'Demokrat İkili'nin Demokrat Partisi
Kategori: Siyaset  |  Okunma: 2168  |  Puan: Henüz oy verilmedi  |  29 Mayıs 2007
 
 
‘DEMOKRAT İKİLİ’NİN DEMOKRAT PARTİSİ

 

 

       Siyaset dünyamızda cereyan etmekte olan ’27 Nisan oyunları’nın kötü figüranları Mehmet Ağar ile Erkan Mumcu’nun, yaptıkları tarihî hatadan dönmek yerine, hâlâ oyunun bir parçası olmaya razı ve gönüllü bir yaklaşım sergilemeye devam etmelerine doğrusu şaşırmamak mümkün değil. Hiç şüphe yok ki, yıllarca bu ikilinin yanında bulunmuş, onlara hizmet etmiş, saygı duymuş, sevgi beslemiş nice insan, birdenbire tersyüz edilmiş bir siyasî karakter karşısında afallamış, olan biteni idrakten aciz kalmıştır. Öyle bir durum ortaya çıktı ki, sanki bu ikiliden başka kimsede akıl izan kalmamış, sanki bu ikiliden başka kimse bir şeyin farkında değilmiş gibi… Bu ahmaklık kokan havadan mutlu olan sadece iki kişi var oysa, Ağar ve Mumcu.      

       Milletin içinden çıkan kendi partilerinin hayatiyetine son veren bu demokrat ikili, ilginçtir ki hem ‘demokrat’ hem de ‘merkez sağ’ iddialarıyla milletten oy isteyecek. Zaten tabanını büsbütün kaybetmiş ANAP’ın DYP’ye eklemlenmesi, liderlik sınavının daha ilk, daha en basit aşamasında başarısız olan Erkan Mumcu ve birkaç arkadaşının yeniden Meclis’e taşınmasından başka bir mana taşımamaktadır. Tabir caizse Erkan Mumcu, Mehmet Ağar’ın üstüne yıkılmış gibidir. 28 Nisan günü Erkan Mumcu’nun ‘seçim, erken seçim, derhal seçim…’ kelimelerindeki o titrek, o korku dolu ses, milleti son derece rencide etmiştir. Bir parti genel başkanının üfürükten bir bildiri ile bu kadar savrulduğunu görmek büyük hayâl kırıklığı yaratmıştır. Mangalda kül bırakmayanların hiç de mangal yürekli olmadıklarını gördük.

       Hiç kimse, Mehmet Ağar’ın daldan dala atlayan Erkan Mumcu’ya güvendiğini iddia edemez. Ağar’ın ANAP’ı yok etmesinin bir şekilde bedelidir de Erkan Mumcu yükü… Ama bu bedelin ne denli ağır olduğu yakın gelecekte ortaya çıkacak gibi görünüyor. Mehmet Ağar, oturup kalksın, Erkan Mumcu’nun Meclis dışı kalmasına duâ etsin. Tabii, Demokrat Parti’nin barajı aşıp demokrat ikilinin seçilememesi ihtimalini bir yere kaydetmek gerek.

       Demokratik geleneğe ve siyasî yapıya vurulmak istenen darbenin esintisinden şaşkına dönen bu ‘ikili’nin, asıl yumrukları siyasette başarısızlığın adeta sembolleşmiş adı, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’dan yemiş olmasını, seslendikleri seçmen kitlesine nasıl ve ne şekilde izah edebilecekleri de gerçek bir merak konusudur. Yıllar önce yazdığımız bir yazıda, Erkan Mumcu’nun sağda bir Deniz Baykal figürü çizdiğini söylemiştik. İşi onun peşine takılacak raddeye getireceğini ise doğrusu tahmin edememiştik.

        Demokrat ikili Akparti’ye atıp tutmanın şimdilik yeterli olduğunu düşünmektedir. Cumhurbaşkanlığı seçimi meselesinde de, Recep Tayyip Erdoğan’a yüklenmekle iktifa ediyorlar. Cumhurbaşkanı adayına, yani Abdullah Gül’e niçin karşı olduklarını ise bir türlü açıklayamamaktadırlar. Morallerini CHP’nin organize ettiği mitinglerle yüksek tutmaya çalıştıkları ortada.

        Demokrat ikili çok iyi bilmektedir ki, bu millet CHP’yi istemiyor. Buna rağmen hiçbir sorun yokken, hiçbir sıkıntı yokken Cumhurbaşkanlığı seçimi sürecinde bir-iki ikna telefonu ile Deniz Baykal’ın ardına sürükleniverişlerini milletin cevapsız bırakacağını düşünmek, bu milleti tanımamaktır. Demirel’in kendi adamlarını CHP’ye yollamasından, hatta CHP’nin Süleyman Demirel’e ısrarla milletvekilliği teklif etmesinden hâlâ uyanamayan demokrat ikilinin, bugün bile hatadan dönme şansı vardır. İktidara karşı olmak ile millete karşı olmayı birbirine karıştırmayı bırakıp, iktidarı eleştiren ama milletin yanında yer alan bir anlayış ve yaklaşım içinde bu şanslarını değerlendirebilirler. Peki, mümkün mü bu? Mümkün ama demokrat ikili için asla muhtemel değil. Yedikleri dayağın şaşkınlığından ve baş dönmesinden ancak 23 Temmuz sabahı kurtulabilirler.

         Milletle dalga geçmek için Demokrat Parti’yi kurmalarına gerek yoktu, mevcut partileriyle de bunu başarabilirlerdi.

         Siyasî akıl, şu akıl dediğimiz şeyden her halde başka bir şey olmalı. Kendini çok akıllı zanneden zevatın bunu her şeyden önce bilmesinde yarar vardır. Sandıktan çıkacak sonucu beklemeden…

                                                                                   Necat Çavuş

Bu Yazıyı Oylayın: 

Yorumlar

Henüz Yorum Yazılmamış


Yorum Yazın
İsim:


E-Posta:


Mesaj:
       
       
       
       
Kalın | İtalik
Altçizgili | Link