seçtiniz kendinize. CHP’nin çekincelerini kendi çekinceleriniz olarak ifade ederek AKP’den kaçacak oyları DYP’de toplayamazsınız. Çünkü o oyların adresi Demokrat Parti döneminden beri bellidir yani o oyların adresi CHP’dir.

            Sayın Ağar’ın bürokratik yaşamı başarılar ve kahramanlıklarla doludur ancak siyasî hayatı için aynı şeyi söylememiz artık mümkün değil. Sayın Ağar başarılı bir görev adamı olabilir ancak başarılı bir siyaset adamı olmadığı kesindir artık. Meclis’e girdiği ilk günden beri yaptığı üç büyük hata ile siyaseten kendisinden beklentisi olanları hayal kırıklığına uğratmıştır.

            Pazar günü beni arayan Yeni Şafak Gazetesi’nden bir yazar arkadaşım: “Mustafacım Sayın Ağar düz ovada siyasetten bahsediyor ama Başkentte siyaset yapmayı beceremiyor; gel de bize anlat bakalım bu nasıl siyaset?” diye soru sordu. Yanına gittim ama söyleyecek hiçbir söz bulamadım. Bir siyasinin ömrü boyunca yapmayacağı hataları bu kadar kısa bir siyasî hayata sığdıran Sayın Ağar’ı tüm ülke ve Elazığlılar gibi şaşkınlıkla izliyorum. Ve yine yazımın sonunda bir şarkı dilime dolandı:

            “Son pişmanlık neye yarar

             Her şeyin bedeli var

             Buraya kadar

             Sayın Ağar…”

            Sayın Ağar’ın büyük emeği vardır benim üzerimde. Ben de 8 yıl, tüm geçmişimi bir kenara bırakarak kendisine hizmet ettim. Ben kendisine hakkımı helal ediyorum; umarım kendisi de bana hakkını helal eder. Gün haklının yanında yer almak günüdür.

                                                                                              Av.Mustafa Özdemir


Bu Yazıyı Oylayın: 

Yorumlar
Reşit Öz [ 01 Mayıs 2007 06:01:23 ]
Ağar''''ın yağında kavrulan bir avuç GÖNÜLDAŞ, bu olanlardan sonra artık şunu ANLADIK ki, biz garip müslümanların tek sığınağı Allah''''tır.
... Bizlerin Ağar''''a ihtiyacı yoktur ve artık yağsız da kavrulabiliriz... Şerefli olan yaşam bu olsa gerek...

Bir çift sözüm de yorumcu sayın Fikret Aslan''''a olacak: Dostum, senin günahın çok. Sen sadece hacıları kandırmadın, bizler gibi ileride zengin olduğunda hacca gidetmeye niyetli dostlarını da kandırdın... Hakkımızı zor helal ederiz sana... Bunu unutma...

Fikret ASLAN [ 01 Mayıs 2007 02:31:50 ]
Sn.A?AR, AKP''''ye ve adayına muhalif olmakla, demokrasiye muhalif olmanın aynı şey olmadığını anlayın artık.. Şimdi ben oturup Türkiyemizin bu karmaşık durumuna mı ağlasam yoksa Atatürkten sonra Türkiyemizin ışığı olarak gördüğüm Sn. Mehmet A?AR''ın siyasetten silinmesinemi ağlayayım... Olmadı Sn.A?AR... Umutlarımı bitirmekle beni hayal kırıklığına uğrattınız... Türbanı bahane ederek Dinimize sallayan Darbeci Zihniyetle aynı saflarda yer alarak Ülkemizi Bölmeye doğru götüren çağdışı kafalardan oy alacağınızı düşünüyorsanız aldanıyorsunuz... Çünkü Ankara Tandoğan ve İstanbulda toplanan milyonlarca kalabalık sizi Derin Devlet olarak ve Katil olarak görmekte iken ben ve benim gibiler ise yıllardır sizin böyle olmadığınızın savaşını vermekteyiz... Biz sizin için böylesine mücadele ederken siz ne yaptınız?   Gidip size Katil diyenlerle aynı safta yer aldınız... Ben şimdi size verdiğim yıllarımamı yanayım... Sizin siyasi hayatınızın bittiğinemi yanayım yoksa Güzel Türkiyemizin düştüğü bu durumamı yanayım... Ben en çok neye yanıyorum biliyormusun Sn. A?AR... ben en çok size zorla oy verdirdiğim Hacı Anama ve Hacı Babama yanıyorum... Onlardan özür diliyorum ve diyorumki: Anacım, Babacım beni affedin, bu Ülkenin en önemli Lideri beni kandırdı, ben sizi kandırmışım çokmu...

bayefor [ 30 Nisan 2007 10:59:30 ]

    
   Şaşkınlığımız üzüntümüzden büyük... Aklımız almıyor, olanlara inanamıyoruz.
   
    Evet "SİZE İNANMIYORUZ SAYIN A?AR.." Çünkü siz aldatansınız sayın Ağar.

RIDVAN TEPE [ 30 Nisan 2007 08:12:48 ]
öncelikle yazından ve doğruyu gördüğünden dolayı seni tebrik ediyorum.Maalesef sayın Ağar tüm Türkiye'de olduğu gibi biz hemşehrilerini de çok üzmüştür.Ülkenin geleceğine konulan dinamitlerin fitilini ateşleme görevini başarıyla yerine getirmiştir..selametle

Diğer Sayfalar: 1. 

Yorum Yazın
İsim:


E-Posta:


Mesaj:
       
       
       
       
Kalın | İtalik
Altçizgili | Link