Seçim Analizi -2-
Kategori: Siyaset  |  Okunma: 2129  |  Puan: 6  |  26 Temmuz 2007

SEÇİM ANALİZİ -2-

 

            Geçen yazımda bu seçim neticesi ile halk ne mesaj vermek istemiştirin cevabını vermiştim. Bugün ise sandıktan çıkan sonucun Türkiye’nin geleceği üzerine etkilerini tahmin etmeye çalışacağım.

            Bu seçim sonucu ile Türkiye’de büyük ve köklü değişimlerin olacağına inanıyorum. Son yüz yıldır ülkemizin kaderini etkileyen en güçlü gelenek İttihat ve Terakki geleneğidir. Bu gelenek, müslim ve gayrimüslim unsurları içerisinde barındıran ve iki kesiminde ortak stratejisini oluşturan köklü bir gelenektir. İttihat ve Terakki içerisinde yer alan bu iki kesime Beyaz Türkler diyorum. Bu geleneğin içerisindeki en büyük güç Sabetaycılardır. Sabetaycılar, siyaset ve bürokrasiden bir türlü tasfiye edilememiştir. Sabetaycıların güven içerisinde yaşayabilecekleri tek ülke önemli mevzileri kendi ellerinde tuttukları bir Türkiye Cumhuriyeti’dir. Bunlar bu mevzileri kaybettikleri zaman güvenlik sorunu yaşayacaklarını bilmektedir. Bu az ama mevzileri güçlü gurup, birtakım müslüman ama Osmanlı’yı maceraya sürükleyenlerin torunlarıyla işbirliği yaparak mevzilerini kaybetmemek için direnmektedirler. Onlar biliyor ki yabancı sermaye Türkiye’ye gelirse kendi kartelleri çökecek. Onlar biliyorlar ki Anadolu’daki köylü Mehmet Efendi’nin torunu Merkez Bankası Başkanı olursa bürokrasideki mevzilerini kaybedecekler.

            AKP iktidarının ilk döneminde az da olsa belirli mevzilerini kaybeden Beyaz Türkler’in, ikinci AKP iktidarı döneminde ve Abdullah Gül’ün Cumhurbaşkanı seçilmesi ile Türkiye Cumhuriyeti’nin yakasına yapışmış parmakları bir bir kırılacaktır.

            Umudum şu ki ikinci AKP iktidarı döneminde Türkiye Cumhuriyeti yeni bir döneme girecektir. Bu dönem 2023 yılına kadar tavan yaparak dünya üzerinde yeniden söz sahibi bir Türkiye Cumhuriyeti sahnelere dönecektir. Aslında Mustafa Kemal’in, Cumhuriyetin 10. yılı konuşmasında hedeflediği Türkiye Cumhuriyeti 90 yıl gecikmeli olarak sahnelere dönecektir dememiz daha doğru olacaktır. Mustafa Kemal’in de en büyük düşü, Beyaz Türkler’in milletin yakasından düştüğü yeni bir döneme geçiştir.

            Geçtiğimiz yıl Merkez Bankası Başkanı ataması yapıldığı zaman Beyaz Türkler’in nasıl infiale kapıldığını izlemiştik. İkinci AKP iktidarı döneminde de sık sık Beyaz Türkler’in canının yandığına şahit olacağız. Tabi önümüzdeki sürecin kendileri açısından nasıl sıkıntılar getireceğini fark eden Beyaz Türkler de boş durmayacaktır. Daha oyların %20’sinin sayıldığı dakikalarda “Bu da halkın muhtırası” diye yorumlar yaparak; seçim yorumlarını manipüle etmeye başladılar. Seçim sonuçlarının kendilerine değil de Genel Kurmay’a tepkinin yansıması olduğunu enforme ederek AKP ile Genel Kurmay’ı karşı karşıya getirmenin ilk adımlarını attılar.

            Beyaz Türkler’in en büyük taktiği mütedeyyin insanlar ile devletimizi küstürmektir. Bu taktikleri yaklaşık 100 yıldır devam etti ve çok da başarılı oldular. Mütedeyyin insanlar da bu küskünlükte hep kaybeden taraf oldu. Halkımızı devleti ile küstürerek kendilerini gizleyen Beyaz Türkler, halkın, dikkatini kendilerine yöneltmesini engellediler. Halk devleti ve ordusuyla küskünleri oynarken kendileri bu topraklarda istedikleri gibi oynadılar. Şimdi yine aynı oyunu sahneye koyarak kendilerini gizlemeye ve Genel Kurmay’ı tahrik etmek çalışıyorlar. Onlara göre seçmen Genel Kurmay’a gereken cevabı sandıkta vermiştir. Bunu yayarak ve sürekli manşetlere çekerek AKP ile Genel Kurmay arasına fitne sokmaya devam edeceklerdir. Burada en büyük görev AKP yöneticilerine düşmektedir. Bence Başbakan Erdoğan en kısa zamanda bir açıklama yaparak “Alınan seçim sonucu halkın muhtırasıdır ama bu muhtıra Kıymetli Ordumuz’a değil de bu ülke halkının yakasından bir türlü düşmeyen karanlık güce karşı verilmiş bir muhtıradır. Yeni dönem iktidarımızda Güçlü Ordu-Güçlü Millet birlikteliği ile bölgemizde ve dünyada yeni bir güç olarak sahnelere döneceğiz” demelidir. Asla ve kat’a, bu seçim sonucunun ordumuza karşı kazanılmış bir zafer olduğu yalanına ve manipülasyonuna, tuzağına düşülmemelidir.

