Kaderlerinin Disina Çekilenler
Kategori: Kültür-Sanat  |  Okunma: 1895  |  Puan: 7  |  09 Kasım 2006

Slogan ve semboller üzerine insa edilmis düsünceler, kutuplasma ve çatismanin en büyük müsebbibidirler. Insanlar, dogasi geregi tecessüslerini somut seylere yöneltirler. Somuta yönelmis olan tecessüs, zaman içerisinde somut seyin ortaya çikisini ve olusumunu incelemeye yönelir. Bu yönelis, metodik bir incelemeye tabi tutularak bir sonuca ulasilir ve bilimsel, gerçek bir sonuç olarak hakikati ifade eder.

            Hakikatin ortaya konuldugu platoda sloganlar, manipülasyonlar ve yalanlar tasfiye olur; sembollar daha da realist olarak degerlendirilip daha bir anlam kazanir. Tarih ile sosyoloji biliminin, hakikati ortaya koymadaki içiçeligi bu noktadan anlamlidir.

                        Sembol, slogan, çatisma ve hakikat noktasinda ülkemiz açisinda en anlamli örnek II.Abdulhamid ile Mustafa Kemal’dir. Kim ne söyler ise söylesin, Türkiye açisindan en köklü çatisma unsurlari  Islamcilar ve Kemalistlerdir. Bu çatisma, özellikle Islamcilari zaman zaman devlete karsi küskünlüge, takiyyeye ve devlet mekanizmasindan dislanmaya itmistir.

                        Bu çatisma alaninda, Osmanli’yi kendilerine siginma ve savunma noktasi seçen Islamcilar, Osmanli’nin son dönemlerinde ayakta kalmayi basaran II.Abdulhamid’i kendilerine sembol edinmislerdir. Islamcilar, Abdulhamid döneminin o günkü muhaliflerini, bugünkü Kemalistlerle ayni çizgide degerlendirip; hilafetin ve dünya siyaseti üzerindeki islamiyetin tükenisinin  müsebbibi olarak Mustafa Kemal’i sorumlu tutmuslardir. Artik Türkiye Cumhuriyeti topraklarinda Islamci-Batici tartismasi degil Abdulhamid-Mustafa Kemal çatismasi vardir. Bu iki sembolün kavgasi, Ulu Hakan-Deccal veya Kizil Sultan-Ulu Önder olarak günümüze kadar tasinmistir; ta ki, birileri çikip da bu iki sahsiyetin hayatini, düsüncelerini bilimsel bir arastirma ile ortaya koyuncaya kadar.

                        Yaklasik 2 yil kadar önce Zvi Yayinevi tarafindan basilan IKI KADER IKI LIDER adli kitabin 2. baskisini da okuduktan sonra bu yaziyi yazma ihtiyaci hissettim. Yazar Harun Özdemir, eserinin giris bölümüne su anlamli soru ile basliyor:”Abdulhamid kizil sultan mi, ulu hakan mi? Mustafa Kemal deccal mi, ulu önder mi?” Kitap bu soruya cevap aramak amaciyla yapilmis genis kapsamli arastirmanin ürünü olarak kitaplastirilmis ve okuyuculara sunulmus.

                        Yazar, eserinin sonunda yapmis oldugu degerlendirmede, aslinda Abdulhamid ile Mustafa Kemal’in hiç de ayri kutuplardan dünyaya ve uluslarina bakmadiklarini hele hele kendi uluslarinin çatisma sembolleri olamayacagini okuyucu zihnine dösemeyi basarmistir.

                        Ülkemizde kavgadan ve çatismadan medet uman, bu konuda manipülasyon ve her tür yönteme basvuran kesimlerin tekerine çomak sokan bu eser, özellikle günümüz Türkiye’sinde Kemalistler ve Islamcilar veya Laikler ile Antilaikler veya Islamcilar ile Baticilar tarafindan ciddiyetle okunmalidir.

                        Bu topraklarda Laik-Antilaik çatismasina kadar uzanan saptirmalarin sona erdirilmesi, yaklasik ikiyüz yildir çatisan bu kesimlerin barismasi açisindan bir isik olarak gördügüm bu eser tavsiye etmeyi bir vatanseverlik görevi addediyorum.Köklü devletleri yipratmak için, vatandaslari arasinda  köklü çatisma sembolleri olusturmaya çalisanlarin ve bu ülkede kavga isteyenlerin surlarinda ilk deligi açan yazar Harun Özdemir’e bu çalismasindan ötürü tesekkür ediyorum.


Bu Yazıyı Oylayın: 

Yorumlar

Henüz Yorum Yazılmamış


Yorum Yazın
İsim:


E-Posta:


Mesaj:
       
       
       
       
Kalın | İtalik
Altçizgili | Link