Seçim
Kategori: Siyaset  |  Okunma: 2141  |  Puan: 9  |  01 Haziran 2007

 

 

 

SEÇİM

 

      Türkiye 22 Temmuz’da yapılacak genel seçime adeta kilitlenmiş durumda. Bir-iki ay öncesine kadar, ‘erken seçim’ diye bağırıp çağıranlar şu son günlerde sanki pişmanlık duyguları içinde gibidirler. Cumhurbaşkanlığı seçim sürecinde Türk siyasî hayatında ender rastlanacak cinlikler ile hiç yoktan bunalım köpükleyenler, zaman geçtikçe ve bu köpükler milletimizin hafif hafif esmeye başlayan rüzgârıyla yok oldukça ‘seçim’den başka çareler aramaya koyuldu.

     Çare diye, milletimizin ordusu üzerinden korku salarak, darbe darbukacılığı yaparak, en azından gelecek üzerine, seçim sonrası üzerine ipotek koyma gayretine düştüler. Seçime doğru gidilirken, ‘Ak parti iktidar olursa, darbe gelir’ demekten daha haince, daha sinsice bir şey düşünülemez ülkemiz için. Bu iddiaları seslendirenler, milleti mi düşünüyorlar? Yahu ne milleti, bu adamlar, kendi insanlıklarına, kendi görüşlerine, kendi hayatlarına bile zerre saygı duymamaktadırlar. Darbe şarlatanlığı yapanlar, kendi dünyalarında, düşüncelerinde, duygularında ve anlayışlarında saat başı zikzak çizmekten çekinmeyen, kolayca yalpalayan kişiler… Bunların milletimize hiç hayrı dokunmaz. Zararları ise, saymakla bitmez.

      Ordu üzerinden politik canbazlıklar yapanlar, bununla da yetinmeyip ‘yargı’ dünyasının da kendi ekseni etrafında dönmesine izin vermeye pek niyetli değil gibi görünüyorlar. ‘Yargı’yı ne yapıp edip bir gürültü patırtının içine sürüklemekten geri durmamaktadırlar. Heveskârlar sayesinde bu talihsizliğin kolayca gerçekleşiverdiğini maalesef her gün gözlemliyoruz. ‘Yorum sapkınlığı’, ülkemizin yakın gelecekte üzerinde en çok durması, en çok tartışması gereken belalardan biri olacaktır, buna hiç şüphe yok. Bir anayasa maddesi, bir kanun iki ayrı profesör tarafından ak ve kara kadar farklı ve karşıt bir şekilde yorumlanıyorsa, ortada çok ciddi bir durum var demektir. Hukuk ve siyaset arasındaki ‘yargı’nın büyük baskı altında yanlış yapmamasını beklemek hiç de insanî değildir. Yargı, millete sırtını dönmüş siyasetçinin iktidar mücadelesindeki enstrümanı olmaz, olamaz.

       İttifaklar ise, peşin peşin söyleyelim, millete karşı hile ittifaklarıdır. Bu ittifakları yapanlar da her fırsatta bu acı gerçeği sergilemektedir. İttifaklardan barajı aşanlar olduğu takdirde, 22 Temmuz’dan sonraki Meclis’te 6-7 , belki de daha fazla parti göreceğiz demektir.

       Seçimin ertelenmesi, meçhul bir tarihe bırakılması, hatta hiç yapılamaması sevdasına düşenler, zaman geçtikçe, yani 22 Temmuz’a daha da yaklaşıldıkça ordu, yargı ve üniversite üzerinden politik cinliklerine devam edecekler mi acaba? Bir yandan seçim konuşmaları, mitingler, binbir hazırlıklar, öte yandan ise, ‘nasıl yapsak da seçim olmasa’ derdine düşenlerin gayretleri… ‘Tek çare seçim’ diye bağıranların, seçimi ‘çare’ olmaktan çıkarma gayretlerini milletimiz boşa çıkaracaktır.  

       Türkiye’nin Kuzey Irak’a girmesi ihtimali ise, ayrıca değerlendirilmeli. Şimdilik, iç politikada menfaat devşirmek için bu ihtimale sarılanların her geçen gün daha da arttığını söylemekle yetinelim.

      

                                                                                            Necat Çavuş


Bu Yazıyı Oylayın: 

Yorumlar
engin güllü [ 08 Aralık 2007 00:01:41 ]
Sn. necat çavuş,
Güzel abim sana ne elin üç koyunu beş keçisinin hesabından bırak dağınık kalsın be güzel abim.
Valla şüphe edecem bu adam 'büyük gölcü' oldu diye.
bi milyon oyum olsa vermem, çöpe atarım. adını da yazmam parayla değil ya.zaten rahmetlinin yasındayım.
(siz seversiniz diye acılı ekşili yazdım)
Hoş kalın.

SİBEL AYDIN [ 11 Temmuz 2007 05:40:59 ]
Necat Bey, tek kelime ile müthiş. Başarıların devamını dilerim. Saygılarımla...

Fikret ASLAN [ 01 Haziran 2007 06:41:27 ]
Necat abi, Türkiyemizde Yargı kesinlikle bağımsız değil tam aksine siyasidir ve maalesef Yargı CHP'nin emrinde çalışan bir Kurum görüntüsündedir... Sadece Yargımı? Cumhurbaşkanımız başta olmak üzere Üniversitelerimiz ve Şanlı Ordumuz bile CHP'nin emrinde çalışmaktadır... Ve maalesef bu kurumlarımız seninde değindiğin gibi millete karşı birer muhalefet gibi çalışmakta ve kararlarını CHP'nin istediği gibi almaktadırlar.
Ama hiç bir güç Milletimizden büyük değildir.
Ben milletimizi önemsemeyen ve Atatürkçüyüz diye geçinen bu zavallı güruha şu sözü hatırlatmak istiyorum:
"EGEMENLİK KAYITSIZ ŞARTSIZ MİLLETİNDİR"
M. K. Atatürk

Diğer Sayfalar: 1. 

Yorum Yazın
İsim:


E-Posta:


Mesaj:
       
       
       
       
Kalın | İtalik
Altçizgili | Link