           

                                                                     Av.Mustafa Özdemir


Bu Yazıyı Oylayın: 

Yorumlar
Şinasi [ 01 Ağustos 2007 14:35:21 ]
Hadi güzel Beyaz Türkler, Sabetaycılar gidiyor.

Peki, 80 küsur yıllık Cumhuriyet tarihinde yaptığı kadar borcun bu beş yılda yapılması, borcun borçla çevrilmesi tabirinin yerleşmesi (bu diğer hükümetler için de geçerli), borcu iyi yönetiyoruz denmesi, 2023 yılında Türkiye'nin tavanda mı yoksa tabanda mı olacağının bariz göstergesidir.

İthalat artmış aradaki fark 50 milyar dolara dayanmış. Şimdi bunun neresi iyi. Sadece Sabetay veya AKP ile bunları düşünüyorsan, hata edersin Mustafa kardeşim.

Biraz gidip köyüne bakman lazım, köylü nasıl geçiniyor diye. Anadolu'daki köylü Mehmet Ağa köyünden çıkamıyor. Şehre gelse dilencilik yapacak kadar acizlik içinde. Köylüyü sadakaya bağlayan bir zihniyeti desteklemek nasıl çözüm olarak sana görünüyor bilmiyorum, ama insanları sadakaya bağlamak, bana şu atasözünü çağrıştırıyor, insanlara balık yemesini değil, tutmasını öğretmek. Köylünün kanadı kırılmış, itibarı alınmış, ötesi var mı?

Diğer yandan, AKP'nin oy aldığı büyük bir kesim orduya karşı zaten dinsiz yakıştırmasını yapıyor. Nasıl ki bu kesim hocayı mihenk taşı almışsa, ordu mensupları için de Genelkurmay Başkanını mihenk alınmış gibi gösteriyorlar. Bunu hocacılara sormak lazım.

Velhasıl kelam, bu seçim analizini Beyaz Türklere ve AKP'ye dayandırmışsın ama burada veri yok. Veri koysan biraz daha inandırıcı ol. AKP zamanında yapılan icraatlarla, ekonomik değerleri koyarsan hem AKP'nin icraatlarını hem de o kadronun milletin parasıyla alınan gemiciklerini, evlerini, katlarını açıklamış olursun.

Yazılarına yorum yazmaktan zevk alacağım.

Pir Taha MUHTAR [ 27 Temmuz 2007 09:29:55 ]
Sn. ÖZDEMİR, 22 temmuz seçimlerinin CHP'nin (Beyaz Türklerin) emrine amade olan ve verdiği siyasi kararlarla rezil rüsva olan Hukuk sistemimize karşı alınmış bir zafer olduğunu düşünmekle beraber, faşist kafalı ateist KOKONALARA verilmiş bir ders olarak görmekteyim.

Bu seçim sonucunun bir dahaki seçimlerde AKP için hezimetin habercisi olduğunu düşünüyorum, umarım bu hezimet halkımıza yansımaz ve meydana gelebilecek olumsuzluklardan gariban insanlarımız zarar görmez.
Niye böyle düşünüyorum diye sorarsanız açıklayayım:
Kendim de dahil olmak üzere AKP'ye oy veren çevremdeki tüm insanlar AKP'nin yaptığı hiç bir işi beğenmiyor, peki neden oy verdiniz derseniz, Anayasa Mahkemesinin yaptığı Hukuk Cinayetine ve Milletin iradesini hiçe sayan zihniyete bir tepkiydi bu...
Bakın dün MHP lideri Cumhurbaşkanlığı seçimlerine intikal edicez dedi, yani artık AKP'nin elindeki en büyük koz alındı, böyle giderse tüm kozlar yavaş yavaş alınmaya başlanacak gibi, hoş AKP'nin elindeki kozların alınması umrumda değil, benim için önemli olan HALKIMIZIN ELİNDEKİ KOZLARIN ALINMAMASI, nedir bu kozlar derseniz onuda herkesin düşünce dünyasına havale ediyorum.
ALLAH YARDIMCIMIZ OLSUN.

Diğer Sayfalar: 1. 

Yorum Yazın
İsim:


E-Posta:


Mesaj:
       
       
       
       
Kalın | İtalik
Altçizgili | Link